RSS

Etiket arşivi: Ahmet Günbaş

Lirik Serseri

I.
Bütün eskilerim kaldı üzerimde
Melodikam
ve titrek soluğum
Akıp gitti son çağıltı
Çekip aldım çocukluğumu
mızıklanmış oyunlardan
Yoksun diye

Yanıtsız mektuplara söz yetiştiriyorum
Bir şiir kapımı çalıyor durmadan
Yoksulluk
o yitik gençlik
ömrümü dişlese de
beni aşk kanatırdı çıktığım her seferde
Körfezine aşina karasevdalı çocukluğumu
s ı ğ d ı r a m a z d ı m
hiçbir limana

II.
Bütün eskilerim kaldı üzerimde
Arar oldum kalbime değen ilk kurşunu
Kırgın düş izleriyle o lirik serseri
Yol kesen karanfil / Gülümseyen eşkıya
Herkese bir fotoğraf çıkaran albümünden

Bütün eskiler kaldı üzerimde
Bir yandan yağmur bir yandan gece
İnceden inceye günlerden beri

Ahmet Günbaş
Reklamlar
 
Lirik Serseri için yorumlar kapalı

Yazan: 12 Aralık 2013 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

Bumerang

Ankara’yı bir geçsem
Karaşın gurbetime doğru

Geçtiydim
Erzurum’du
25 yaşımdı esen
Kıştı kinini kustu
hakiayaz tonunda
“Beni bir avcı vurdu”
tüfek çattı postumda

İlk kez bir istasyonda yağmalandım
Bulutfirak
Sivas’tı
Delik deşikti trenlerim
Anladım kafebentmiş aşk
infilâk etmeden kalbim
Hüznüm birden boyumu aştı

Eğri bir hançerdi Kızılırmak
keskin ağıtlarla bilenen
Sevdamın yorgun atları
azgın sularla yarıştı

Van’dı Iğdır’dı Artvin’di Kars’tı
Yakmıştı çubuğunu cümle serüven
Ağrı’yla oturmadık diz dize
Demini almadı daha söyleşiler
Aras’ı ağlattılar günler bulandı
geçip gittiler “namert köprüsünden”
Kalınca akarlardı Dicle’yle Fırat
hırçın bir tarihin vadisinden

Yollarım kaldı yayan yapıldak
Dostlarım kaldı gönül dolusu
Elimin altındaydı Trabzon Rize
Tortum’un gizemli serin uğultusu
inerdim düşlerimde tirşe bir denize
elmas kıyılarını okşayarak

Ben hiç sınır çiğnemedim
Dağlara çıkarmadım şiirimi
Konsaydım Harran’ın göğsüne
yağmurun sesiyle konardım
Halay başlarında alırdım yerimi
Uzun havalarda konaklardım
Toprağın diliyle gülümserdim
göçkünlüğün belalı ülkesine

Ankara’yı bir geçsem
Ah bir köpürsem bendime
Azıcık havalansam
dönüp geliyorum kendime

Ahmet Günbaş

 
Bumerang için yorumlar kapalı

Yazan: 12 Aralık 2013 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

Gitme Baba

Bozdurduğum sevinçleri çoktan harcadım
dağıtıp geçtim arka sokaklarda
Geceyle söyleştim zencileşti terim
Dizinin dibinden kalkan gemilerim
vuruldu menzilinde adım adım
Şaşırdım kan sağanağı sorularda
                               Gitme baba

Sensizsem bir istasyonda gezinirim
Vagonlar bekar odaları gibi sürüklenir
İzin ver kalayım üç numara tıraşımla
Düşlerim rengarenk olmayabilir
Bil ki hâlâ reşit değilim acılara
Akşamı geciktiren oyunlar bul bana
                            Gitme baba

Dilersen bir kenti birlikte yürüyelim
derbeder gençliğimizle çıkalım yola
Kuyruğunu uzun tut uçurtmaların
Karanfil zamanı ilişsin yakamıza
Günleri çocuk sesleriyle bezeyelim
Duruşun yakışmıyor bayram sabahına
                             Gitme baba

Yağmurum kirlendi güneşim darda
Artık kırabilirim içimin camlarını
bir isyan günlüğüyle yaklaşıp hayata
Çığlık çığlığa çökse de merdivenlerim
Soyunup etimden derviş sabrını
örterim incinmiş yorgunluğuna
                          Gidersen baba

Ahmet Günbaş

 
Gitme Baba için yorumlar kapalı

Yazan: 12 Aralık 2013 in Türk Şiiri, Şiir, Şiirdir Baba

 

Etiketler:

Sessiz Saat

Göç yollarında yanıldım hepsi bu
Gölgemle dolaştım biteviye
Kuşlarım topluca sonsuzu uçurdu
Bağışladım kanatlarımı dost diye diye

Dalgınlığımı çiğniyorum şu sıralar
Yenik askerlerle paylaşıyorum suyumu
Kelepir pazarlarda kırgın tezgahtar
Top top hüzünler satmaktan yoruldu

Uykusuzum uykusuzum uykusuzum
Çanlarınızda uğuldayan bir kibir
İçimin çatlaklarına sızıyor tadım tuzum
Ölüyü ağlatma seanslarınız başlayabilir

Sünepe bir ressamın elinde şimdi
Üç günlük ömrümün son rötuşları
Bulutlar hışımla göğsüme indi
Soluğum ürkütmüyor yokuşları

Yenice sürüldüm bahar katından
Kazandı savaşı yeldeğirmeni
Kirli galoşlarından sıyrıldığın an
Ölüm, ey sessiz saat, sobeledim seni

Ahmet Günbaş

 
Sessiz Saat için yorumlar kapalı

Yazan: 12 Aralık 2013 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

Ferahfeza

                                   “Mekânım Datça olsun”
                                                        Can Yücel

                    Şu gelenler bizim çocuklar değil mi Güler?
                                 Şarabi Çocuklar
                                 – salkımları ağır –
                          Lodoslu gecede bodoslama
                             bindiriyorlar karanlığa!

Baksana, şiirin ayak sesine benziyorlar!

Şiiraydınlar olsun dünya! Şiiraydınlar!..
Badem gözlü Datçam sana da …

Toprağın kalbine yerleştim, alıştım baya
Gözüm gözler içinde zıpkın bir fener
Dilediğim bulutu çekip alıyorum gökten
Hayatı tüylerinden kavrıyorum artık
Kulağım kirişte her kıpırtıya
kıpraştıkça kırkbirayak
pat! dedikçe papatya
Oltamı sallarsam bir adaya takılır
Seke seke geçersem karşıya sakın şaşırma!

Ha ipekten yapılmışım ha köpükten
Börtü böcek yuvarlanıp gidiyoruz işte

Körpecik renklerle çalkalansın tuvalin Güler
Mezar değil benimki ferahfeza seyranlık!

Ahmet Günbaş
 
Ferahfeza için yorumlar kapalı

Yazan: 12 Aralık 2013 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

İçkin

Bülent Güldal’a

Geri çekilmiştir şiir
Zorlanır belleğin kapıları
Hokkası yitik divit gibidir
Şairin sedefkâr yalnızlığı

Yol vardır geceden geçer
Bir kibrit çakımı sessizlikte
Uçurumla yüzleşir orman
Tırmanan yeşilliğine değer

Gök kuşbenekli maviliğinden
Çelenkler kondurur ömrümüze
Zeytin bakışıyla küllenen güz
Çilekeş sabrımıza gülümser

Yüreğini çizerim gözü kapalı
Hiçbir çerçeveye sığdıramam
Bir de sevdalı içkin sesini
Nakışı yanmış sulara benzer

Kardeşim al gel şarabını
Dostluğun gün görmüş kerfezine
Yaşadıkça Troya’nın kahrını
Omuzlayan Akhilleus’lar gerek bize

Ahmet Günbaş

 
İçkin için yorumlar kapalı

Yazan: 12 Aralık 2013 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

 
%d blogcu bunu beğendi: