RSS

Sahi Ne Zaman

01 Ara

Sahi;
Ben,
ne zaman çağırdım seni ?
Sen,
ne zaman çıkıp geldin?
Kapımı, ne zaman açtım sana ?
İçime ,
ne zaman buyur ettim ?

Var sandığım kapı
yok muydu?
Ya da , gerek mi yoktu
çalmana
ve açmama ?
Yoksa sen
aslında hep vardın da
ben mi senden gafildim de
bilmedim ?

Gelip de kurulduğun bu gönül tahtı;
Ben mi kurdum onu
senin için?
Benim ellerim mi?
Ne olur,
bana benden bir şeyler göster;

Yoksa gelirken
Tahtını da
sen mi getirdin?

Ellerim, hep böyle sıcak
Hep böyle küçük müydü ,ayaklarım ?
Hep böyle hızla ve
nefes nefese mi tırmanırdım
yokuşları ?
Yokuşun ortasında durup
bakar mıydım etrafıma ?
Bir sigara yakıp,
bir de şarkı tutturur muydum
yorgunluğumun inadına ?

Kar,
hep güneşiyle mi gelirdi
bizim sokağa ?
Yağmurdan önce toprak
hep böyle cayır cayır
yanar mıydı ?
Bu , bahar işvesi
Bu , Mart vedası
hep böyle
taze biçilmiş çimen gibi mı kokardı ?

Bahçedeki kedilerin siyah olanı
Daha mı iştahlıydı Sarı olandan ?
Şu ağaçların sırası
hiç değişmedi mi ?
Emin misin?
Erik, kiraz ,incir
Sonra tekrar erik.
Ama itiraf et,
hanımellerini yeni diktiler..
O da mı değil mi?
Ne yazık
onu bile fark etmemişim..

Sol yanımda
kalp değil ,yürek varmış meğer
Meğer gören,
göz değil, yürekmiş..
Bu yıllarca,
ateş sandığım ateş,
Bir üflesem
Kibrit gibi sönermiş…

Sahi;
Ben,
ne zaman çağırdım seni ?
Sen,
ne zaman çıkıp geldin ?
Ne zaman kuşattın beni ?
Ben seni ne zaman kuşandım ?

Avucunun içine dayayıp ruhumu,
söylesene !
Ben aşkı
ne zaman içtim?

üryan -2011

uryan_cumleler

Reklamlar
 
Sahi Ne Zaman için yorumlar kapalı

Yazan: 01 Aralık 2013 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

Yorumlar kapalı.

 
%d blogcu bunu beğendi: