RSS

Etiket arşivi: Arif Damar

Kiraz Dalı

Haziran’da kiraz dalı
Çocuklar uzansın diye
Yere doğru
Eğilir

Arif Damar

Kiraz Devşirmeye Gitmiştin Hani
Şiir bana annemin çocukluğuma dair anlattığı bir anekdotu hatırlattı.

Annem bahçede babamla beraber kiraz deriyorlarmış. Bende o sırada 2-3 yaşlarındayım ve bahçede oynuyorum. Önümde mama önlüğü varmış ve onunda ön tarafında cebi bulunuyormuş. Bir süre sonra babamın yanına gelmiş ve kiraz ağacının alt dallarından topladığım henüz olgunlaşmamış kirazları göstererek; “baba bak torbamı doldurdum” demişim. Annem, “o an sana kızıp bağıracak diye çok korktum” diye de eklemişti. Babamsa gülümsemiş aferim deyip yanaklarımı okşamış.hayali-cihan-deger

 

 
Kiraz Dalı için yorumlar kapalı

Yazan: 27 Ağustos 2016 in Türk Şiiri, Şiir, Şiirdir Baba

 

Etiketler:

Şair

bir şair kendinden başka
nereye gidebilir ki

Arif Damarsairin-yolculugu

 
Şair için yorumlar kapalı

Yazan: 03 Kasım 2015 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

Sarmaşık

Arsız bir sarmaşık gibiyim
Ta çocukluğumdan
Binbir düşe
Umuda
Sıkı sarılan
Güzde bütün yapraklar
Sarardıkları zaman
-Hemen dökülecekler-
Benimkiler güneş vurmuş
Kızıl bakırdan.

Arif Damarsarmasik (2)

 
Sarmaşık için yorumlar kapalı

Yazan: 03 Kasım 2015 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

Suçluluk Duygusu

Böyle uzun yaşamak iyi de
Sık sık
Bir suçluluk duygusu uyanıyor içimde
Halit Asım gibi hemen usuma gelen
Türküsü yarıda kesilen
Genç şairlerin
Yıllarını
Yıllarını mı çaldım
Yoksa ben.

Arif Damarsucluluk_duygusu

 
Suçluluk Duygusu için yorumlar kapalı

Yazan: 12 Eylül 2015 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

Kars 1946

Dirseği fesleğen saksısına dayalı
Elinde yeşil bir soğan
Yemiyor da
Isırıp ısırıp bırakıyordu
Ben sigara içiyordum
Ama durmadan

O beyaz dumanların en uzak ötesinden
Bir bakıyordu bana
Bir de bakmıyordu
Ben her zaman yaptığım gibi
Bir düşü iyiye yordum

Olan oldu
Ayaklandık devrildik sarmaş dolaş
Kapattı üstümüze fesleğenin kokusu
Seviştik bir kilimde –mor çizgili–
Yağmurlu bir sokakta bir güneş
Dolaşmaktan yoruldu

Nasıl oldu gözüm ilişti
Anlatsam aklınız durur
Şairim
İnanmazsınız ki

Saksı düşmüş
Fesleğenler açılmış
Yeşil soğan yitip gitmiş elinden
Bir mor zambak
Açıldı açılacak
Geçmiş yerine

Ben ne derim Ankara’da Günel’e

Arif Damar

 
Kars 1946 için yorumlar kapalı

Yazan: 28 Nisan 2014 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

Hissen Yok Bu Akşamda Senin

Hissen yok bu akşamda senin,
sen öğleden beri
bu renk renk
bu çeşit çeşit söylenen şarkının
artık haricindesin.
Tankın gölgesi uzandı üstüne kadar,
nerdeyse, habersiz gün batacak.
Tamamen çekmiş göğsünden akan kanı
büyük ve mütehammil toprak.
Her şeyin ne kadar şikâyetsiz,
saatin hâlâ işliyor bileğinde,
onu akşamdan akşama kurardın,
tabii biraz sonra duracak.
Bugün günlerden cumartesi,
dün yazdığın mektup,
ancak, dört gün sonra eline değecek karının.
Senin orada eskisi gibi sesin işitilecek,
sesin teselli edecek
düşünür gibi gülecek,
kısaca: Yaşayacaksın.
Çocuğun o akşam yazdığı cevapta
bahsedecek çiçek açtığından
bahçenizdeki ağaçların.
Güneş battı,
yıldızlar doğacak biraz sonra,
şimdi karnın acıkmış olacaktı.
Çantanda tayının ve konserven var,
cebinde, yemekten sonra içecek sigaran.
Düşman bozguna uğratıldı arkadaş,
mısralarımda olsun uyan!..


1945, Ankara

Arif Damar

 
Hissen Yok Bu Akşamda Senin için yorumlar kapalı

Yazan: 28 Nisan 2014 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

1949

Ne zaman yüreğime eğilip baksam
eski aşkımdan kalan kırıntıların
parıldayıp söndüğünü görürüm

Bir yaz gecesinin karanlığında gözlerim
ilerde yan yana duran iki gölge seçer
istasyon binası köprü merdivenler
rumca söylenen bir şarkıyı dinlemek için
kulak kesilir
sonra bir tren gürültüyle gelip geçer

Ne zaman yüreğime eğilip baksam

İstanbul, 1949

Arif Damar

 
1949 için yorumlar kapalı

Yazan: 28 Nisan 2014 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

 
%d blogcu bunu beğendi: