RSS

O işte şimdi hesabını soruyor o sahici senin, senden : ne yaptın sen sana?!

07 Şub

27.

Bir tedirginlik, huzursuzluk doğacak içinde, onun ile yanyana, yüzyüze olunca — o denli yabancı düşmüş olacaksın ki yaşamının kendi, sahici anlamına, aykırılık duyacaksın ondan — ancak o zaman anlayacaksın, nasıl tam da senin kendi anlamın —ta kendin— olduğunu onun : o yıllar boyunca kendine ne denli aykırılaştığını—— ama, o da hemen duyacak, duyumsayacak senin duyduğunu : suskunlaşacak, kapanacak, uzaklaşacak…
Anlayamayacaksın——
Çünkü, işte, temiz değilsin ki…
Ne çok yalan barınıyor oranda-buranda — ne çok sahtelik…
Ne çok sensizlik — sende…
Ne çok sensizsin sen ——
ne çok sensiz sen…
Şimdi işte — olanak : sen ol sen.

* * *

Duyduğun garip tedirginliği, huzursuzluğu da çözümlemelisin: O senin en önemli şeyin (Herşeyin) — işte : yaşamının anlamı olduğu halde (olduğunu en içinde duymana, bilmene, yaşamana rağmen), rahatsız, sanki iğne üstünde hissedeceksin kendini — o da hemen hissedecek bunu, tabiî ki : suskunlaşacak, hırçınlaşacak…

* * *

Bu duyguyu çok iyi kavramalısın : bu, senin tam da sahtelik noktanı sana bildiren duygudur — kendin olamadığın yerlerde takındığın maskelerin bıyık altına eşlik eden duygu — bu duyguyu onun ile yanyanayken, yüzyüzeyken de duymanın endişesi, işte, seni tedirgin eden — çünkü bu duyguyu onun ile de birlikteyken duyman, artık tam olarak sahteleşmiş olduğunun göstergesi olurdu — artık, içi tamamiyle boş bir maske haline gelmiş olduğunu gösteren…
Bu duyguyu —gerçekten ortaya çıktığı zaman da; çünkü, çıkacak— kovmalısın, defetmelisin — en sahte duygun aslında bu; ve, şimdiye dek en çok alıştığın — hatta, içinde rahat ettiğin, ‘huzur’, ‘dinginlik’; işte, ‘mutluluk’ duyduğun… Senin bu en alışık olduğun duygun, kendine en aykırı olanıdır — o’nun onu hemen hissetmesi de bundan : senin kendisine —çünkü kendine— nasıl aykırı olduğunu hissetmesi—Bırak —kov, defet— bu tedirginliği artık — tam kendin olabileceğin tam kendi, o, işte—
Ol——
28.

Gider de — bırakabilirsin onu sen de : yaşamının anlamını zaten yitik saymamış mıydın, çoktan…
Ama, onu bırakırsan; o da dönmezse sana; yitirirsen onu, kapkara bir duman kaplar yaşamını : artık, gerçekten isteyebilirsin sonu, sonucu, sonunu — yokluğu…
Senin ölçün —kendin için kullanacağın mihenk taşı— olacak o: Ona layık olamazsan, hiçbirzaman hiçbirşeye yaramamışsın, demektir——
O zaman —öyleyse; öyle ise—, büzül — küçül; ve, işte, yok ol———

* * *

Buğu, aslında, heryerdedir —
— göremeyen, sensindir…
29.

Bambaşka bir anlamda olacak artık ona ulaşman—
—ona ulaşman : kendini bulman olacak; ama, hiç olamadığın yerde — kendinde, yani: Yepyeni —kendin— olacaksın.
—Yeni, ve, kendi : bu çelişmeyi —bu ululuğu— bu yücelmeyi de bileceksin — hiç umamamıştın bu olanağı; olamayacak saymıştın; ama, gerçek(oluyor) işte…
Kendi gelmesini bile sana göre ayarlamış işte : kendiliğinden kendisine geliyor çünkü — kendi kendisi ile kendine…
Nasıl da burada, senin ile, işte…
Yaşamın boyunca, anladığında hayran olduğun —seni de yücelten—, hep ulu yaşam anları olmadı mı — öngörülmemiş, benzersiz, yepyeni, biricik ilişkilerin, anlamların, yaşamların kurulduğu, varedildiği, gerçeklendiği anlar:-
O, bütün o anların anlamlarının toplam anlam bağlamı işte — bütün yaşamının bütün anlamı…
Anla, işte — ve, yücel…
30.

Kendin olmayı yeniden öğrenmen gerek — yıllar yılı unuttun onu yalnızca: Bunu da “koşullar”a, “hayatın akışı”na, “sorumlulukların”a falan bağlamaya kalkışma — bahane bulmağa çalışma: Sendin, sendeki asıl senin anlamını, önemini, değerini gözardı eden : korkaklıkla işin kolayına kaçan…
O işte şimdi hesabını soruyor o sahici senin, senden : ne yaptın sen sana?!…
31.

Sahicilik —dürüstlük— noktanı çok dikkatle belirlemelisin yeniden: Özgürlüğün de buna bağlı şimdi — amaçlarının gerçekleşmesi —senin gerçekleşmen— de : doğru ve doğruluklu —sadık— olabileceğin nokta——
—kendine ve yaşamının anlamına…

* * *

Şunu da iyice biliyorsun, bileceksin, bilmelisin : sen ne denli kendin —bağımsız, özgür— olabilirsen, o da o denli senin —sahici, tam— olacak.
32.

İşte, geldi——
Bunun nasıl bir geliş olduğunu da ancak yavaş yavaş anlayabileceksin; çünkü hem bütün o eski hayallerin teker teker —ama, harıl harıl—, parlıyor gözünde, hem de, o yıllar boyu özlemlerini kırıp yıkan gerçekler, sıraya girmiş, geçit resmi yapıyorlar, önünde!—

* * *

“…yoksa, bütün o acıları
boşuna yaşamış olacaksın”—
Oruç Aruoba
Hanine-yaptin

Reklamlar
 
O işte şimdi hesabını soruyor o sahici senin, senden : ne yaptın sen sana?! için yorumlar kapalı

Yazan: 07 Şubat 2017 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

Yorumlar kapalı.

 
%d blogcu bunu beğendi: