RSS

kitap satın almak kitapçılarla yazarların karınlarını doyurmalarını sağlamakla kalmaz…

06 Ara

Hiçbir şey düşünmeden dalgın okumak, güzel bir kırda gözleri bağlı olarak gezmeye benzer. Kendimizi ve günlük yaşamımızı unutmak için değil, bilinçli ve olgun bir tutumla kendi yaşamımızı yeniden sağlam ellerimize almak için okumalıyız. Ürkek öğrencilerin soğuk öğretmenlerin karşısına çıkışı, ipsiz sapsız birinin içki şişesine el atışı gibi yaklaşmamalıyız kitaplara. Kitapların karşısına çıkışımız, kaçaklar ve gönülsüz yaşayanlar gibi değil, dağcıların Alpler’e tırmanışı, savaşanların silah ve cephane deposuna koşusu gibi olmalıdır.

***

Kitapların ölümsüz dünyasını kendine az buçuk yurt edinmiş biri çok geçmeden onların yalnız içeriğiyle değil, kendileriyle arasında yeni bir ilişkinin kurulduğunu görecektir. Sadece okunmalarıyla yetinilmeyip kitapların satın alınmasının da gerektiği sık sık söylenir. Yaşlı bir kitap dostu ve küçük sayılmayacak bir kitaplığın sahibi olan ben, kendi deneyimlerime dayanarak şunu kesinlikle belirtebilirim ki, kitap satın almak kitapçılarla yazarların karınlarını doyurmalarını sağlamakla kalmaz, salt okumak değil, kitaplara sahip olmak da tamamen kendine özgü hazlar sunar insana, kendine özgü bir ahlakı içerir. Örneğin, çok kıt parasal olanaklara karşın, katalogları sürekli gözden geçirip halk için hazırlanmış en ucuz baskıları seçerek, akıllıca, yılmaksızın ve giderek artan bir beceriyle davranıp tüm güçlükleri yenerek kendine güzel, küçük bir kitaplık kurmak sevince boğar insanı, büyüleyici bir spor yerini tutar. Bunun tersini düşünürsek, varlıklı aydın biri için her sevilen kitabın en güzel baskısını satın almak, seyrek ele geçen eski kitapları toplamak, sonra onları sevgi taşan güzel ciltlerle donatmak, seçkin haz kaynaklarından birini oluşturur.

***

Neden kitaplarla sohbet edilmesin? Kitaplar da çokluk insanlar kadar zeki, çokluk onlar insanlar kadar zeki, çokluk onlar kadar şakacıdır, onlar kadar insanın başına da tebelleş olmazlar.

***

Elinde İncil’den başka bir şey bulunmayan, İncil’den başka bir şey bilmeyen öyle köylü kadınları vardır ki, şımarık, varlıklı birinin elinin altındaki zengin kitaplıktan edindiği bilgiden, sağladığı avuntudan, sevinç ve mutluluktan daha çoğunu İncil’i okuyarak edinmiştir.

***

Eski bir kitap avutur insanı, uzaklardan konuştuğunu işitirsiniz, kulak verip söylediklerini dinler ya da kulaklarınızı tıkar dinlemezsiniz. Kitapta ansızın güçlü sözlerin çakıp söndüğünü gördünüz mü, bilirsiniz ki günümüzde kalemem alınmış bir kitaptan gelmemektedir bu sözler, günümüzdeki falan ya da filan yazarın sözleri değildir. ilk elden işitirsiniz bunları, bir martı çığlığı, bir güneş ışını gibi tıpkı.

Hermann Hessekitap-tezgahi

Reklamlar
 
kitap satın almak kitapçılarla yazarların karınlarını doyurmalarını sağlamakla kalmaz… için yorumlar kapalı

Yazan: 06 Aralık 2016 in Şiir Gibi

 

Etiketler:

Yorumlar kapalı.

 
%d blogcu bunu beğendi: