RSS

Etiket arşivi: Bejan Matur

Âdem’in Yalnızlığı

Yedi Gece

Birinci Gece

I.

Ve ilk ayet indi.
Ve gece Allah’ın katındadır artık.
Ve taşlar
Ejderhanın ağzından dökülerek Kurdular şehri.
Karanlık insanın karanlığından öteydi.
Lavların ve duanın bilgisi
Açtı sokakları Ve binyılların acısı ve isteği Yaşanır oldu.
Çocukların uzayından söz ettim ona
Çocuklukta Allah’a ait olan yüzlerin
Nasıl karıştığından.
Hepimiz bir yüz oluştururuz kardeşlerimiz
Ve arkadaşlarımızla
Buna Allah ve melekler dahildir.
Çocukluğun uzayı
Sokaklarını şehrin
Sadece tanıdık kılmaz
Aşka yaklaştırır.
Benim 1001 gecem
Onun yüzü ve sonsuzluk arasında
Gidip gelirken
Kelimelerin olmadı sadece.
Daha bin’e çok var dedi o
Bu yüzden giderken
Sonsuzluğun benden aldığı
Bakışı tekrarladı.
Dünyadaydık Bir avlunun
Güllerin kıyısında.
Bahçede bir kaplan gördüm
Bütün gece uyutmadı beni o kaplan
Dedi biri.
Ağaçların gövdelerinden tırmanan bir ruh
Burçları geçerek gösterdi bana
Çizgileri karışmış yine.

II.

Ve ilk ayet indi.
O gece olacak ve Tanrı’ya armağan Edilecek olan yarım bırakıldı.
Çünkü kadınlar dua etmediler bizim için
Çünkü ruh çırılçıplaktı.
İnsandan kuvvetlisi yok dedi yıkılmış Bir adam.
Geçmişe açılmış bir gökyüzünün Üzerinden bakarak.
Ne zalimler, ne mazlumlar. Kadir gecesinde.
Ve ilk ayet indi Ve şehir uyandı
Ve şehir daha çok Daha çok açıldı
Ve göğsünün içinde çarpan kalp
Çocukluğumuzun uzayında benden alınan belki.
O kalp

III.

İlk ayet inerken
Aramızda durmakla
Senden çıkıp bana duyurmakla varlığını
Bölünmüş uzamı tamamladı.
ilk ayet inerken Emri duydum Ve sesleri
Aynı gökyüzünü paylaşmakla sınırlanmayan isteği.
Onların nasıl öleceklerine iyi bakın Dedi biri.
Kendi ölümünü çoktan kabullenmiş Uzayan dilleri
Ve geçmişin günahlarıyla Şehrin siyahlığına eklenen.
Ve sen
Kaya diplerinden akan suların Sırrını açtın bana.
Tıpkı o kalbi o göğüsten çıkarıp Bana verdiğin gibi.

İkinci Gece

I.

Duasını yürürken eden bir kadın
Her yolu Tanrı’ya kavuşturuyor.
Ve bir adam
İnsandan kavimi yok varlıkların diyor
Çökmüş omuzları Ve bitmiş hayatıyla.
Çın diyor bir demir Başka seslere karışıyor.
Çok önce erkeklerin dünyasını ayıran duvarlar
Acıda birleşince
Gökyüzü açılmış önlerinde.
O gökyüzü ki özlenenden fazla
Ama özlenen olmamış gerçekten.
Sana bakarken çocukluğun uzamını hatırladım.
Çocukluğun kendine ait uzayında Yüzümüz Tanrı’ya aittir.
Bu yüzden arkadaşlarımız Birlikte büyüdüğümüz kardeşler
Benzeriz birbirimize Ve o biri hep taşınır bizde.
Öyle oldu
Senin yüzün biriken her şeyi açıkladı.
Ataların izlerini
Çocukluk oyunlarının doğmuş
Doğmamış tüm acılarını iştahını Toparladı.
Şehri kuran taşların siyahlığını anlattın sen
Ateşini şehrin bir ejderhanın yaktığını.
Bir soluk
Ejderha
Siyah taşlar
Hepsi senden başladı.
Ve yeraltında sular
Müslümanlığın kırk günü
Ve gecesi kadir olan insanların
Hepsi hepsi avuçlarını açtı
Ve Allah’a yürüdü.
Sonra süpürdüler avluyu
Kürtçe konuştular Duaları Kürtçe sürdü.
Bir kadın mahcubiyetle
Kollarımın cehenneminden söz etti ‘bendeki siyah örtüyü al’ dedi
Al bendeki siyah örtüyü Yanma sen…


Bejan Matur

 
Âdem’in Yalnızlığı için yorumlar kapalı

Yazan: 10 Ocak 2022 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

gül bahçeleri

ağzında şeker tülbendiyle
akdeniz’i ağlamadan geçmek zorunda kalan
kız çocuklarının şarkısı;

elbette gül bahçeleri gömülü kalbimizde.
paslanmış beşiklere yaslanıp açan
inatçı güllerden bir neşe.

girit 2018

Bejan Matur

 
gül bahçeleri için yorumlar kapalı

Yazan: 11 Haziran 2021 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

geride kalan kırlangıç

bazen olur.
geride kalır biri.
bu yıl tam 106 kırlangıç saydım
diyen babamın sevinci.
gelir giderler hep
19 martta dönerler ama.
bekleriz annen ve ben.
kapımız açık bekleriz.
12 ağustosta giderler yine.
bir gün gecikmez.
güneye yemen’e giderler diyor annem
karabiber yemeye.
karabiber severler.
ama bu sabah uyandığımızda
geride kalan bir kırlangıç gördük.
tele tünemiş güneye bakıyordu. bebekti belki de
yemen’e kadar uçamazdı.
bazen olur
geride kalır biri
ve konuşur birden.

biz varız ama
baban ve ben
bekliyoruz burayı,
bizim de aklımız hep yollarda.
ben uçaklara bakıyorum en çok,
yıldızlar gibi gökyüzünde parlayıp sönen,
çocuklarımı getirip götüren
o kanatları seviyorum.
dua ediyorum hep
her köşede bir ip bağlıyorum
kapılara pencerelere.
böğürtlen toplamaya gittiğimizde
elime batan diken duruyor hâlâ.
sızlıyor içimde ama bırak acıtsın diyorum.
annemin ellerinde kalan böğürtlen lekeleri…

bazen olur evet
biri kalır geride.
yurt kılmak için toprağı
kapatır kanatlarını
ve gitmez.
ben her şeye yeniden bakıyorum
tekrar doğmak gibi
taşları sökülmüş bir çitin
ağırlığını anlamak gibi.
ceviz ve iğde kokuları arasında
geceye karışmış hisler.
kimse tutamaz günün hesabını
çocukluk geride kalmıştır,
saçlar sim içinde
mahçup bir kucaklaşma geçmişle.
ve topu topu akılda kalmış birkaç anının
gülümsenerek hatırlanması.
o kadardır bağım görünürde,
uzağım köyün dünya telaşına.
ama rüzgârla konuşmam hiç değişmez.

annemin seksen yaşını aşmışken yürüdüğü tarlada
bahçe çitinin taşlarını düzeltmesi
babamın kuşlara yem verme telaşı
ve onların bu toprağın çok derinlerinde duran nefesini benim
avcumda saymam…
bazen olur evet
biri geride kalır
unutur gitmeyi.
belki cesaret edemez
“sözleştiler kendi aralarında,
anlaştılar güzelce”
diyor annem.
kırlangıçların zarif katarını anlatıyor yemen’e giden. bilmiyor,
o geride kalan
benim kalbimdir.
oraya tüneyip uzaklara bakan
geçmişle gelecek arasında çizilmiş bir hat olan o telde
durup evi hisseden.
kainatı duyan kalbiyle
bir güçsüzlük müdür o kalma,
bir belirsizlik midir kanatları açmayan?
bazen olur evet
biri kalır
ondan bir işaret taşımak içindir doğada,
bakışın belirginleştiği yerde
ruhu konuşturan bir işaret.
her şeye yeniden baktım
otların sararmış aynasında
nefesimi tutarak
taşların koyu yüzünde sayarak izleri.
ve baktığım her yıldızın hesabını tutarak yeniden.
çocukken, kalbimi sevinçten parlatan o doğanın
hâlâ ve ısrarla orada durması
uyandırdı beni.
bazen olur evet
ve olan iyidir hep.

Bejan Matur

 
geride kalan kırlangıç için yorumlar kapalı

Yazan: 11 Haziran 2021 in Türk Şiiri, Şiir, Şiirdir Baba

 

Etiketler:

bizans sesleri


eğil bak
gör o eski dili
bizi insan kılan gerçekleri.
ve güven duymamızı zamana
devam etmemiz için.
her şey akar evet
her şey değişir
hiçbir şey aynı kalmaz
ve gerçekte hiçbir şey yoktur!
bundan anladığım aşktır.
mitolojik korkularla
güvenin parçalanmasıdır
bundan anladığım.

ama insanız ısrarla.
bir ceylan tedirginliğinde yaklaşsak da olana
acıtır heves.
korkuların en dilsizini seçmiş olsak da.

öyle ya,
sessizlik de bir cevaptır,
sessizlikte bilsen ne gerçekler gizli.
şimdi üzgünüm,
henüz durmamış kalbimle
karanlıkta başka bir dil konuşuyorum.

Bejan Matur
Dünya Güzeldir Hâlâ
Everest Yayınları

 
bizans sesleri için yorumlar kapalı

Yazan: 11 Haziran 2021 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

kalbin aldığı mesafe

yakalanan nedir,
benzerlik mi?
gözlerin
inişte başlayan çakışması
ve kirpiklerin uzunluğu
daha fazlası değil.
belki nefestir biraz da.
soluğu kaplayan zerrelerin
bir uzay karanlığında seyrederken
dayanak olma,
olabilme hali.
oradayız işte,
ikimiz
tutunacak bir kainat bulamamış
o çelimsiz varoluşun magmasında
gülümsüyoruz birbirimize.
benim ağzımda bir gelincik var
sen gözyaşının kristal kesiğini
gizlemek için özenlisin yine.

insanı incitmeyecek
tek söz bulunmadı henüz.
her söz incitir.

o kadar sessiziz ki
hırıltılarla konuşuyoruz.
arkaik iki hayvanın
kainattan devşirdiği dille
ses veriyoruz birbirimize.
bu bir ‘sevme’ diyorsun bana.
kalbin aldığı mesafe bu.
yıldızların zamanından önce
karanlığında yol alma!
oradayız işte
bir dayanak bulsak
varacağız bir anlama.
kalp bunca akarken
bedenin güçsüz kalışı
ve dağınıklığı uzayda.
beden oraya ait olmayandır diyorsun,
ruhtur bize yol gösterecek olan.
elbette ruhu izleyeceğiz,
onun peşinden gideceğiz.
tereddütsüz onun izinden.

ben dağılan kalbimi tutuyorum
sana akmış olanı.
gecenin yorgunluğunu tanımayan
o acemi kalbe
söz geçirmeye çalışıyorum.
senin saklanarak adımladığın o sokaklarda
bir uzay boşluğunda ilerler gibi
eşlik ediyorum varoluşuna,
kelimelerine
ve gözlerinin
inerken artık oturan anlamına.
o bakış bizimdir
o bakış sonsuzluk içinde bulduğumuz
ışıklı bir dehlizdir.

sen müziği anlatırken
gördüğüm duyduğumdan hep fazladır.
sana belki söylemedim
ama hissettim sevgilim,
iki kalbin benzerlikte
nasıl bir karanlığa düştüğünü.
tut elimi
düşeceksek birlikte düşelim.
tut elimi
bir dayanak yoksa insana
birlikte ürperelim.
ve ben bunları düşünürken
boşluğunu büyüten kainat
aşkın “bir olmak’ olduğunu haykırıyor,
aşkın, bir yıldız kayması anında
yüreğe saplanan kırık bir kanat olduğunu.
o kırık kanatla uçuyoruz birlikte.
o kırık kanatla biz
ölümsüzüz.

çünkü odur,
yalancı peygamberlerin soluğuna
ve güllerin yumuşaklığına gizlenmiş
o ilk söz.
odur aramızdaki
adı konmamış o kanatsız uçma hali.
bir yerdeydim
beni yersizliğe çağırdın.
orada dur
o talimsiz yerde.
orada dur
ve konuş benimle.

ahh ses
varlığın uzayı.

Bejan Matur

 
kalbin aldığı mesafe için yorumlar kapalı

Yazan: 11 Haziran 2021 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

Geçmişin Yükü

İnsan hep başlangıca inanıyor
Annenin dokunuşu
Ve ilk soluk
Bir el saçlarda gezinirken
Şefkatli bir yürek
Öyle sanıyor dünyayı.
Rüzgâr esecek
Ve taşıyacak çocukluğu,
Senin bildiğin
Dokunduğun rüzgâr.
İnsan ilk olana inanıyor hep
Koşarak bulduğumuz kapılar
Kapanmadan daha
Bir ışığın aydınlattığı ev,
Geçmişin yükü
Omuzlarımıza çökmüş
Ve bırakmışsın beni çoktan.
Hiç tutmamış gibi
Bırakmışsın beni
Hiç tutmamış gibi.

Bejan Matur
aşk/olmayanbirakmissin_beni_sen_coktan

 
Geçmişin Yükü için yorumlar kapalı

Yazan: 07 Mart 2016 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

Orada Olsaydım

Orada olsaydım uyuturdum seni
Diyorsun.
Birlikte yağmuru dinlerdik.
Ve bitmeyen konuşmasını akasyanın.
Burada olsaydın
Uyku olmazdı.

Saçlarım uzamış
Rüyada sarmaşıklar gibi
Senin duvarlarına uzanıyor.
Yan yana
Ve yokuz.

Bejan Matur
aşk/olmayan – Everestruyada-senin-duvarlarina-uzaniyorum

 
Orada Olsaydım için yorumlar kapalı

Yazan: 05 Mart 2016 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

Kar Yağıyor

Kar yağıyor
Şehir bilmediği
Bir kardeşliği uyuyor şimdi.
Ve sen
Kalpte genişleyen o haritada
İlerliyorsun.
Yağıyor mu üzerine
Senin de kar?

Şimdi boğazdan geçen yolcular
Sonsuzluğa taşınırken
Biliniyor seni özlediğim.

Bejan Maturkar-yagiyor

 
Kar Yağıyor için yorumlar kapalı

Yazan: 05 Mart 2016 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

Bozkırda

Bozkırda
Tepelerin
küçük kız çocuğu
Büyümüş ağlarken
Rüzgâr son kez kesiyor yüzümü,
Kalp incinmiş
‘Hiç iyi değilim’
Dediğimde ben
Duysan keşke!

Bejan Maturask-olmayan-bejan-matur

 
Bozkırda için yorumlar kapalı

Yazan: 05 Mart 2016 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

Hangi Sözler

Kelimeler sonsuzluğun kanatlarıdır
Yaklaşır ve uzaklaşırlar kalbe.

Şimdi kim kapatacak açılan kalbi
Hangi sözler?
Harflerin yorganını
N’olur
Ört
Ört üstüme.

Bejan Maturharflerin-yorgani

 
Hangi Sözler için yorumlar kapalı

Yazan: 05 Mart 2016 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

 
%d blogcu bunu beğendi: