RSS

Etiket arşivi: Anna Bijns

Evlilik Hoş Olurdu, Olmasaydı Şu Dertler!

Siz terbiyeli kızlar, utangaç şeyler
Ve siz kurnaz delikanlılar!
Evlenmek için hiç acele etmeyin;
Arp ve lirlerle kapıma üşüşmeyin!
Cesur ve neşeli şarkılar söylüyorsunuz,
Karıncalar gibi sürüler halinde geliyorsunuız,
Aile ve dostlarınız hep yakınıyorlar;
Evlenmek için mi bütün bunlar?
Sakinleşin, akıllı olun, acele etmeyin!
Siz de günün birinde öğreneceksiniz,
Evlenmenin nasıl bir şey olduğunu.
Ateşli görünse de aşk başlangıçta,
Dertler söndürür alevlerini zamanla;
Sıkıntı huzur kaçırır, değer mi bütün bunlara?
Çenenizde sivilceler, avurtlarınız çöker;
Evlilik hoş olurdu, olmasaydı şu dertler!

Düğün biter, başlar dertler,
Cüzdanınız inceldikçe incelir,
Paranızla birlikte gururunuz da gider ;
O zaman ne yapacak zavallı damat?
Unutmayın gençler, evlenmek için çabalarken,
Bir köle gibi çalışıp yorulacaksınız ;
Sonunda, hiç de mutlu olmayacaksınız!
Hem kızlar, hem erkekler bana kulak verin:
Alın teriyle değirmen döner sanmayın,
Karşılaşacağınız zorlukları bir düşünün !
Tava, sürahi, tabaklar, tencere ve
Küvet, masa, sandalye de gereklidir eve.
Elinizden geleni yapar da yeterince kazanamazsanız ;
İnsanların gözünde gerçek bir erkek sayılmazsınız !
Bu boyundurukla, sırtınıza ağır bir yük biner ;
Evlilik hoş olurdu, olmasaydı şu dertler !

Peter neydi, şimdi cimrinin teki oldu;
Rahatça harcarken, kırıntıları toplar oldu.
Eskiden cesurken, her şeyden korkar oldu;
Açık olan elini, sımsıkı kapar oldu.
Ne kadar çalışıp didinse de,
Talih, ona serveti uygun görmedi.
İnsanın evlenmeyi istemesi deliliktir;
Sel ya da yıkımı dilemek daha yeğdir.
Bir yuva düşünün; soğuk, odun yok, kömür yok;
Bir düşünün gençler, korktunuz değil mi?
Mücevherleriniz ve daha neyiniz varsa değerli;
Rehine koyarsınız. Yiyecek ekmek bulamadığınızda,
Midenizin sesini durduramazsınız;
Avınızı torbanıza koyarken, kapana yakalanmaktır bu!
Aman dikkat, yoksa utançla inlerken işitirler;
Evlilik hoş olurdu, olmasaydı şu dertler!

Derken Nelly başlar: Vah başıma gelene,
“Neden evlendim ki ben?” deyip, lanet okuyup dövünmeye!
Dönüşür sonra bu soru ve yanıtlar,
Kulaklarında çocukların sesi çınlar:
Biri ağlar, “üşüdüm!” der, öteki meme ister;
Küçüklerin bezlerini kurutuyor Peter.
Kurabiyeler anneden, babadan elmalar;
Yazmaz bunu kitaplar.
Nereye baksanız, sıkıntı ve baş ağrısı;
Beşik ve sandalyeler için nereden bulacağız parayı?
Bak bu acıkmış, şunun da çişi var,
Bu ne acıklı manzara, ne keşmekeş;
Daha çocukların altı değişecek!
Bu kargaşa içinde, aşkın ateşi söner;
Evlilik hoş olurdu, olmasaydı şu dertler!

Prensler, prensesler, Venüs’ü izleyenler :
Kulak verin sözüme, evlilikle bağlanmayın kimseye;
Demem o ki, yüklenmeyin bu sorumluluğu körü körüne!
Yavaş olun , aceleyle gitmeyin evliliğe ;
Öncelikle, düşünüp taşının!
Raflar boş ve ekmek kutusu tıngırdarken,
Aç boğazları doyuramazsınız, unutmayın!
Hiç derdin olmaması, çok çocuk olmasından iyidir ;
Biri eteğine sarılır, birisi kucağında,
Üçüncüyle dördüncü ocağın etrafında.
Gemileriniz de olsa, gümüş takımlarınız da,
Bu çocuklar, sizi soyup çevirir soğana.
Tanrı da evlenecek olsa, ahmak derdim ona;
Kızlar, dikkatli olun siz de! Kur yaparak ,
Hoşça zaman geçirdiğinizi sanıyorsunuz ;
Neden bir bilene sormuyorsunuz? İyi değil bu olan bitenler ;
Evlilik hoş olurdu, olmasaydı şu dertler!

Anna Bijns
Reklamlar
 
Evlilik Hoş Olurdu, Olmasaydı Şu Dertler! için yorumlar kapalı

Yazan: 14 Ocak 2013 in Çeviri Şiirler, Şiir

 

Etiketler:

Bağımsızlıktır En Güzeli; Ne Mutlu Erkeksiz Kadına!

Ne iyidir kadın olmak, erkek olmak çok daha iyi ama;
Bakireler ve genç kızlar, şimdi öğreneceklerinizi unutmayın asla!
Çabucak atıvermeyin kendinizi evliliğin kollarına;
“Kocanız nerede? Onurunuz nerede?” derler sonra.
Yakacağını ve giyeceğini kendi kazanan kadın,
Acele etmemeli yemek için sopasını kocasının.
Budur size öğüdüm, çünkü sanıyorum ki,
Hayır, gün be gün kederle görüyorum ki;
Böyle gelmiş, böyle gider bu işler!
Ne kadar varlıklı olursa olsun bir genç kız,
Evlilik yüzüğü, hayatına vurulmuş bir prangadır.
Kalabilirse evlenmeksizin, temiz ve lekesiz,
Hem bir hanım olabilir, hem de efendi;
İnanılmayacak kadar iyi olur böylesi, değil mi?
Bu sözlerle kınadığım evlilik kurumu değil ama;
Bağımsızlıktır en güzeli; ne mutlu erkeksiz kadına!

Hoş kızlar, isteksiz kocakarılara dönüşürler;
Bu doğru! Çaresiz paçozlar, zavallı sürtükler! Zalim evlilik!
Kulaklarımı tıkarım; sağırım zaten düğün çanlarına.
Ne olacak, ilkin bir adam bulur, ah talihsiz sevgililer,
Sönmeyecek sanıp aşklarının ateşi, onunla evlenirler;
Eh, bir yıla kalmaz pişman olup, kederle dövünürler.
Evliliğin fazlasıyla ağırdır, sıkıntısı ve cefası;
Onlar iyi bilirler, kime koşum taktığını.
En çok kadınlardır, üzüntülü ve acılı;
şurda burda dolaştıkça kocası.
Gece gündüz, elinden zar ve likör düşmeyince;
Lanet eder kendine, nasıl evet dedim diye.
Siz de açın gözünüzü, girişmeden bu işe;
Atıvermeyin kendinizi içine, kulak verin sözlerime:
Bağımsızlıktır en güzeli; ne mutlu erkeksiz kadına!

Adam, çoğu kez sarhoş ve öfkeli gelir eve;
Oysa karısı, saçını süpürge etmektedir kendisine.
Evi temiz tutmak için, ne çok güç ve tatsız iş gerektir!
Ve kadıncağız, açıverecek olsa ağzını;
Yiyecektir ağzının ortasına, kocasının tokadını.
Nedeni nedir, bunca bağırış ve çağırışın;
Kocasının huyudur ne yapsın talihsiz kadın?
Erkek, Venüs’ün kızlarına sıkça dadanırsa eğer;
Nasıl olur da, evinde hoş karşılanmayı bekler?
Kızlar, genç bayanlar, ders alın başkasının başına gelince;
Sizin de sonunuz zincire vurulmak olmadan önce!
Lütfen, tartışmayın bu konuda benimle;
Kim ne derse desin, ben sadığım düşünceme!
Bağımsızlıktır en güzeli, ne mutlu erkeksiz kadına!

Bekar bir bayanın, kendisine kadardır geliri,
Ama ne karışanı olur, ne görüşeni;
Bence de, yüksektir özgürlüğün bedeli.
Alay ederler onunla, bakmadan yaptıklarına;
Daha az harcayacaktır kuşkusuz,
Her kuruşunu kendisi kazansa da.
Bir kadının bağımsızlığına değer biçilemez oysa,
Hem hanımıdır hem efendisi kendi evinin;
Bir erkeğin nimetlerinden yoksun olsa da.
Bildiğini okuyup, hesap vermemek kimseye; ne zevklidir!
Ne rahattır, dilediği zaman yatıp, dilediğinde kalkmak;
Buna kim ne diyebilir, ne kutlu şeydir bağımsız olmak!
Siz de, sımsıkı tutunun öyleyse ona!
Kızlar, doğru erkek çıksa da gün gelip karşınıza;
Bağımsızlıktır en güzeli, ne mutlu erkeksiz kadına!

Ey Prens!
Kaderin sunduğu ne olursa olsun bir kadına;
Çoğu erkek, bir köleymiş gibi bakar ona.
İzin vermeyin, tatlı dilin sizi aldatmasına;
Yutuvermeyin yalanlarını bir anda! Bırakın, şakısınlar;
Çünkü nazik erkekler benzerler beyaz kuzgunlara!
şatafatlı şatolarından uzak durun!
Dilleriyle kireç dökerler kuşların üstüne;
Güle güle deyiverirler aşka ve uçup gidiverir aşk bir anda!
Kadınlar için aldatılma demektir evlilik;
Teslim olmaktır korkunç bir yazgıya.
Neşe ve zevk değil, üzüntü ve acıdır;
Tükenir sahip olduğu ne varsa, dayanamaz kocasına.
Çoğu zaman, kadının aklını başından alan;
Erkek değil zaten paradır.
Bağımsızlıktır en güzeli, ne mutlu erkeksiz kadına!

Anna Bijns
 
Bağımsızlıktır En Güzeli; Ne Mutlu Erkeksiz Kadına! için yorumlar kapalı

Yazan: 14 Ocak 2013 in Çeviri Şiirler, Şiir

 

Etiketler:

 
%d blogcu bunu beğendi: