RSS

Kategori arşivi: Türk Şiiri

İpek

Sevgili, bir yabancı
sevişmeler… ateş-kes.
Kim antlaşma yapabilmiş ki aşkla
ipek ipliğe bağlı ilişkiler
gel-git gel-git gel-
Unufak edebilir her şeyi
ufacık özensiz bir söz.
O eski serinlik
esmez olur birden, biterken
yaz… -git gel-git
Kendini bırakma sakın bırakma
kendini sakın
bırakma kimseciklere.
Bir tutan bulunmaz
ip koparken ipek ağırlığından
ve düşerken boşluğa
beyaz…

İstanbul, 1995

Mehmet Yaşın

 
Yorum yapın

Yazan: 01 Şubat 2013 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

Sanırım Keder Acıya Dönüştü Ve Biz Hissetmedik

sanırım keder acıya dönüştü ve biz hissetmedik
sanırım neşe coşkuya dönüştü ve biz hissetmedik

çiçekli bir dal büküldü bölündü ikiye ve yokoldu
sanırım bir gözyaşı yuvarlandı denize ve biz hissetmedik
sallanırken içimizdeki salıncakta haykırdı kalbimizin sirenleri
sanırım dikenli bir çalılıktı yanan içimizde ve biz hissetmedik
sönünce ateş dumanlar sarıp büyüttü ufkumuzu
sanırım biri ezdi kalbimizi ve biz hissetmedik
bir bulut yağmur damlası hafifliğinde taşıdı bizi
sanırım kırdık onun da belini ve biz hissetmedik

Zafer Şenocak


 
Yorum yapın

Yazan: 01 Şubat 2013 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

Kaç Dilde Şiir Yazdım Seni Yazamadım

beni benden yitiren sensen yaşa

seni vurdum güle sen vur beni taşa
ki bende benden eser kalmaz ola
ki sende güller gülmez ola
kaç dilde şiir yazdım seni yazamadım
sözün hiç birine senden tek söz katamadım

İlhami Emin

 
Yorum yapın

Yazan: 01 Şubat 2013 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

Arınma

Bu yağmur bu sokağı kim bilir kaç kez
Ansızın bastıran konuklar gibi böyle
Kuşanıp bulutların yumuşak giysilerini
Islattı iplikince, çekingen ve gülümser…
Ak baldırları balkonlarda birer buğulu ırmak
Kadınlar topladı telaşla çamaşırlarını
Bir çocuk fırladı odalardan yalınayak
Yüzü rüzgârın ucunda bir sevinç salkımı
Uzattı camlardan saçlarını bir genç kız
Gülerek bulutlar içinden
Sıyrılan güneşler gibi iyimser ve güzel…
Uzun uzun baktı gökyüzünün derinine
Toprağın anıların bir ömrün üzerinden
Gittikçe ağaran yüzüyle bir ihtiyar.
Ağaçlar ayine durdular açıp avuçlarını
İncecik iç geçirdi otlar sevinçten
Sığındı pencere pervazlarına kuşlar
Evler genişledi ferahladı tazelendi…
Bu yağmur bu sokağı kim bilir kaç kez
Besleyip damla damla gökyüzünün ışığıyla
Yıkadı, çoğalttı, arıttı kirinden…

Şükrü Erbaş
-Kimliksiz Değişim-

 
 

Etiketler:

Öpüş Tadında

Bir şiir
Tek bir şiir yazmalıyım
Uyağı rüzgâr olan
Yağmura bürünmüş soluğu

Bir gün
Tek bir gün kalmalı
Benden kalacaksa geriye
Bir öpüş tadı dudağımda

Ve bir öpüş tadında
Olmalı o şiir de

Ahmet Uysal

 
 

Etiketler:

Sen Bu Şehirden Gidince

Sen bu şehirden gidince ben bir tuhaf oluyorum
Ne bileyim ellerimi cebime sokup öyle yürüyorum
Gülmeyi geçtim tebessüm edemiyorum.

Senin ellerini tutmak,
Yoksul bir sahaftan alınmış yirmi beş yıllık kitaba dokunmak gibi.
Senin gözlerine bakmak,
Dört mevsimin tamamını yirmi dört saat içinde yaşamak gibi.

Sen bu şehirden gidince ben bir tuhaf oluyorum
Ne bileyim trafik lambalarını siyah beyaz görüyorum
Atkımı takıyorum ama boynu bükük geziyorum.

Seni doyumsuzca sevmek,
Bir annenin; saçını koklayarak kızına şefkat göstermesi gibi.
Senin bu şehirden gidişini izlemek,
Bir babanın; sırtını sıvazlayarak oğlunu askere göndermesi gibi.

Yağız Gönüler

 
 

Etiketler:

Ölü Doğanlar

keskin rüzgarla kulağımı sıyıran bir mermi sesi
çok uzaktan geldi, kalbimle gördüm
sıcak hiçbir şey kalmamış o topraklarda, kan hariç
gözlerim hezimete uğradı şaşkınlığım karşısında

ilk uyarı: şiir en iyi sırdaştır
ve fakat ne kadar ortak olabilir bir çocuğun
ortadoğudaki çığlıklarına…

psikopat bir yamyamı bile yola getirebilir
ince ince, alttan alttan gelen kanun nağmeleri
kanunlara karşı ölümler hep kıldan ince
incelik, annesi ölmüş bir kızın kalbi

son uyarı: Sabrın sonu selametse yakındır
bundan sonra olacaklardan sorumlu
annesiz çocuklardır…

Yağız Gönüler

 
 

Etiketler:

 
Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 286 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: