Büyükbabam

Büyükbabam dikmişti
köydeki genç ağaçları,
büyükbabam çakmıştı
nallarını köy atlarının.
Köyün çitlerini
inşa etmişti
büyükbabam,
buğday dövülen yerleri kendi yapmıştı.
Sulamıştı meyve bahçesini,
kazmıştı tarlasını,
alnının temiz teriyle
geçindirmişti ailesini.
Büyükbabam sürüp
ekmişti toprağı;
hasatta ağrırdı
orağı tutan elinin bileği.
Büyükbabam düşünürdü
ve konuşurdu toprakla, ağlardı
bulutlarla, gevezelik ederdi
suyla…
Bir gün, ayakları
ansızın büküldüğünde,
şaşkınlıktan donakaldı
ve kızardı utancından.
Bıraktı sabanı
nefes almak için: soğuk terler
boşaldı alnından.
Büyükbabam uzandı
sürülmüş toprağa ve uyudu,
toprakla bir oldu,
onu besleyen toprakla bir.

Hamo Sahyan
Çeviren: İsmail Haydar Aksoyhamo_sahyan_siiri

Reklamlar