Ey gönül! Ey gönül! Vazgeç, vazgeç bu sevdadan ve bu kavgadan.

Ey gönül! Ey gönül! Vazgeç, vazgeç bu sevdadan ve bu kavgadan.
Akıllının nezdinde bir sivrisinek kanadı bile etmez dünya devleti.
Bu vadide şaşkın olma; çünkü ayakların izini apaçık
Bulursun; eğer bensem kafir, can ve gönülden uzaklaş.
Ey Allah’ın cezbesi! Sensin her zerreye nüfuz eden;
Gel, yukarıdaki âleme (gidişte) bize yardım et.
Ne dünyanın ikbalini isterim, ne de büyüklerin ihsanını.
Ben bu dünya şahını isterim ki tahtı ev ednâ’dır.
Ne güzel yakınlık, ne güzel yol, ne güzel güneş, ne güzel ay!
Eğer onu bilmek istersen illâ istisnasına bak.
Zirvesi ay olan gönül (için) gündüzleri, akşam vaktidir.
Allah’ın tecelli ettiği yerdir, gaflet gözünü aç.
Kilise ve cuma mescidi, hepsi tamahkar düşüncedir.
Ne güzel talih ve ne güzel baht! Kim görür her yerde onun yüzünü?
Ganimet bil sohbeti, onda bulursun sen devleti;
Ne devleti, bütün varlığın arzuladığı izz-i kurbeti.
Meydanın eşsiz Ferit’iyim; o sofranın döküntülerini topluyorum;
Gayri bir şey bilmiyorum Mevlâ’dan ve Mevlânâ’dan başka.

Ömer Ferid Kamomer-ferid-kam (2)

Reklamlar