RSS

Etiket arşivi: Celal Sılay

Ağlasak

Hüzne giden bir hazzın içinde bulsam seni
Bana ürkek ve mahçup, dolu gözlerle baksan.
Yüzüne vuran mehtap göz yaşlarında yansa
En derin bir hüzn ile sen ağlasan ağlasan.

Her şeyin ve her şeyin uzağında yalnız,
Yarı bir aydınlıkta baksam sana ve baksam
Solgun yüzünde aşkın seyr etsem elemini,
En derin bir hüznile ben ağlasam, ağlasam.

Celal Sılay

 
Ağlasak için yorumlar kapalı

Yazan: 23 Ağustos 2014 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

Başım

                         Vala Nurettin’e

Tutup saçlarından başımı
İbret pazarlarında gezdireceğim,
Boyun eğmiştir, ümit etmiştir…diye
Bu gafil başı teşhir edeceğim!

Dimdik duramadığı için kulların karşısında
Allah bu sırıtkan baştan utanacaktır!
Yüz karası olmakta devam etmemesi için
Başım taşlar altında parçalanacaktır.

Gafleti resmediyor sırıttıkça başım
İyi temennilerle bakıyor şuna, buna
Eminim selamlamak için aramaktadır:
Seyircileri içinde bir aşina!

Tutup saçlarından bu sırıtkan başı,
Kaldırımlar üstünde gezdireceğim:
Boyun eğmiştir, ümit etmiştir…diye
Bu zelil başı teşhir edeceğim!

Celal Sılay

 
Başım için yorumlar kapalı

Yazan: 23 Eylül 2013 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

Mavi Randevu

Mavi bir elbiseyle gelmiştin, gökyüzü maviydi.
Getirdiğin rüzgârla ev kokuyordun..
Kolun koluma değiyordu, omzun omzuma..
Mendilin maviydi, gökyüzü maviydi..

Bin dokuzyüz kırk iki baharıydı
Bahçeli pencereler önünde geziyorduk,
Gözlerimiz buluşuyordu, ürperiyordum
Gökyüzü maviydi, mendilin maviydi

Sıcak nefesin yüzüme değiyordu
“Evlenebilir miyiz” diye sormuştum,
Yürüyüşün değişmiş, yüzün pembeleşmişti;
Mavi elbiseler içindeydin, gökyüzü maviydi.

Elini elime verdin, ayrılıyorduk,
Gözlerin gözlerimde, dudakların ıslak,
“Sık sık konuşalım” demiştin; gittin..
Mendilin maviydi, gökyüzü maviydi..

Celal Sılay

 
Mavi Randevu için yorumlar kapalı

Yazan: 11 Eylül 2012 in Türk Şiiri, Yol Üstündeki Semender'ler, Şiir

 

Etiketler:

Küpe Destanı

ayık kafayla söz döktürmenin utancı
sarhoş kafayla türkü söyleyememenin

buluşur buluşmaz akşam edivermenin
sevinci erken gelip geç gitmelerinin

cumartesim pazarımdın

suyuna giderek yokuşa sürmenin
bilinci yokuşa sürerek suyuna gitmenin

susmadık uyumadık

birgün mum birgün çiçekle yelpazelemenin
usancı geç gelip erken gitmelerinin

aramıza ben girdim

marangoz görse
tahta rendelemenin kıyıncı
çam dibinde
şimendifer döndürmemenin

ilişkiyle sınırlanırsın

anlamaktan başka neyin inancı
anladıkça bitmemenin

darılsaydık barışırdık

kimseye bir şey diyememenin
hıncı adam çevirip söylemenin

tutunduğun dalın ağacısın

kendi yaşantısını kendisiyle ödemenin
erinci dirimi ölümle yürütmenin

gözealdın gözegirdin

her yerden bir şey sezinlemenin
boğuncu anılarla başedememenin

tanışmamalıydık tanıştık

anılarla başedememenin
basıncı yaşamla başedememenin

eylemdik laf olduk

yaşamla başedememenin
sonucu bunca yıl akşam edememenin

sabahı öğlesi ikindisi
akşam edememenin

gecesi gündüzü
gündüzü gecesi

Celal Sılay

 
Küpe Destanı için yorumlar kapalı

Yazan: 18 Mayıs 2012 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

 
%d blogcu bunu beğendi: