RSS

Etiket arşivi: Bülent Güldal

Gülün Ömrü

Bana bir mektup yaz incecik parmaklarınla
okuduğun kitapların sokaklarını anlat

Suların akışındaki naz sensin biraz da
gölgeleri boşver sendeki kalabalığı anlat

Ben biz olmadıkça girdabından korkuyor evler
aramızda geziniyor darağacı ve cellat

Sen bana bir mektup yaz kuşlarla postala
rüzgâr koksun satırların bende her mevsim yaz

Ahh bu çürük merdivenleri ömrümüzün
inip de çıkamadığımız yaşanmış yıllar

Kim yetişmiş ki hızına delicoş mor suların
billur bir damla ol odalara sıkışıp kalma

Kırışan ten sarkan dudak sarı hüzün neysen osun
aynalar yalan söylemez aslın yansır o camda

Bir şey var kendi başına buyruk hiç değişmeyen
yirmisinde çok dilli alev yetmişinde yanardağ

Ölüme bile beraber gittiğimiz yaşlanmayan o ırmak
sende durgun akıyor bendeyse çağlayarak

Kavgada hasmını tart sencileyin aşık mı
değilse yüzünü çevir dağlara hiç oyalanma

Ben yürürüm yarısında bıraktığın yolları
sen bana bir mektup yaz öpülesi parmaklarınla

Bülent Güldal

 
Gülün Ömrü için yorumlar kapalı

Yazan: 11 Eylül 2013 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

Yaz Akşamı

Bir yılan gömlek değiştiriyor karşı bahçede
uyku sersemi şaşkın tilki asfaltı bağ sanıyor
ayaklarını dolamış beline ay ışığının
köpürdükçe inliyor hazdan ihtiyar deniz
ışıklı dağlar gibi gemiler geçiyor boğazdan

Suyun dudağına teğet uçuyor deniz kuşları
nasıl da cilveleşiyorlar azgın dalgalarla
yunusların sevişmesini görmemiştim ömrümce
kaygan vücutların aşkla titrediğini duymamıştım
evrenin zerreye muhtaç olduğunu şimdi anladım

Kımıltılar içinde tırısa kalkmış küheylan zaman
ben eksilirken kum saatinden biz alıyor yerimizi
bu aşk deryasında aklımdan hiç çıkmıyor ki ölüm
ömrünün son virajlarındasın ey Bülent Güldal
nasıl da bırakıp gideciksin sımsıcak elleri?

Aklım sakin ol,dağın kum halini düşün biraz
dolup boşalan havuzun sonsuz girdaplarını…
Dizgini elimde sanırdım bu delicoş ırmağın
ne kıyıları benimmiş ne de derin yatağı,
o kara okyanusunmuş benim sandığım ne varsa

Kesiğinden kan sızıyor incecik yüreğimin
balkonuma yuva yapan kırlangıç telaş içinde,
aşk yorgunu denizde mor köpüklü sular duruldu
güneşin türküsü duyuluyor uzaktan,sabah oluyor
ışığı sönüyor iskeledeki yorgun fenerin

Bülent Güldal

 
Yaz Akşamı için yorumlar kapalı

Yazan: 11 Eylül 2013 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

Ayrılık Kavşağı

Hava dona dönüyor
kar kokuyor ortalık
bu türkü bitebilir

kuşsuz kalır gökyüzü
iskandiller boşuna
demiştim bir şiirimde
aşk hesaptan anlamaz ki

Saçları ak pak oldu
küheylan yıllarımın
kayalardan sekerek
dağlara akan sular
ipince bir dönemeçte
taşları dağ sandılar
ele geçirdi ömrümü
ıssızlıklar mevsimi

Ben ‘a’ diyorum ısrarla
‘z’ de karar kılıyor
ömrüme aşk sandığım
kuşlar benim avluma
güller benim bahçeme
gürül gürül akıyor
ellerimden tutup da
yolumu gösterenin
çöl kokuyor soluğu

Birlikte çektirdiğimiz
fotoğraflar bizim değil
aynı düşü gördüğümüz
aşk yorgunu gecelerin
yorgun sevdalıları
bizler değiliz artık
ince bir hesapmış hayat
öğrenemedim gitti

Bülent Güldal

 
Ayrılık Kavşağı için yorumlar kapalı

Yazan: 15 Ağustos 2012 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

 
%d blogcu bunu beğendi: