RSS

Kategori arşivi: Şiir

Orpheus’a Soneler XI

BAK gökyüzüne. Hiçbir takımyıldızı var mı adı “süvari” olan?
Çünkü bu tuhaf bir biçimde mal olmuş bize
bu gurur dünyadaki. Ve bir ikinci kişi
onu yürüten ve tutan ve onu taşıyan.

Değil mi öyle, ele geçirilmiş ve ehlileştirimiş,
varlığın bu güçlü doğa parçası?
Yola çıkış ve dönüş. Yine de anlatır bir dokunuş.
Yeni uzakları. Ve bir oluverir her ikisi.

Ama gerçekten öyle mi? Veya her ikisi de
kastetmezler mi aynı yolu, beraber gittikleri?
Masa ve çayır ayırır onları adlandırılamaz biçimde.

Bir aldatmacadır yıldızların bağı.
Bir süreliğine sevindirsin bizi yine de
inanmak bu görünüme. Bu yeterli yine de.

Rainer Maria Rilke
Çeviren: Yüksel Özoğuzrilke-siirleri

 
 

Etiketler: ,

Orpheus’a Soneler XX

Yıldızların arası, ne kadar uzak; ama ondan çok daha uzak,
bu dünyadaki öğrenme süreci.
Biri, mesela, bir çocuk … bir sonraki, bir ikincisi -,
Ne denli düşünülemez uzaklıkta birbirinden.

Kader, o ölçer bizi belki de varoluşun mesafesiyle,
bize yabancı görünse de;
düşüne ne çok mesafe var yalnızca genç kızla erkeğin arasında
o ondan kaçar ya da öyleymiş gibi yaparsa..

Herşey uzak -, ve çember kapanmıyor hiçbir yerde.
Bak tabağın içinde, neşeyle hazırlanmış masada,
garip duruyor balığın suratı.

Balıklar konuşmaz … , demişti bir zamanlar. Kim bilir?
Ama yok mu sonunda bir yer, balıkların orada
dili olsun, o dil hiç konuşulmasa da?

Rainer Maria Rilke
Çeviren: Yüksel Özoğuzogrenme-sureci

 
 

Etiketler: ,

Bağrım doludur gamzen oku yârelerinden

Bağrım doludur gamzen oku yârelerinden
Feryâd anın gamze-i hârelerinden

Nâçâr ederim sabr firâkına rakıybin
Bir çâre bulam deyü anın cârelerinden

Şimden gerü benden yana ne fâide kılsın
Çün oldum anın âşık-ı âvârelerinden

Dikem kefenim yakasına ele girerse
Bir pâre anın eteğinin pârelerinden

Ne vâklalar geçti ki defterlere sığmaz
Şîrâzi ile sevdiginin ârelerinden

Elvan-ı Şirazielvan-i-sirazi

 
Bağrım doludur gamzen oku yârelerinden için yorumlar kapalı

Yazan: 24 Mart 2017 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

Yürü Bire Yalan Dünya

Yürü bire yalan dünya!
Sana konan göçer bir gün.
İnsan bir ekin misali,
Seni eken biçer bir gün.

Ağalar içmesi hoştur,
O da züğürtlere güçtür.
Can kafeste duran kuştur,
Elbet uçar gider bir gün.

Âşıklar der: Ne olacak?
Bu dünya mamur olacak.
Osmanlı Halep alacak,
Dağı taşa katar bir gün.

Yerimi serin bucağa,
Suyumu koyun ocağa,
Kafamı alın kucağa,
Garip anam ağlar bir gün.

Yer üstünde yeşil yaprak,
Yer altında kefen yırtmak.
Yastığımız kara toprak,
O da bizi atar bir gün.

Bindirirler cansız ata,
İndirirler tuta tuta,
Dünyadan yol var ahrete,
Yelgin gider salın bir gün.

Karac’oğlan, naaşıma,
Çok işler geldi başıma.
Mezarımın baş taşına,
Baykuş konar, öter bir gün.

Karacaoğlanyalan-dunya

 
Yürü Bire Yalan Dünya için yorumlar kapalı

Yazan: 24 Mart 2017 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

Korku Çiçekleri

Ne peygamber-, ne de can çiçekleri
Ne de buhûrumeryem;
Hep korku çiçekleri
Oldu saksılarımızı süsleyen.

Ürkek bezgin baktığımız göklerden
Yarınlara güvendi umduğumuz.
Çocuklar, evler ve ekmek…
Ama mutlu muyuz?

Zehirli, yeşerirse toprakta
Bir tohum, içtiği baldıranlardan
Açar korku çiçekleri, yozlasmış tür.
Yeni aşı ister, budamak ister
Bizden geçmiştir.

Vardığımız her çizgi bir duvar kesildi
Kaygan küfler aşamayınca.
Ve ne olur bilirsin
Ve güzeldir dünya…
Yaşamayınca..

Behçet Necatigilkorku-cicekleri

 
Korku Çiçekleri için yorumlar kapalı

Yazan: 24 Mart 2017 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

Kâfir ağlar bizim ahvâl-i perîşânımıza

Küfr-i zülfün salalı rahneler îmânımıza
Kâfir ağlar bizim ahvâl-i perîşânımıza

Seni görmek müteazzir görünür böyle ki eşk
Sana baktıkça dolar dîde-i giryânımıza

Cevri çok eyleme kim olmaya nâgeh tükene
Az edip cevr ü cefâlar kılasın cânımıza

Eksik olmaz gamımız bunca ki bizden gam alıp
Her gelen gamlı gider şâd gelip yanımıza

Gam-ı eyyâm Fuzûlî bize bîdâd etti
Gelmişiz acz ile dâd etmeğe sultânımıza

Fuzûlîkafir-aglar-halimize

 
Kâfir ağlar bizim ahvâl-i perîşânımıza için yorumlar kapalı

Yazan: 23 Mart 2017 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

Derdim Çoktur Hangisine Yanayım

Derdim çoktur hangisine yanayım
Yine tazelendi yürek yaresi
Ben bu derde kande derman bulayım
Meğer dost elinden ola çaresi

Türlü donlar giyer gülden naziktir
Bülbül cevreyleme güle yazıktır
Çok hasretlik çektim bağrım eziktir
Güle güle gelir canlar paresi

Benim uzun boylu serv ü çınarım
Yüreğime bir od düştü yanarım
Kıblem sensin yüzüm sana dönerim
Mihrâbımdır kaşlarının arası

Dîdar ile muhabbete doyulmaz
Muhabbetten kaçan insan sayılmaz
Münkir üflemekle çerağ söyünmez
Tutuşunca yanar aşkın çırası

Pir Sultan’ım katı yüksek uçarsın
Selâmsız sabahsız gelir geçersin
Aşık muhabbetten niçin kaçarsın
Böyle midir ilimizin töresi

Pir Sultan Abdalderdim-coktur-hangisine-yanayim

 
Derdim Çoktur Hangisine Yanayım için yorumlar kapalı

Yazan: 23 Mart 2017 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

 
%d blogcu bunu beğendi: