RSS

Etiket arşivi: Çocuk/luk Şiirleri Bercestem

İnsanın dönüp döneceği yerdir Çocukluğu

Heceleme beni artık Allah’ım
Bırak okunaksız kalayım
Kaderimin hepsi pek iyi olmasın varsın
Bak, ömrüm eriyor işte
Çocukluk fotoğrafımdaki kardan adam gibi yanı başımda
Bak, ilkokul talebesi kalbimden
Yine karne parası istiyorlar

Bir gecekonduda oturuyor kalbim oysa
Yağmur yağdıkça
Bir gecekondunun damı gibi içine doğru ağlıyor

Saçlarımda dolunay taneleri eriyor
Saçlarımda bir kızılderili reisi
Oturmuş barış çubuğu tüttürüyor
İsmi: Mehtapta öpüşen iki sevgili
Kalbim küs oysa, kalbim yalnız bir kovboy
Nedense şimdi evinden çok uzakta

Saçlarım düşler görüyor
Rengarenk uçan balonlar havalanıyor her telinden
Saçlarımda kiraz bahçeleri
Salıncak kuruyor dallarına çocuklar
Hep ben düşüyorum, hep ben,
Ben:
İsmim kara bereli iki çocuktan biri
Ben çocuklardan biri,
Fazla yaramaz.
Ne zaman ağlasa
İskambil kupası damlıyor gözlerinden
Rest diyor hep, rest. Ne demekse?
Ben çocuklardan biri,
Fazla yaşamaz
Ne bir sarmanı va okşayacak
Ne zamanı.
Zamanı sarışın bir kedi olarak yarat baştan Allah’ım
Bırak okşayayım.
Esirge ve bağışla beni gerçekten
Bırak düşlerimde kaybolayım.

Bir boş beşik hikayesinin olmayan çocuğuyum.
Kanadı kırılan kartal da benim beddua etsem.
Bir ağıt olarak yak beni Allah’ım
Parmaklarına kına olayım hayatın.
Affet bu siyah ve transparan duayı.
Ben zaten gecenin arka cebinde falçatayım.

Didem Madak

“Yalnızlık nedir?” diye yeniden sordu çocuk
“Aşksız bahar gibi,
Kokmayan çiçek gibi,
Arı konmayan renk gibi” dedi kadın.
Hüzünlendi çocuk,
Gamzelerine iki büyük çaresizlik doldurarak
“Yalnızlık yavrusunun gözlerindeki çaresizlik gibidir” dedi kadın.

Gassan Satar

kokla şair
bu taşı gazzeden getirdim
bu görmüş olduğun kurşun
filistinlin göğsünden çıktı
sen oğuz atayda yüzerken
intihar yeyip intihar kusarken
bir çocuk
adam gibi öldü.

Hakan Albayrak

Bil diye demiyorum ama içimde bir sıkıntı var
adını koymasan da yüzün yüzüme baksa
burada dursan şimdi, içimden rüzgar geçse
eteklerimden dökülen çiçeklerle kaç bahar,
bir çocuk koşsa böyle, gölgesi yorgun düşse
kemikte başlayan sızı büyümenin cezası
gün gelip yerleşmese göğüs üstü boşluğa
neyin var dediğinde cevap bulsam şıp diye
“karnım aç, uykum geldi, öğretmen ödev verdi
üstelik annem kızdı kırdım diye vazoyu”
gözüme baksan sonra, umudum geri gelse

Tuğba Çelik

Gönlüm Avrupanın bir suyunda, siyah, soğuk,
Bir çukurda birikmiş, kokulu akşam vakti;
Başında çömelmiş yüzdürür mahzun bir çocuk
Mayıs kelebeği gibi kağıt gemisini.

Rimbaud

sevinç mi telaş mı
tahtaya kalkmış
çocuk gibiyim karşında

Arif Ay

ve tahtını yitirmiş, çocuksuz sultanların
sedef kakmalı yataklarda kurduğu düşler gibi
parıldayan o dalgalar adına yalvarıyorum sana.
Yalvarıyorum sana, gecenin içinde yelkenler gibi açılıp,
tayfaları çoktan ölmüş bir hayalet gemiyi
yaralı çetecilerin saklandığı çiçek bahçelerine götüren
çocuk yaşta gelin olmuş kızların yatakları adına.

Henrik Nordbrandt

İstanbul’u evlat edinsem
Benimsemezdi nasıl olsa otuz yaşında bir anneyi
Yüzyıllarca yaşamış bir çocuk olarak.

Didem Madak

Uzaklaştıkça ölçülere vurması kolaylaşan
Nasıl mı çocukluğum
Geçti mi çocukluğum
Çocukluğum mu – hiç yaşamadığım
Bırakır her yerde kendini hüzne

Türkan İldeniz

İnsanın dönüp döneceği yerdir
Çocukluğu.
Sabah ezanı
Bu yüzden
Müslümanlara
Allahın selamını öğretir.
Allahın çocukluğu
Gündoğumunda
Ölüleri anmakla başlar.
Ve anne ölür
Ezanda ölür anne
Selamı üzerine olan her çocuk
Allahı düşünür.

Bejan Matur

anılarından utanan çocuk
yaşlanınca şaşar kendine
sözcükler dizerek barışır diliyle
söyler, anlaşılır

Gülten Akın

yırttığım takvim yapraklarında ağlıyor çocukluğum
söylesene, nasıldır dudaklarını bir dudakta uyutmak..?

Pelin Onay

ah güzel çocuk konuşmayalı çok oldu seninle
hala susuyor musun
hala seni başkalarından mı dinliyorsun

hala yanakların kırmızı mı
hala güzel bakıyor mu gözlerin
hala sinmiş mi ruhundaki öksüz çocuk
saçlarındaki sıcaklık hala kayıp mı
kimse okşamadı mı saçını güzel çocuk
hiç dinmeyecek değil mi
ruhundaki o sevgi yoksunluğu

Gassan Satar

geceleri altını ıslatan bir bulut muydu o çocuk
kaç damla yağmur yedim de böyle şişmanladım
ki düşlerin kanatlarına bile ağır geldi
bir zamanlar leylakların getirdiği bedenim

Devrim Murat Dirlikyapan

nereye dönsem yüzümün acıyan kalbine
akıyor, üşüdüğüm her sela. sonunda herkes,

ah,yenilir içindeki çocukluğa.

hiç kimse yoktu,kör oldum.çocukluğumun
ürkek elleriyle bir ip gibi dolandım boynumla,
çıplak ve soğuk gecesinde ölüme, defterimi
kapadım.öldüm çünkü her çocuk gibi
kaçırdığım o saklı fotoğraflarda.suları
yorumladım,telaşlı bir tutkuyla geldim bir
nehrin kendine döküldüğü yere .çocuktum
çünkü unutulmuş her çocuk gibi eksik,

ah, unutulmuş her çocuk gibi nezir.

Metin Kaygalak

çocuk
güzel anılar gibi hüzünlü
hüzünlü şarkılar gibi güzel

Cemal Süreya

Şimdi hepsi birden— uzaktan uzağa —
Bir çocuk ağlaması gibi
Her şey bir çocuk ağlaması gibi
Her şey, ama her şey
Bir çocuk ağlaması gibi
Her şey, her şey, her şey.

Edip Cansever

Yeniden yaşamaya başlamadan önce
Adam olmanın çaresine bakmalıyım
Bu haytalığın sonu yok.
Bi şeyler yapmalıyım
Kahvecilik ederim hiç değilse
Avazım çıktığı kadar “Şekerli Biiir” diye haykırırım
Bana varmayacaklarını bile bile
Kızlara evlenme teklif eder gönüllerini alırım
O da mı olmadı tutar çocuklara masal anlatırım
Ben de, bir işe yararım elbet
Değil mi ya ben de insanım
Yalnız işte yeniden yaşamaya başlamadan önce
Abaza çekmeyi bırakmalıyım.

Can Yücel

sesini öperim çocuk
yüreğinin, kirpiklerinden sızan
o dilsiz ince türküsünü
öyle mahzun durma ne olur.

Şükrü Erbaş

kaybettik durmadan, aşk da kazanmadı hiçbir şey
çünkü sen nazlı bir çocuksun ey aşk!

Mahmud Derviş

Gün günden çoğalırken içi boş bir ev şimdi şehrim
sokaksa, kimi kimsesi kalmamış
çocuk
bakışlarında yağmur.

Oya Uysal

Rastladınız mı hiç kalbinizde ki gömülü sevdalara
Zamanla örülü ve artık imkansızlıkla örtülü o aşklara
İlk kimi gömdünüz ki oraya lise aşkınızı mı? yoksa çocukluk mu?

Sertaç Öner

İçimizdeki çocuk çok düş kurmuş çok bunalmıştır
Yalnızlığımız kadar büyütürüz küçücük bir ışığı
İçtenlikten başka metaımız yoktur dünyaya karşı
Bir ses, bir dokunuş…Öder dururuz ömrümüzle
Pahasını ancak bizim bildiğimiz bir mutluluktur bu

Şükrü Erbaş

yaktın masum hırslarını geliyorsun
şehirden bir çocuk sevdin yine

Cezmi Ersöz

İnanmak, ah, bir çocuk saffetiyle inanmak…

Yaşar Nabi Nayır

ey hüznü yüzünde gülücük diye taşıyan kız
hep kendine mi saklarsın çocukluğunu

Kadriye Yılmaz

Bütün gece seviştiler
Kilere giren iki çocuk gibi

Erdal Alova

Serseri bir çocuk
Üç aylık bir suç tasarlıyor

Necati Cumalı

bir iyi geceler öpücüğü dudaklarıma
bir sarılış çocukluğuma
her şey iyi olacak diyen sesin kulaklarımda
kahretmesin../..inanıyorum sana

Pelin Onay

Şimdi hangi kitaplardan
Öğreneceksiniz onu,
Gelmiyorsa bazı şeyler
Çocukluktan geçerek.

Behçet Necatigil

öcalınmazsa çocuklar bile birden büyüyebilir

İsmet Özel

Ve çocuklara bile zorlukla gülüyorum
Ve açmıyor içimi çiçekler renkleriyle
Anlamalıyım artık: yaşadın yeterince!

Victor Hugo

“kendisini kırmayan çocuğa aşık olur oyuncak
ve değil mi ki aşk
oyuncak sanıp yatağımızda sakladığımız
içi bencillik dolu bir silah”

Akgün Akova

Uzun süre önce emekli oldum, oğlum yanımdan ayrıldı;
Geçen gün onu aradım.
“Eğer bir mahsuru yoksa seni görmek istiyorum” dedim.
“İsterdim baba, eğer zaman bulabilirsem” dedi.

“Biliyorsun yeni işim çok karışık ve çocuklar nezle,
Fakat seninle konuşmak gerçekten güzeldi baba,
Seninle konuşmak çok güzeldi”.
Ve telefonu kapattığımda,
Onun bana benzediğini;
Oğlumun benim gibi olduğunu farkettim.

Harry Chapin

Aşklar, dostluklar, bir arada olmalar
Hangi birine yetiş, geçtim, öderim.
Eşler, çocuklar, ölmüşlerin yakınları
Sonradan katılanlar, kaçtım, öderim.

Behçet Necatigil

Kendi nüfusumuza geçirir gibi,
çocukluk fotoğraflarımızı çalmıştık birbirimizin albümünden

Murathan Mungan

Bir gün olur, hepsi biter
Endişeler, o
çocuk üzüntün
Hepsi biter.
Aydınlanır senin için geceler, güneş gibi görünürsün.
Biraz sabır, küçük
çocuk, biraz sabır!
Ama Allah’ın koyduğu yerde
Yıldızlar daima yalnızdır.

Behçet Necatigil

Bir çocukta bir kadın hayaleti mi
Bir kadında bir çocuk hayaleti mi
Yalnızca bir hayalet mi yoksa.

Edip Cansever

bazı şeyler… bir gün ansızın kaybolur gider
bulunmaz gibi değil, çocukluğumun gömüldüğü arka odalar,
-oğlum, seni aynalardan derledim;
görünmez adam masallarıyla avunma!
nerdesin baba?

Mustafa Erdem Özler

Düşlerim
karanlık dehlizlerde kaldı,
çocukluk defterlerimin yapraklarında.

Cevat Çapan

sesim bırakıp giderken beni
içimin depremlerinde bir çocuk
asum ve gürültülü susuyor

Müştehir Karakaya

Yeniden başlayabilseydim,
ilkbaharda, papuçlarımı atardım.
Ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayakla.
Bilinmeyen yollar keşfeder, güneşin tadına varır,
çocuklarla oynardım, bir şansım olsaydı eğer…
Ama işte, 85′imdeyim ve biliyorum…
Ölüyorum…

Jorge Luis Borges

şimdi, söyle ali
çocukluğun bu yıl kaçına bastı?

Tuğrul Asi Balkar

o bendim, beni unutma
diyen sesinin çınlamasıyla şaşkın
ellerimi tuttuğunda uslu bir çocuk
gözlerini kapayınca karanlıkta kalan
o bendim
bir düşten uyanmışçasına sersem
bir güle baktıkça solan
bir serçe salıverince köle
aklı hep o şarkıya takılı
gider mi gider gitme desen de

Tuğrul Asi Balkar

sürerse sözüm sürer, masal mı o çocuk şimdi.

Tuğrul Asi Balkar

Beni bir ırmağın kenarında bıraktılar
Her acının bir ömrü var, dedi yaşlı çocuk…

Şehirlere uğrayan mevsimlerle dolaş
Burada taşlar bile tanıktır yalnızlığımıza
Kuşlar, dönecek bir gün
Ve bir kayanın üzerinden izleyecek,
Birbirine yaslı çocuklarımızı…

Şimdi günlerimiz, gecenin içinde ‘çıt’ sesi…

Hayriye Ersöz

Sonsuz dünyaların kıyısında buluşur çocuklar. Rüzgâr,
yolu olmayan gökyüzünde gezinir, gemiler batar izi bulunmayan
sularda. Sonsuz dünyaların kıyısında, o büyük buluşmaya koşar
çocuklar.

Rabindranath Tagore

Dün gece ay doğarken
Ormanda ışıkla oynaşan
Bir mor menekşeydi çocukluğun
Keşke o gün koklasaydım seni

Vecihi Timuroğlu

Bir el, son bir kez uzanırsa kâğıtlara
Yazacak ne kalmıştır yaşama ilişkin?
Gitgide kendini biraz daha deşen şiir
Turuncu bir sokakta koşan çocuklara
Şimdi hangi anının büyüsünü sunabilir?

Ahmet Erhan

sahile götürmeli çocukları, insanlar benzemeli birbirine
uzaktan geçen gemiler ilk gençlik yıllarım
demeli baba sigara dumanından bir mask suratında
yaşlanıyorum, çünkü korkuyorum diye sayıklamalı anne
kızımın kalbini karartacak gemiler ufukta
deniz gözlerini alıyor, çocuklar
çocuklar yeni bir iftarın eşiğinde
şehrin dişlerinde bir kamaşma deniz,
deniz tuzla uyandırılmış havva

Ahmet Murat

Çocuklara masallar anlatırdım
Aşkınla saklambaç oynar
Aşkınla sobelendirdik
Seni anlatırdım
Bin çocuk başı ruhuma uzanır uyurdu
Bin çocuk rüyasına sızardı senin güzelliğin

Gassan Satar

ne bir şarkıya nefes kaldı onda
ne rabbin dağlarına heves.
bütün çocuklarına gizli gizli ağlayan
bir kolun sancısı oldu zamanla.
sabaha karşı, mağlûp trenlerin
sararmış istasyonlara yanaşması gibiydi babam.
herkesin kulak kesildiği bir salâ oldu sonunda.
unuturum diye düşünürken
mürekkep oldum ona:

Kemal Varol

çocukluğun tutmuş da yine aşık olmuşsun
sanki bana, sanki ah, sanki olur a

Haydar Ergülen


yoksulların çocukluk fotoğrafı az olur

Portatif Zenci

Akşamdır. Çocuklar el ele tutuşup
Dönerler artık okullarından…

Ahmet Erhan

nasıl da zor sevgi aramak resimlerde
bir çocuk olsam kolaydı ama../..büyüdüm

Pelin Onay

Eğildim öptüm yıkık alnından
Uzaktın, kıyamadım sessizliğine
Biraz daha dedim içimden, biraz daha;
Gün olur, onuru güzel çocuk
Acı da yakışır insanın yüreğine.

Şükrü Erbaş

çocuklar kızmazlar bana gidersem
susarlar derslerde -bu iyi- denklem çözmezler
fatih istanbul’u alır mı bilmem
ama maveraünnehir dökülmez!

Altay Öktem

Ne iş ne güç, ne çoluk çocuk
Eylese eylese beni kararımdan -olmaz ya-
Bir kadın eyliyebilir.

Turgut Uyar

kar yağarken serçeleri seyrettim
çocuklarım geldi birden aklıma
sabırsızlanıyorlar büyümek için
gelmeyin,burası derin!

İbrahim Tenekeci

Sözgelimi
bir cenaze törenine
katılır gibi yürüyorum sokaklarda
ve iğneyle tutturulmuş
çocukluk fotoğrafım
gülümsüyor ceketimin
yakasında

Sunay Akın

Ezilmiş bir çocukluk benimkisi
bir iskelenin
vapurların yanaştığı yüzüne asılıdır
üç tekerlekli bisikletimin
lastikleri

Sunay Akın

hiç yaşlanmadı bana bütün ana dillerden kar toplayan çocuklar.

Ali Ayçil

Bir güzel kanattım öptüğüm dudakları: yanılgı
Paslanmaktan tedirgin demirden bir at
Çocukluğumu yeni zamanlara taşıdı

Baki Ayhan T.

Çoğumuz yetişkin yanlışlarızdır aslında
Katı, güvensiz, kibirli…
Çocuklar yaşar yanıbaşımızda
Gizlice koruyarak güzelim bir sevgiyi.

Narin bir duygudur taşar içlerinden
Karşılıksız henüz ve hazır bağışlamaya.
Soralım kendi kendimize bazen:
Layık mıyız çocuklarımıza?

Ataol Behramoğlu

I
Ne zaman bir çocuk ölse
gözü evlerinde
annesinin kavurduğu
helvada
kalır

II
Yoksul bir çocuk görsem
yağmur altında üşüyen
köprü olmak geçer
hiç değilse
içimden

III
Her akşamüstü oyuncakçı
camekanından
çocuk ellerinin
izlerini
siler

Sunay Akın / Çocuk Ve Hüzün

ve kısa pantolonlu bir çocukluğun dizleri neden hep kanar
bir de bunu ekleyin

Orhan Alkaya

Çocuklar acıları paylaşmaz demiştim omuz silkerek
acılardır paylaşan çocukları
gün geldi paylaşıldı acılar
çocuklar paylaşıldı

İsmet Özel

Çarmıha gerildiği yaşta İsa’nın
avuçlarımdan tutan
iki çocukla çiviliyim yaşama
aşk bardağını çalkaladığım su olmak
kırılacak eşya taşıyan
bir kamyon gibi gidiyor Ağrıma

Sunay Akın

soğuk ve şehirlerarası
otobüslerde vazgeçtim
çocuk olmaktan
ve beslenme çantamda
otlu peynir kokusuydu babam…

Yılmaz Erdoğan

bu gece susmaya gelsem sana
sıcak bir düşün terine
ayaz yedim bütün gün
bana şarap versen
kırmızı pembe beyaz
içimde küskün bir çocuk var
usulca örtsen üstümü gözlerinle

Zeynep Uzunbay

seni, öyle haksız, öyle mızıkçılıkla
oyundan çıkarılmış bir çocuk
gibi gördükten sonra, dostum,

Cahit Koytak

yaşam belki okuldan dönen bir çocuktur,

Furuğ Ferruhzad

Çocuklar kalır bölünmelerden geriye
yetim çocuklar; ana dilleri öfke

Dilek Kartal

aşağı kattaki teyze çiçeklerini
canı gibi seviyor çocuk gibi bakıyor onlara
ama biz bahçede oynarken horluyor bizi
çiçekleri gibi davranmıyor çocuklara

Eray Canberk

bayramlık hayali kurar çocuklar bitişik odada

Dilek Kartal

Ey ölüm
Bekliyorum seni
Bir çocuk gibi bekliyorum
Dayanıp alnımı
Dizlerime…

Gökhan Akçiçek

Yüzünde son gülümseme kaybolurken çocukların

Erdem Bayazıt

Sonra gittin.
Çocuk oldum bir daha, ağladım.
Kaç şiir, kaç kere sular altında kaldı.
Kitaplar, aşk, her şey.
Herşeyi son bir kere daha kurtaramazdım.
Keşke nane şekeri gibi mentollü bir buluttan doğaydım
Sonra gittin.
Beyaz bir küf büyüdü evde, tersten yağan kar gibi.
Keşke dünya toz şekeri ile kaplı olsaydı.
Çocuk oldum sonra ağladım, yağmur bile beni ayıpladı.
Söz dedim, söz verdim.
Yüzüme bir daha çiçekli masa örtüleri sermeyeceğim.
Sokakta kuş ölüsü bulmuş çocuk gibi ağladım.

Didem Madak

üçbin yılın cemresi düştü
teki benim olmayan
bir daha düşerse
/çocukken inandığım gibi/
gökten bağrıma bir kor
düşse düşse düşecek
/Bütün cemreler düştü mü çocuklar/

Murat Kapkıner

yalan da olsa çocukluk girilir çıkılmaz bir ırmak olsun, aramızda kalsın, ben sizi seviyorum

İsmail Kılıçarslan

Ey sen!
Düzene düşüp aşka küsünce
Oyuncaklarını toplayıp giden çocuk…
Hala eski aklında mısın?
En sevdiğin turuncu trenin
Bende kaldı…
Farkında mısın?

Esra Güzelipek

eğilmiş, çiçek toplayan bir çocuk bulsam…

Turgut Uyar

çimenlerine yatıp yuvarlandığımız,
izi çıkar unuttuğumuz çocukluğun;
anılara sürünüyor evin kedisi, büyüdü!..

Hüseyin Atabaş

hislerimin uzağına düştüm, şimdi çok üzgünüm
şimdi çocukluğumun uzağına da düştüm
daha da düşersem diye korktum

Küçük İskender

İyileşmez çocukluğum yüzündendir
Bu dalgalar arasında gidip gelişim
Bilge ve güngörmüş martılarla
Benim işim sevinç aşk bana göre
Hele gün başladı mı sancılanmaya
Başıma gelenlerin hemen hepsi
İyileşmez çocukluğum yüzündendir

Afşar Timuçin

Gözlerim çocukluk fotoğraflarında mı kaldı
Yitirdim mi yoksa masumiyetimi?

Murathan Mungan

Şimdi biz neyiz biliyor musun?
Yıkıntılar arasında yakınlarını arayan öksüz savaş çocukları gibiyiz.
Umut ve korkunun hiçbir anlam taşımadığı bir dünyada
Bir şey bulduğunda neyi, ne yapacağını bilmeyen çocuklar gibi

Murathan Mungan

Kalbim! Neden ben?
Son çocukluk resmimi de bir yabancıya gönderdim.

Didem Madak

can erikleri boşaltıyorsun eteğinden
zambaklar
çocukluğumun giyilmemiş çamaşırları gibi
annelerin arada bir açtığı hülya sandıkları
anıların kokusu var onlarda

Arif Ay

evet, evet
buydu işte
benim istediğim,
isterdim hep bunu,
hep istedim,
dönmek istedim tekrar
bir çocuk gibi
doğduğum bedene.

Allen Ginsberg

Sen miting alanlarında bile
inceden bacılarını kesen çocuk
şimdi harbi harbi ‘kahrolsun (mu) amerika’ya?
Sen camı açık unutsa başı ağrıyan çocuk
Devrim deyip de güldürme lan beni!

Muğayir Muharip

Bulduğu her parayla bakkala koşan
Bir çocuk olarak karşındayım, benim
Aldığım en büyük hazzı
Seninle paylaşabilirim

Müşir Fuat

kendi küçük kanatlarımı deniyorum

belki takıp peşime bir turna sürüsünü,
bir sözcük katarını,
bir gün geri getirebilirim diye
onlarla birlikte,
çocukluğunuzu, geçmişinizi,
yaşlandıkça alçalan, daralan,
git git mezara benzeyen evlerinize.

cahit koytak

çocuklar
kurtulamazlar yanaklarına konan yaradan
olmadık anda bırakılırlar
sonra
nice sonra
hatta bazen karanlıklarına uzanırken kadar sonra
üzerinde gözyaşı izleri
senelerin izleri ile yol yol kalmış yanakları
mahzun yayılır
ancak görünür güzel dişleri

ve ‘kuşlar da kaderle uçar’

Cahit Zarifoğlu

Koynumda özleyişin kusursuz ürpertisi
güvercinlerim
ve ömrüm sıra huylarıma dolaşan
çocukluk günlerimdeki telaş
ah, sadece şiirle yaşasaydım
giziyle düşteki ışıltının
dallara kuşlar ve sincaplar kadar yakın
gülüşleri dolunnay
öpüşleri sarmaşık
güzelimi her sabah
salkım salkım leylaklar
yağmur ve gonca kokusuyla anarak…

Nihat Behram

çocukluğunun masal küresinden sökülmüş
ülkelerini bir bir geçir madeni ipten
ve bu afyonlu çağın mabedinde tesbih çek

güle ve aşka veda

güle ve aşka veda

güle ve aşka veda.

Ali Ayçil

sessizce ölür sana yazdığım birkaç dize.
duymayınca söylediklerimi (gök)yüzün
âmâ çocuklar derelerde yıkanır,
güneş yüzünü kavurur bir ekincinin,
eski bir ağıt yakar ölülerden bir kadın,
kırılır ismine yazılmış tüm abideler,
çocuklar kırkında dilsiz düşüp ölürler bir bir…

İbrahim Halil Baran

işte yeniden giyiniyor kendini çocuk
bir çiçek gibi kopardı başkalarına uymıyan
yanlarını
kendini üstlemişsin var olmak için susmalar köprü
çocuk çocuk sana bir aşk gerek

Arkadaş Z. Özger

doğuya bakan yüzünle bak bana
ve kalbimin bir porselen gibi olduğunu
hiç unutma. çocuk gibi olduğumu
söylemiştin zaten.çocuk gibi yazdığımı
biliyorum bu kitapta
kırmızı mürekkeple boyanmış bir
çocuk başı uyuyor kalbimde.

Lale Müldür

karşıdan karşıya geçerken
eli bırakılan çocuklardık

o insan kalabalığındaki
son gülümsemesiydi annemizin

sonra hangi tarafa geçsek karşıda kaldık!

Zafer Ekin Karabay

-Ah, aşkların çocuk bahçesi
Neden ömrün çok kısa-

Edip Cansever

Elimi sallıyorum içimden
Buruk içimden
Belli belirsiz.
Yaşlı bir çocuğum ben, çocukların en yaşlısı
Ağzımda sakız tatlısının hiç eksilmeyen tadı

Edip Cansever

Bana ders vermeye kalkma ben dersimi
yıllar önce tek başıma çizgi film izlerken aldım.
Çünkü annesi çok meşgul olan çocuklar
oturup tek başlarına çizgi film izlerler.
Bana empati yapma çünkü annem,
Annem empatinin ne olduğunu bilmiyor..

Ali Lidar

kendini yalnız bir çocukluktan büyütenler
terk edilmek,
bütün çocuk arkadaşlar dağılınca evlere
beklemektir bir anneyi

Betül Dünder

düşlerinin içinden geçecek
uzun kanatlı kuş sürüleri diliyorum sana
ve severken seni,
sevdikçe seni
hep çocuk kalacağım, biliyorum.

Akgün Akova

Tanrının hüzünlü çocuklarıyız
Gözlerimiz yıldızlarla akraba
Sonsuz küçük şarkılar bahçesi ağzın
Uçurum şiirler baladı ağzın
Hercai düşler, esrik hayatlar ruhun senin
Hepsi ve her şey tuhaf ve yorgun şimdi
Yokluğum seni üzmesin
Gecenin alnına sür atını
Hayat seni korkutmasın
Uçabildiğin kadar uç
Ve şu benim çocuk yüzümü unutma…

Engin Turgut

Şimdi hiçbirinden eser yok
Gitti o geceler o cenk kitapları
Dağıldı kalelerin önündeki askerler
Çocukluk güzün dökülen yapraklar gibi

Sezai Karakoç

sen bu şarkıları söylemezsin ayşegül
çocukların ömrü çiçeklerinki kadardır derdin ya
Ganj’ın kenarına oturmuş ağlarken kathya
sen dilini kanatan şarkıları söylemezsin
hayat bilgisi kırık çocukların
yani hangi ırmağın hangi denize döküldüğünü
bir türlü sökemeyen
ve yağmurlu günlerde
bisikletleri aşklara toslayan çocukların
şarkısını sen söylemezsin.

Kemal Sayar

Ya siz,
Nasıl bilirdiniz çocukluğunuzu ey cemaat?
Nasıldı
Öldürdüğünüz birinin cenaze namazını kılmak?

Didem Madak

Çiçekler suladım her günbatımı
Çocuklarla konuştum hüznü unutturan
Yalansız hilesiz sevdim seni
Çiçekler çocuklar ezgiler içinde

Ahmet Ada

bilinçaltına eğilip
üstüne yeni doğan güneşin vurduğu
içinden akan denizi gördüm
içimdeki çocukluğu aldırdın

Ümit Aydın

Ürkek adımlarıyla uğrun usul
Gelip sıralı sırasız
Karanlık kıyılarımda duran çocuk…
Örseli duyarlığımdan kalın örtüleri
-Kaba örtüleri, kara örtüleri-
Kaldıran çocuk…kaldıran çocuk…
Herkesin gerçeği kendine biricik
Bir beni söyletip de böyle kısacık
Bu yağma yürek, bu talan sevgi
Bu ucuz ten pazarını
Yazdığını sanan çocuk.
Herkesin gerçeği kendine acı
Herkesin acısı kendine biricik.

Şükrü Erbaş

Nasıl anmazsın o çocukluk günlerini!
Dalda bülbülü vardı, gökte beyaz bulutu.
Annem vardı, babam vardı.
Bahçemizde, ılık, uzayan günlerdi yaz,
Bir beyaz âlemdi kış.
Başkaydı günesi, böyle değildi ayı.
Artık istemiyorum yaşamayı!
Bir gün ver bana Tanrım,
Ta çocukluğumdan kalmış…

Ziya Osman Saba

 
İnsanın dönüp döneceği yerdir Çocukluğu için yorumlar kapalı

Yazan: 19 Mart 2014 in Berceste, Bercestem, Şiir

 

Etiketler:

Şiir/lerde Çocukluğumuz

Annesi gül koklasa, ağzı gül kokan çocuk;
Ağaç içinde ağaç geliştiren tomurcuk…

Necip Fazıl

Bando gelse de, gelmese de çocuklar gelecek yanıma,
meraklıdır ölülere çocuklar.

Nazım Hikmet

çünkü Zeynep diye bir kız çocuk
“canavarın zamanı yoktur” demişti
yıllarca araştırdım bulamadım aslını
belki de haklıydı, kimbilir

Turgut Uyar

Gözlerim çocukluk fotoğraflarında mı kaldı

Murathan Mungan

“Dostça gülümsedi. Bu gülümseme sanki bana değil de çocukluğuma gitmiş gibiydi.”

Romain Gary

özlüyorum pişirdiği ekmeği kahvesini
dokunuşunu
çocukluğum büyüyor içimde
günden güne.
göz kulak oluyorum kendime
ölürsem çünkü
utanırım annemin gözyaşlarından

Mahmut Derviş

başını cama dayayan çocuk hoşçakal
ben burada kalıyorum güneşin altında
anteni çıkar radyonu aç düşlerini unutma

Ahmet Güntan

kocadım, geri ver çocukluğumu anne
eşlik edebileyim diye
küçük serçelere
…dönüş yolunda
senin bekleyiş yuvana. 

Mahmut Derviş 

Çocukluklardı bilincimin iskeleti
Çocukluklar mutfakta unutulan annemdi
Çocukluklar sarı ışıkların uzak odalarında
Çocukluklar yüklemi ertelenmiş cümlelerdi

Süleyman Unutmaz

biz iki çocuktuk, şimdi çok eski
isimler gibi hatırda dursa da dile gelmeyen
şiirler gibi kimse anlamayacaktı zaten
bizim birbirimizden ne anladığımızı

Haydar Ergülen

biz iki çocuktuk, iki arkadaş
birbirimizden başka kahramanımız yoktu
gözlerimiz arkadaşlıkla dolu dolu
çıkıyorduk filmlerden, romanlardan da
sessizce yürüyorduk birbirimize çıkan
içimizdeki en uzun yolu

Haydar Ergülen

Bahçede çocuklar vardı
Çocuğundan öptüm seni

Cemal Süreya

Tek çocuk olduğum günler gibiydi. Yaz tenhası cami
avlusunda o öğle saati, annemin tabutuyla ..

Sennur Sezer

Çözülüyor ruhundaki sıva, dökülüyor duvar 
derin bir oyuk açılıyor içindeki mağarada 
yıkılıyor kalbini koruyan oda, oradaki vaha 
dönüşüyor güven duygusunu yitirmiş bir çocukluğa

Yücel Kayıran

tahrip gücü yüksek bir çocuk
hayatı budama peşinde şimdi.

o’na anlatmaya çalışıyor hâlâ;
birbirine sarılan iki uçurtmanın
bir daha asla uçamayacağını…

Özge Dirik

Annesinin dizlerinin dibinden
hiç ayrılmayan
uslu bir çocuk gibidir
limandaki deniz
ama sokağa çıkıp
dalga olmak geçer
yüreğinden…

Sunay Akın


“…ve her şey bir kader iledir.”
ey atını uçurumlara süren çocuk
terkisinde taşıdığın rüzgarla
acının ağacından “toy bir yaprak” düşürdün

Arif Ay

ben, bir afgan, bir ıraklı; filistinli bir anne…
çocuğumu öldürürler; tanrı esirgemez; niye?

Gazze Avazı

Annenin yüzünü hatırlarsın bunaldıkça
Anneler, Allah gibi ancak bunaldıkça hatırlanır

İlhami Atmaca

sanki bir çocuk
daha ilk gülümsemesiyle birlikte yaşlanmıştır

Furûğ Ferruhzâd

Adam dalı en nihayet bir çocuğa verdi.
Çocuk dalı, dal çocuğu kucakladı.
Ortada ne dal, ne çocuk, ne el kaldı.
Adam, memnun, mesut, dudaklarında bir ıslık, çekip gitti.
-Kim bu adam ya…

Mustafa Kutlu

Zamanla değişir
Büyür insanlar
Rüyalar çocuk kalır…
Oysa, yaşlanmak vardı seninle
Ve paylaşmak tüm yaşamı
Sabahı birlikte karşılamak
Birlikte yaşamak akşamı…
Başaramadım sevdiğim,
Bağışla…
Sevdalar çocuk kalır…

Suna Tanaltay

Aşk çok eski bir şeydir sevgili.
Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer.
Sevdiğimiz insanların çocuklukları da…
Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer.
Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider,
hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya…
İnsan bazen nedensiz yere umutsuzluğa kapılır.

Cezmi Ersöz

Görsem çocuklarını şimdi diyorum
Bakamam yüzlerine çaresiz
Bana bakar çocuklar sessiz.
Çocukları gözlerinden tanırım
Biliyorum, hiç birşey bilmezler ama
Bakamam, utanırım

Yavuz Bülent Bakiler

ve aşk, aniden yola fırlayan bir çocuktu.

Furkan Çalışkan

Bülbülden kanaryadan geçtin
Bile bile girdin – labirentin
Bir sır yüklendin – dörtnal
Ak çocukluğun
Ak gençliğin toprakları

Cahit Zarifoğlu

Allahım
Yol boyunca
Bırakma elimi
Düşerim sonra

Cahit Zarifoğlu

Bedir efendi durdu selayı dinledi – Kim’ola –
Evlerden yarış atları gibi çocuklar fırlar
Daha ilk namesinden alırlar ölüyü
Burunlarıyla kim ölmüş sorusunu soluyarak
Yokuşlara bir nefeste bayılırlar
– Öyle bir çocuk tanıdım
Karşılışınca başka çocuklarla hızlandı

Minarenin kapısında bir çocuk halkası
Müezzinle inecektir ölü
Ölü çağırır çocukları alıştırır camiye
Ve ölüyü eve ulaştıran çocuk
Kutlu çocuktur
Taşıdığı haberle masum onunla dopdolu ve büyük
Ölü adı taşıyan çocuklar dönüşlerinde

Cahit Zarifoğlu

Bulutların ipek gölgesi
Çocukların yüzünde hışırdıyor.
Çember çeviriyorum çocuklarla beraber
Elime çember almadan.

Cahit Sıtkı Tarancı

yaşamak dediğin anlamlı bir sıkıntı
ve yıkılmak elbette bir çocuk hırpalanınca

Veysel Çolak

Orda elinde bir simitle ,ufak,
süzgün bir çocuk,çocukluğum işte;
Nasıl kaçıyor benden, nasıl bir bak,
Yaban domuzu görmüş gibi düşte.

Ahmet Muhip Dranas

Büyüyen bir his var şu ıssızlıkta çocukluğumu hatırlatan
bir koşma isteği… Uzun uzun

Mehmet Yaşın

sevilmeye muhtaç bir çocuk gibiyim sokak aralarında
adımı kim haykırsa sarılacak gibiyim

Pelin Onay

Çocuk düşerse ölür çünkü balkon
Ölümün cesur körfezidir evlerde
Yüzünde son gülümseme kaybolurken çocukların
Anneler anneler elleri balkonların demirinde

Sezai Karakoç

Sokakta ayaküstü
Konuştuk ordan-burdan
Evlenmiş, çocukları olmuş
Bir kız, bir oğlan

Behçet Necatigil

Az yanımda kal çocukluğum,
Temiz yürekli uysal çocukluğum…

Ah, ümit dolu gençliğim,
İlk şiirim, ilk arkadaşım, ilk sevgim…
-Doğdugum ev. Rahatlıyacak içim duysam
Bir tek kapının sesini.
Arıyorum aklımda bir ninni bestesini…
Böyle uzaklasmayın benden, yasâdığım günler.
Güneş, getir bir bayram sabahını.
Açılın açılın tekrar
Çocuk dizlerimdeki yaralar,

Ah, ümit dolu gençliğim,
İlk şiirim, ilk arkadaşım, ilk sevgim…
-Doğdugum ev. Rahatlıyacak içim duysam
Bir tek kapının sesini.
Arıyorum aklımda bir ninni bestesini…
Böyle uzaklasmayın benden, yasâdığım günler.
Güneş, getir bir bayram sabahını.
Açılın açılın tekrar
Çocuk dizlerimdeki yaralar,

Ziya Osman Saba

Ah! haksız yere hırpalanmış sahipsiz çocukluğum.
Birer deniz feneriyken karanlıkta anneler
fırtınada kaybolan bir gemiydi henüz zaman
fırtınada bir gemi,
bir gemi kâğıttan.

İçine ağlayan içli bir çocuk gibi incecik bir yağmurla
indi akşam.

Oya Uysal

Anılarımdaki güllere bakılacak olursa
Aylardan mayıstı ve biz çocuklar,
Bakakaldık ardlarından, olanlardan habersiz,
Ama bir şey kopuyordu sanki içimizden,
İşte bu duyguyla uzun uzun el salladık.

Öğlene doğru ninem döndü,
Daha da kocalmış,
Babamla annem döndü,
Gözleri hâlâ nemli.

Şimdi sormanın vakti değildir diye,
İçimde büyüyen çocukça bir merakla
Bekledim, bir şey sormadım kimseye.
Halamla oğlu gelmediler o gün,
Gelmediler…,

Suat Engüllü

şairlerin ölüm çiçeğidir zambaklar
(zambaklar) çocukların karbeyaz uykusudur
senin -mutrıplar mutrıbı- gönlün bunları çalmaz

zambaklar gün gelir şairlerin başucuna sokulur

Adnan Özer

bir çocukla geçirdim
en son gecemi
yağmurun şarkısını öğretti bana
kayanın yalın ışıltısını

Zeynep Köylü

Kapanmaz yağmurun açtığı yaralar çocuklarda.

İsmet Özel

babası erken ölen her çocuk gibi

Jan Ender Can

Geçen gün bir kadın gördüm,
Kucağında bir çocuk vardı.
Yüzü kehribar rengindeydi.
Ne oldu sana bebek dedim
Noldu da böyle zayıfladın?
Çocuk yüzüme bakıp güldü.
Geçen gün bir çocuk gördüm
Yüzü kehribar rengindeydi.

Cahit Külebi

yerimi çocuklara veriyorum
parklarda ve otobüslerde
çocukları büyüklerden çok seviyorum.

Şükrü Erbaş

Ben şiir yazmazsam
Yitirir dilini içimdeki çocuk,

Şükrü Erbaş

sahil boyu yürüdüm sanki
dudaklarıma takıldı bütün eski şarkılar
fasıl muhabbetlerinde sabahlayan çocukluğumu hatırladım

Pelin Onay

Son çocukluk da bitmişti ömrümde

Adnan Yücel

Evimizin bahçeye açılan avlusu sanırdım hayatı…
yeşillere boyanmış masum çocuklardandım.
kaybettim yaşarken ben birkaç rengimi
giydim erken erken üzerime dar gelen grilikleri
ama umudum var…
biliyorum ki ben bulamasam bile renk çemberimi
dönüp bir gün o çember bulacak beni….

Akide Ufuk Türkelli

Bir ömürde kaç sokak izi kalır geriye
Saçlarımın ıslaklığından anlıyorum
Orda bir çocukluğun yağmuruna varılır
Karpuz kokusu uğurlar sizi görmezsiniz
Her sokak aslında bir patikadır

A. Hicri İzgören

Ayağı kayan bir çocuk
Kadar şaşkınım, bilemedim

Ahmet Telli

Göynü çocuklukta kalan ben varım,
Aşkım öğrenmedi günah olmayı..

Faruk Nafiz Çamlıbel

bizler için hala biryerlerde çalınan
sis çanları var
belki bir gün buluşur diye
aynı ormanda kaybolan çocuklar

Murathan Mungan

artık çocuk değiliz, susarak da bir şeyler diyebiliriz

Hasan Hüseyin Korkmazgil

Bir sesim vardı gölgenden ikmale kalan
Biliyorum, büyük çocukluktu birbirimizi sevmemiz
Ne güzel çocukluktu
Büyük çocukluktu yaptık işte

Küçük İskender

hüzünlüdürler ırak’a giderken kaçakçılar
çoğu çocuk ekmek peşinde namus uğruna
katır kervanlarında dönüşler sevinçlidir
sıcaklaşmış eller yürekler kanatlanmıştır

abdurrahman adıyan

Benim kalbim bir ıslahevidir doktor.
Yetim bir çocuk durmadan azarlanır içinde

Kemal Sayar

Büyüyor elinde bomba
bombanın gerçeği yumuk çocuk eli
ama çocuk
aykırı görülür ölüme

Nuri Pakdil

eskiden olsa eteğimi çekiştirip
beni kandırırdı içimdeki çocuk
üzüleceğimi bile bile
gözlerine buzdan sarkıtları sen mi yerleştirdin?
ki artık ağlayamıyor bile
onu bu kurak duygusuz ve yeşili az topraklarda
her şey iyi olacak gibi asılsız vaatlerle büyütüp
hayata kazandırmam olanaksız
o çok sevdiğin korkularını
her mevsime açık pencerenden içeriye bırakarak
içimdeki her şeyden habersiz çocukluğumu yanıma alarak gidiyorum

Pelin Onay

Çözemediğim bir şeyler var hayatımda
Sanki ilk benim duyduğum garip anlatılmaz duygular
Sürse daha ne kadar sürer bu bilmiyorum
Ölümü ve hayatı yanyana düşünmesini ne zaman öğrenir çocuklar?

Ahmet Erhan

Şekere ve mazota inanan oğullar
Devlete de inanmışlardır mecburen
Her şey yeni bir spor ayakkabısı kadar çocuk
Bir sofrayı doyurmak kadar erkekçedir
Olsundur ve şükürdür
Oğullar çünkü
Kadere, nasibe ve rızka
Oğullar en çok, Allaha inanmışlardır

Dilek Kartal

düşümde gelincikler
içimde gencecik bir keder var
babamı düşündükçe oğlum geliyor aklıma
diyorum şimdi Fatih de beni anar
ama alışamadım işte benim de bir baba olduğuma
hala gençlik kokar bütün sokaklar
hala gözlerim çocuk
hiç böyle yanmadım şimdiye kadar
içimde gencecik bir keder var

Sıtkı Caney

İstanbul deyince aklıma,
Sait Faik gelir.
Taşında, toprağında, suyunda,
Fakirin fukaranın yanı başında.
Hey Allah’ım, en güzel çağında Sait’e
Dört beş yıl ömrün kaldı denir.
Sait, Sait olurda nasıl dayanır,
Mavi gözlü çocuk boş verir ölüm haberine.
İhtiyar balıkcı pis pis düşünür.
Bir zehir yeşilidir açılır.
Bir yeşil ki ciğerine işler adamın.
Bir yeşil ki kasıp kavurur.
Küçük mavi çocuk
İhtiyar balıkcı
Ve dilimize bulaşan zehir yeşili.
İstanbul çalkalandıkca bu denizlerde dipdiri,
Dilimiz yaşadıkça yaşasın Sait’in şiiiri.

Bedri Rahmi Eyüpoğlu

bir çocuk gülüşünde ya da eski bir türk filminde
farkında bile olmadan aklına gelebilirim..

Ali Lidar

Arada bir giderdim çocukluğumu bulmaya
Gitmek gelmiyor içimden büyüdüm artık

Abdülkadir Budak

Bir aşk nasıl biterse öyle bitti bu aşk da

Yürümeyi yeniden öğrenen felçli bir çocuk gibi
Sokağa çıkmalıyım şimdi ve çoktandır
İhmal ettiğim dostlara yeni bir adres bırakmalıyım

Ahmet Telli

Şanssızım diyemem ben kendi payıma
Oluyor böyle şeyler ara sıra
Sözgelimi okul kitaplarına girmez şiirim
Bütün çocuklar anlar da

Cemal Süreya

Benim suçum yok!
Bir çocuktan bir çocuğa geçen
su çiçeği gibi bulaştın bana!

Küçük İskender

pas tutmuş balkonlarından çocukluğumun
babam eve çağırıyor bizi

Derya Önder

Kimsesiziz kime gidelim
Yaralarımız var kime
Sıcak bir şey arıyoruz, kime
Merhamet istiyoruz, kime
Bağışlanmak istiyoruz, kime gidelim
Sorumuz ve cevabımız sen değil miyiz
Yorgunuz, kaybetmişiz, dalgınız, kırgınız, küsmüşüz
Bu çocuklar birer birer kaybolurken sisler içinde kime gidelim
Çok yürüdük yollar kayboldu yol bulduk sana geldik
Ne getirdin deme bize senden başka neyimiz varsa o bizim yokumuzdur
Geldik işte bunlar ellerimiz
Bunlar da ellerimizin büyük boşluğu

Mevlana İdris Zengin

 
Şiir/lerde Çocukluğumuz için yorumlar kapalı

Yazan: 19 Mart 2014 in Berceste, Bercestem, Şiir

 

Etiketler:

yuvasını bozduğum kuşların ahı desem çocuktum

yuvasını bozduğum kuşların
ahı desem çocuktum
hesabı olur mu, ölüm denilen uçta?

Salih Mirzabeyoğlu

bu gece sen beni çocuk say allahım…

Zehra Betül Ç.

Tenin cam tapınağı. Arzu kör__
elirse, tekrarlanmaz kalpte,
çocukluğun o beyaz sabahları.

Vural Bahadır Bayrıl

Bilemiyorum yıllardır neredeyim?
Hergün yediğim ekmek, susayıp içtiğim su,
Kolundan tutup gitmek istediğim kadın,
Yaşamak kaygısı, gök hasreti, ölüm korkusu,
Ve Rabbim senin adın!
Yıllar var ki içindeyim hayatın.
Anıyorum gençliğimi, özlüyorum çocukluğumu,
Fakat bilemiyorum yarını.

Ziya Osman Saba

bazı çocuklar doğar bilirim bazı çocuklar doğmaz
doğmayan çocuklar için bilmem ne yapsam

Turgut Uyar

Annemin sonsuz giysileri, bir telaşı bileyen tramvay….
Ben ne güzel çocuktum yalnızlıkların ardından!

Turgut Uyar

çocukluğum geçiyor aklımdan
serin gölgeler akşam üstleri uçurtmalar saklambaçlar
anımsa son oyunda bu yana bulunamadığını

Abdullah Eraslan

bir çocuk nasıl kandırılır
daha kayıtlara alınmış tek bir sevişmesi bile yoksa
kendini dolu dizgin inandırabileceği bir yalanı

Seyit Pelitli

Tabut kalın ciltli bir kitaptır
Senin de çocukluğun bir ceviz tabut muydu
Usulca bırakılan denize?

Hilmi Yavuz

işteo an özleyeceksin
eski sevgilini değil
pili bitmiş oyuncak ayını.
yanından ayırmadığın, yatarken sarıldığın saflığını
tel sarar kızıma tel sarar diyen babana benzemeyecek her erkeğin gözleri.
o küçük kız çocuğu değilsin artık
ama birgün sen de ağlayacaksın!

Ceyhun Yılmaz

Bir yerde aldanma da bitiyor
Masaldan sıkılan çocuğun gözleri

Müştak Erenus

Anam kanları kuruyan
Kavga ayıran bir kargı elinde
Kara ocağın taşlarına
İşaret koydu çocuklarını
Belinde gezdiren babamın
Beyaz yazılarla kazandığı adları

Cahit Zarifoğlu

yukarda dediğime bakma aslında
başarısız boktan bir kış geçirdik
kanımız bile doğru dürüst akmadı
bir sürü çocuğu öldürdüler

Turgut Uyar

yüzüme bakıyor arada bir
bekler gibi bir okulun dağılmasını
Söylemek istiyorum ona
saçlarımı geriye tarama hakkının
yalnızca onun olduğunu
ve okşanarak uyandırılmak isteyen
o eski çocuğun
hala içimde uyuduğunu

Nuri Demirci

en çok çingeneye kızdı hayatta
çocuk fallarda çıkmadıkça
saydı sövdü. suçüstü yakalandı

Arzu Eşbah

Ben kara gözlü bir çocuğum, kendime masallar anlatacağım..
Bir masala tutununca ellerim kanasa da,
Uyuyunca geçecek, biliyorum,
Kendimi dizinde uyutacağım…

Ali Kınık

Kimi zaman çocuğum,
Bir müzik kutusu başucumda
Ve ayımın gözleri saydam.
Kimi zaman gardayım
Yanımda bavulum, yılgın ve ihtiyar.
Ne zaman bir dosta gitsem,
Evde yoklar.

Metin Altıok

Şiir getirenlerin çok olsun çocuğum!

Can Yücel

Her şey şiirdir, uğultusu rüzgarın
Bir ırmağa usulcacık yağan kar
Her gece okunan bir dua çocuklukta
Gökyüzünde bölük bölük turnalar

Ataol Behramoğlu

bugünün çocuklarının
yaşayacakları pişmanlıkları taşıyorum içimde

Salim Çalık

çok eskiden kalma o mırıltı
çocuk yaşta öğrenilmiş bir dua
rabbiyesi silinmemiş yüzler arar
sevap yazmak için melekler

Suavi Kemal Yazgıç

Çocuklara müjdeler veriyorum
Babası cephede kalan çocuklara…

Fakat güç oluyor bu işler
Güç oluyor yalan söylemek…

Melih Cevdet Anday

Çok zor geçmişti çocukluğum bahsetmiştim sana
Annemin hep işi vardı babamın hep işi vardı
Çok ağlıyordu kardeşlerim hepsinden bahsetmiştim
Bunları anlatmıştım şikayet etmiyorum

Ali Lidar

bir dilek, bir dilek daha
dün geçti, yarın bir çocuk sevinci

Mahmut Avcı

kimsesiz çocukları alırsın soframıza
biter rızıktan yana korkumuz

Mahmut Avcı

Gecenin içinde bir yıldız, yitip gitmiş çocukluk gibi
Gecenin içinde bir yıldız, yitip gitmiş çocukluk gibi

Sapanım, kalkanım ilk aşkım, son aşkım ve aksamayan o eski
Yürek
Ben şimdi annemin çağrısını beklemesem de çocuklar gibiyim
Ben şimdi kendime yanaşıyorum, biraz ürkek biraz tenha.

Cafer Turaç / Gece Yarısı Başlayan Bir Hüzünle

Parka girmem yasaklanmış çocuklar korkuyormuş
Oysa herkes basıyor ben çimlere basmıyorum
Ali Lidar

Bir şair olabilirdim; 
çünkü nereye gidersem gideyim 
tepemde dolaşmasını istediğim 
ipsiz bir uçurtma icat etmekti, 
çocukluğumdan beri, en derinlerdeki emelim.


Cahit Koytak

Evden kaçmak için yolu geçmeyi
yapsa yapsa bir çocuk yapar.
çocuk değil ki artık
bütün gün sokaklarda sürten bu adam
üstelik evden de kaçmıyor.

Cesare Pavese

* nedir yaşlılık? 
iki yöne büyüyen bir bitki: 
çocukluğun şafağı 
ve ölümün gecesine.

Adonis

Tanrı, biz çocukken,
Yanımızda dolaşır.
Küpemize dokunur
Ve kolyemize.
Pabuçlarımıza ve kurdelamızın
Kızçocuk olmak kıvrımına girer
Saklanır.

Bejan Matur

Toz toprak içindeki çocuk erik yiyor.
Şimdi inandım baharın geldiğine.

Süreyya Berfe

Sevgiliye özlem bir bisiklettir
Öte yandan yoksul çocuk düşünde
O kadar özledim ki sevgilim seni
Bütün yoksul çocuklar bisikletlerde

Abdülkadir Budak

Ansızın oyuna başlayan çocukların
Sesleri kadar canlı ve huylu
Sevinçleri kadar taze ve acemi
Bir duruş kuşatır seni o zaman
Gözyaşları da çiçek açar

Abdülkadir Budak

Ustalık kazanılır; ama çocuk olmak yitirilirse, şiirin büyük damarlarından biri yok olur.

İlhan Berk
Soğuklar başladığında
Atlılar gelmişti bizi almaya
Yaşlı ve tuhaf atlılardı
Korkutmuşlardı bizi
Kar yağmıştı bakışlarına.
Ve hiç konuşmadan bizimle
Bakmadan ellerimizin küçüklüğüne
Konaklara götüreceklerdi bizi
Rüzgârla uğuldayan konaklara

Bejan Matur

Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim
Yüreğimde bir çocuk cebimde bir revolver
Bu aşk burada biter iyi günler sevgilim
Ve ben çekip giderim bir nehir akıp gider

Ataol Behramoğlu
Seni düşündüğüm zaman
İçimde bir çocuk bahçesinin kapıları açılıyor
Dünyanın bütün çocukları doluyor içeri

Ataol Behramoğlu

hiçbir şey avutmuyor beni artık
büyüyen çocukları izliyorum yalın düşlerle
acılarla büyüyen çocukları sessizce

Ayten Mutlu

Bir günlük çocukluğa, bin yılını verirdin
Ama çocuk olmadın bir gün bile
(Büyük insan gibidir benim yavrum)
Sen şimdi sessiz bir deniz kıyısında
Dönüşsüz büyümüşlüğünle durmadan
Panayırlar, balonlar, kayıklar özlüyorsun

Afşar Timuçin / Yaşanmamış Çocukluğun Türküsü

çocukluğudur insanın adı

gökyüzü gibi bir şey bu çocukluk
hiçbir yere gitmiyor.

Bir azarlanmayla ölümünü düşünen çocuklar gibi.

İçine çekilip de soğuktan
Oyuncağını orda bulamayan
Bir çocuk gibi
-Evet, hiç çocuk olmadı Cemal
Olmayacak da-

Edip Cansever

Bir ceviz ağacı tanıyorum çok eskilerden
Onunla biliyorum çocukluğumu.
Daha, kuru kabuk bir kozken
Toprağa ellerimle atmıştım
İçinde dallar saklayan tohumu.


Coşkun Ertepınar

Yaşım kırkı aştı diyordum, yaşım,
Başım hala çocuk,
Hala dayanacak yer arar başım…

Coşkun Ertepınar

Ve kalın erkek sesi, çocukluğundaki gibi incelir.
Son çağda bu olaylı tarih sona erer.
İkinci çocukla her şey biter.
Dişsiz, gözsüz, tatsız, hiç bir şeysiz..

William Shakespeare

yuvasini_bozdugum_kusların_ahi_desem
 
yuvasını bozduğum kuşların ahı desem çocuktum için yorumlar kapalı

Yazan: 19 Mart 2014 in Berceste, Bercestem, Şiir

 

Etiketler:

ellerine şeker yerine şiir tutuşturulmuş bir çocuksun

ki çocukluk diretirken hala çok uzaklarda
burda
avaredir gençliğim

Sıtkı Caney

Babam Kel Hasan Usta’ya

“Babam ve Ustam” çıraklıktan yetişen iki mektup
pulsuz, zarfsız, kâğıtsız
birbirine emanet iki çocuk

Haydar Ergülen

ona hemen: Baba hangimizin oğlusun sen?
Kardeş olurduk hemen ev büyürdü ikimizden
yok olurdu oğulda yer bulamayan babanın suçu,
yağmur çocukluğun çatısından gidince anlaşılır yokluğu
Şimdi bir başına kalan ev gibiyim gibiysem
bir başka yetim olan şiirin suçu yok bunda
ev neyse şiir odur, babadır neyse oğul da!

Haydar Ergülen

Kaçamadım şerrinden şamarından feleğin
Daha tüysüz bir çocukken dilim dağlandı
Yasaklarla korumaya alındı bütün düşlerim

A. Hicri İzgören

ellerine şeker yerine şiir tutuşturulmuş
bir çocuksun. vazgeç sözcüklere kalbini eklemekten.

Murathan Çarboğa

Herkesin kaybettiği aşkı ben de bulamadım
küçük bir oğlan gibi, sanki acının mutluluk
olduğuna inandırmışlar da çocukluğumda
inanacak başka bir şey kalmamış bana

Haydar Ergülen

Neden ölmedik ki ikimiz de
çocukluğum ölüverdiğinde?

Pablo Neruda

İnsan kimi gemileri ne de çabuk unutuyor
Binmiştik sözde,
Bir çocukluk yatıyor
Battığı yerde.

Sağım solum doldu. Zil çaldı. Bu kaçıncı?
Bir telaştı geçti, oturdu hepsi.

Behçet Necatigil

 
yerli malı haftası’nda şiir okuyan çocuk 
anlattı durdu 
söylemedim ona yüzünü unuttuğumu 
sesin mandalina kokuyor da demedim 
dedim ki 
kirlenmiş bir yakayla dolaşma ortalıkta

Nuri Demirci

Çekip aldım çocukluğumu
mızıklanmış oyunlardan
Yoksun diye

Ahmet Günbaş

Günleri çocuk sesleriyle bezeyelim 
Duruşun yakışmıyor bayram sabahına 
Gitme baba

Ahmet Günbaş

Konuşuruz bunları yani çocukluğu
Yani yaşlılığı, yıkım taşlarını, nedense
Bize sıkça uğrayan parsı anne

Ahmet Ada

Sarkıttığım kuyuyu. Görebilir miyim
Ne kaldıysa, ne kaldıysa çocukluktan

Ahmet Ada

getirir akla çocukluktan bilinmez hangi soruları
kar gecesi uyandırır ölüme değgin korkuları
yalnızlık bir samanyoludur genişler düşüncede 

Attila İlhan 

kar yağarken serçeleri seyrettim
çocuklarım geldi birden aklıma
sabırsızlanıyorlar büyümek için
gelmeyin,burası derin! 

İbrahim Tenekeci 

hatıra değil içine düşen kar tanesi,
düş değil peşinde gördüğün kâbus
soluk soluğa çıkıyor yüzünün yeraltından
çocukluktan mahsur kalmış her ben 

Yücel Kayıran 

sen, güzel çocuk, göçüp gidiyorsun;
belki de solgun bulut karşılayacak seni
şuracıkta yalnızlıklarında
akşamın ve dağılıverecek senin gibi narin. 

Giosue Carducci 

yaprakları anlıyorum, yere yaklaşan
gökyüzünün dilini çözdüm
geçtiğim yerdeydi cennet, şimdi
buz tutmuş bir cehennemi yürüyorum 
güller vazgeçti, çocuklar bekliyor 

Nuri Demirci 

orda bir iğde ağacı kanar
silah susmaz, tanklar ezer, unutulur odyurdu
söğütgülü döker yaprağını, dünya susar
ağlar çocukluğum, yıkılır taht, susar sureler

Tuğrul Keskin 

seni sevdiğimden söz ediyorum herkese
kırlangıçlar gidiyor bir ırmak devrilip gidiyor
o çocuk yüzlerce fotoğraftan çıkıp gidiyor
sessizce bakıyorum, orada bir begonya soluyor 

Tuğrul Keskin 

Kalbim çocuklaşır ansızın
Ve haykırır. 

Else Lasker-Schüler 

Ruhum, karanlıkta kaybolan çocuk 
Gibi başucunda ağlamaktadır. 

Cevdet Kudret Solok 

En doğrusunu
yürek söyler
babalar gidince
kendi gölgesini görür çocuklar 

Neşe Yaşın 

Aradım büyülü günlerini çocukluğun
Otlar ve olgun başakta 

Ahmet Ada 

Gitsem gelmesem çocukluğuma Kevser
Siyah beyaz bir kare çiçekleri sulayan annem
Azar azar silinecek bir görüntü 

Ahmet Ada 

Anam yeşil hırkalar görürdü düşünde 
Daha ilk güzelliğinde 
Alnını iki dağın arasına germiş 
Bir devin göğsüne benzer 
Göğsünden dualar geçermiş 

Cahit Zarifoğlu 

çocuklar baştan sona kadınlara düğmeli 

Cahit Zarifoğlu 

ve kalbinde allah yazan çocuk 
kızlar hızlanan gelinler 
erkeklerde insan uğultuları 
çocuklar ki mutlaka kutupta bırakılan 
ve dönülen bayrak 

Cahit Zarifoğlu 

yüzümü sürdüğüm
her kapı gibi
kapandım
beni büyük bir cezbeyle
yakan
aşkın ayakucuna.
oysa sırrımı verdim
kırıldığım veçocuk kaldığım
aşklara.

Metin Kaygalak

denizi yağmurdan korumaya çalışan
çocukluğunu seviyorum.

Şükrü Erbaş

Ah bu nisan yağmurları
Hüznünü kaybetmiş çocuklar gibi şaşkın
Yağıp bitiyor

Edip Cansever

İçine ağlayan içli bir çocuk gibi incecik bir yağmurla
indi akşam.

Oya Uysal

Kapanmaz yağmurun açtığı yaralar çocuklarda.

İsmet Özel

Bir ömürde kaç sokak izi kalır geriye
Saçlarımın ıslaklığından anlıyorum
Orda bir çocukluğun yağmuruna varılır

A. Hicri İzgören

Yağmurda koşan bir çocuk olsam
Vedalaşır gibi bildikleriyle.

İbrahim Tenekeci

Ve çocukluğumun oralardan
Bir gökkuşağı mesela
Sığdırabilir miyim diye…

Cahit Koytak

Ne güzel ıslanıyor ilkyaz
Ne güzel, ne güzel, ne güzel
Denize zorla sokulmuş
Ağlamaklı bir çocuk gibi.

Edip Cansever

işte hep böyle kocaman bir çocuk olarak kalacağız
kitabaralarında çiçek kurutarak
şiirler de kuruyacak. hayatımız gibi
ve şiir kurularını yakmak isterken
yağmur sonrasının hüznünde küllenecek aşkımız

Bayram Balcı

– gülümseme gözlü küçük çocuk
pişmanlığı yüklenip uzaklaştığın gemi
yağmurlara nokta koyan hangi limanda demirli?-

Neriman Calap

Çocuklar zaten hiç çocuk olmuyorlar 
Çocukluk kalkmış dünyadan gibi 

Erdem Beyazit

Ölüm bir melek elinde gelir 
Ve öper usulca çocuk yüzleri. 
Belki bir gün kurtuluruz 

Erdem Beyazit 

Oğullar ölür
Bir kafes olur ölüm
Ana kalbi bir kuştur
Azad kabul etmez 

Erdem Beyazit 

dolapderelerde çocuklar, ayağının su aldığı yerden büyür
sen, çocuklar çiçektir diyordun di mi
çocuklar çiçek/ he ya !

Dilek Kartal 

Çocuk olsam yeniden.. 
Bir tek düştüğüm için acısa içim, 
Ve kalbim; çok koştuğum zaman çarpsa sadece… 

Cemal Süreya 

Bulduğu her parayla bakkala koşan
bir çocuk olarak karşındayım, benim
aldığım en büyük hazzı
seninle paylaşabilirim

Müşir Fuat 

Sen aradığın yaşamı bulamayacaksın! 
… 
Artık bana çocuk sevinci verilsin! 

Gılgamış Destanı

cocukluk_hatiralari_kugunun_konmasi_gibi
 
ellerine şeker yerine şiir tutuşturulmuş bir çocuksun için yorumlar kapalı

Yazan: 19 Mart 2014 in Berceste, Bercestem, Şiir

 

Etiketler:

hayat: çocukluktaki oyunları unutma süreci

Güneşe kavuşabilmek için çocuk,
gündüzün boş yere çırpınır durur.
Nihayet, nihayet geceleyin çocuk,
koynunda güneşle beraber uyur.

Cahit Sıtkı Tarancı

içdenizlerinde yüzme çocuk
hayallerin boğulur dedim de kendime
dile geldi eski bir soru
gelincikler büyüyünce gelin mi olur anne?

Aslı Durak

böylece, bizi bir kere daha,
çocuklarımızın önünde aşağıladılar;
kadınlarımızın önünde ağlattılar,
elin günün, komşu köylerin önünde
yere baktırttılar.

Cahit Koytak

Bir çocuk bile çeker sandala beni
Bu kadar ağır olmasam

Halim Şefik Güzelson

uçurtması kopup gitmiş bir çocuk
bakıyorum yalnızca
şaşkın ve umarsız gözlerle arkalarından

Hasan Hüseyin Korkmazgil

Unutma
Hüzündür bu dile kolay
Aşkın arka bahçesinde hızla yetişen
Hırçın çocuk oydu
Başka çocuk sanma 

Yasin Erol

eğilip yeryüzünün en güzel yüzüne
dedim anne
senden başkasını sevse de bu adam
korkma ben varım
çünkü düşünen çocuktur baba

Yasin Erol

Dönemeyeceğim kadar benden uzak avungan çocuk yıllarım
Yanıtlanmayan sorularım hâlâ yanıtsız
Ömürlerden taşar gençliğimde zaptedilemeyen hüznüm
yine aynı hüzün
Ağlarsam yağmurda ağlarım kimse anlamamalı

Naim Kandemir

Ama geyikli geceyi bulmadan önce
Hepimiz çocuklar gibi korkuyorduk

Turgut Uyar

çiğne ve tükür kem sözü
aşktan / şiirden yalın söz üret
o dilden anlarım o anlatır beni
masalda kanar çocuk yanım
güzel ve hüzünlü öyküler anlat 
kıtalar ötesinden kurgula düşlerimi

Emre Gümüşdoğan

Ama gönlüm hâlâ
oğlumun âşık olduğu yaşta
-sevdanın pusulası
anılarım olsa da

Refik Durbaş

Bakıldı ki kum saati, ters çevrilmiş, çıt, usul isa asi olmuş
İkinci karnede babası yarısını silahıyla dışarda bırakıp
Öyle öğretildiği için saygılı, sınıfa giren parmak çocuğun
Boş yerine, girilmeyen bir dersin denizi, gelip oturmuş

Ece Ayhan

Çocuk büyüyünceye dek bekler yangın,

Melih Cevdet Anday

Yalnızlık,
çocuk kılığında bir babadır
torunların büyüttüğü.

Hasan Ali Toptaş

Yiyecek götürürken çiftteki babasına,
Gülüp oynar mı çocuk çayırlarda bir başına,

Nikolay Alekseyeviç Neksarov

Kokusunu getirdi parmak uçlarım bana, bilemedim ben 
Burcuları adlandırmak üzere yetişmedi burnum daha çocukluktan

Aragon

Yarısını tuttum
çocuk doktoru
olmamı isteyen anneme
hasta yatağında verdiğim sözün
doktor olamadım ama
çocuk kaldım

Sunay Akın

İlkokul çantam,kurşunkalemim,boya kitabım
Çocukluğumun birinci dereceden görgü tanıkları,
Dinlenmelerini talep ediyorum Selim!
Yalnız kediler,ölecekleri zaman
Bir iz bırakmadan kaybolurlar
Bir kedi değildi sevgilim!;
Defterin sarı sayfaları arasında
Kurutulmuş çiçeklerden,
Küçük bir bahçe bıraktı arkasında.

Ali Asker Barut

ve kapının dışında bıraktık
elbeziyle silinen çocuk dudaklarımızı

Nuri Demirci

Çocukken gün battımı, bir köşede ağlardım;
Nihayet döne döne aynı noktaya vardım.

Necip Fazıl

ölüme ne kadar yakın
unutulmaz çocukluğumun
ağır çiçekli ıhlamur ağacıYelda Karataş

Tek bir çocuk kafasında ne kadar düş olabilirse o kadar
Ne kadar aydınlık içerebilirse bir hıçkırık o kadar hem de

Louis Aragon

Gül kokuları çocukların kaburga kırıklarından geliyor

Cahit Zarifoğlu

Ruhi Bey uzaklara bakar
Sanırsınız ki işte çok uzaklarda bir Ruhi Bey daha var
Bana öyle gelir ki durmadan geri çağırır onu
Ama durmadan
Ve alır karşısına – neden bilinmez –
Suçlu bir çocuktur da sanki o, gizli gizli azarlar.

Edip Cansever

hayat: çocukluktaki oyunları unutma süreci

Baki Ayhan T.

Şimdi düşünüyorum da
Korkmayan yanımızmış o çocuklar bizim
Ama biz korktuk.
Konuşan yanımızmış o çocuklar bizim
Ama biz sustuk.
Düşleyen yanımızmış o çocuklar bizim
Ama biz teslim olduk.

Şükrü Erbaş

tok
bir çocuk benim sevgim
kalbim
kırılan oyuncaklarım
gibi hep
özletir bana
güzeli
yorgunum

Kaan İnce

Gecesiz sabahlara
-Uykular öksüzü-
Bir çocuk uyanıyor
Bu da bir acıdır.

Şükrü Erbaş

Bir atasözü diğerini tutmuyor, kelimeler sırılsıklam
Yağmuru bekledim diyorum, koca gün, koca ömür
Kocadı içimdeki çocuk, bıyığı terledi
Yaş kırk iki oldu, tevellüt 963, ama hâlâ doğmamış
Dünyaya gözlerini açmaya çalışan bir kartal sabırsızlığı

Cihan Oğuz

büyümüş de küçülmüş çocukların konuşamaması şiirden
ömrümün hikâyesi her sayfası buğulu nasihat defteri senden
her anne bir anne yumağıdır çocukların kalp albümünde
çocuklar ağlasalar da birer gül inceliğidir annelerde
sahi, beni bir şiirden mi doğurdun anne anne hanginiz!
çocuk gitmekti anne kalmak hani! hani hep kalmaktınız!

Hüseyin Alemdar

Buğday başakları arasına daldığında,
Kaybolan o sarı saçlı çocuk,
Şimdi babasının evlendiği yaşta.

Erdem Arslan

çocukluğunu camii avlusuna bırakacaksın bir akşam 

Özge DirikSavaşın ortasında komutansız kalmaktır, babasız kalmak.
Kaç yaşınızda olursanız olun babanız yaşıyorsa hala çocuksunuzdur…

Orhan Seyfi Aras

çiçek bayramında 
annesiyle arkadaş
kör bir çocuk

Kikaku

Fakat mecburuz düşünmeye küçük ve solgun
Şeklini havuza dalıp gider gibi görünen yüzün
Ey çocukluk ey kaypak tartı
Nereye nereye

Rainer Maria Rilke

yani bazı çocuklar kuyuya düşer 
o su artık içilmez olur 
çocuklarla kapanan kuyu 
elbette taşlanır.

Kemal Varol

Bir çocuk sevdim uzaklarda
Bir elinde yarın öbür elinde dün
Erken ihtiyarlamaktan sanki biraz üzgün
Dünyanın haline bakıp güldü geçti

Metin Altıok

çocukluğuma dair bir yara buldum dizimde, 

Suavi Kemal Yazgıç

İstesen kalkıp gelemem,
Uzaklık başka güzel.
Sen hayal gibisin çocuk!
Gelebilirsen, kalk gel!

Nurettin Özdemircocukluk-siirleri
 
hayat: çocukluktaki oyunları unutma süreci için yorumlar kapalı

Yazan: 19 Mart 2014 in Berceste, Bercestem, Şiir

 

Etiketler:

Bir gün ver Tanrım, Ta çocukluğumdan kalmış

İlkyaz sabahlarına benziyor
Yeni diş çıkaran çocuklar

Süreyya Berfe

uzun kanatlı kuş sürüleri diliyorum sana
ve severken seni,
sevdikçe seni 
hep çocuk kalacağım, biliyorum.

Sunay Akın

Yalnız bırakmayın beni hatıralar.
Az yanımda kal çocukluğum,
Temiz yürekli uysal çocukluğum.

Ziya Osman Saba

Bir çocuk artık insanlara inanmayıp 
Ormandaki mavi çiçeğe 
Anlatırsa derdini 
Ve o gece 
Ağlatırsa mavi çiçeği 
İşte o an 
O an kopar kıyamet 

Mevlana İdris

Ve aşk, aniden yola fırlayan bir çocuktu.

Furkan Çalışkan

Karanlıkta korkudan titreyen bir çocuk gibi
Rahat bir adam gibi gecenin ortasında

Jacques Prevert

Doğuştanmış kadersizliğim
çocukluğumun
sıradan bir şubat ayının
soğuk çarşamba akşamında
annemin ağlamaklı çığlıklarına
kurban gittiğinde anlamalıydım

Lou Salome

Evden kaçabilirsin artık çocuk,
ama kaderden asla!

Babam
Çıkarılmış bir adam bütün fotoğraflardan
Kader neydi sanki o zaman,
Masada açık unutulmuş
Turuncu kulaklı bir makastan başka. 

Didem Madak 

anılar gömülüdür zaten ben bir daha gömerim
çocuk olmuşum, hasta olmuşum, deniz olmuşum
yalnız bir sincabım belki
gömdüğü cevizlerine küsen

Ahmet Murat

Yüzlerce yıl geçiyor belki bir bulut geçiyor
Ben yeni doğmuş bir çocuk gibi
Herkesin konuştuğu dilden mahrum
Ama yepyeni bir dil konuşmanın sevinci 

Sezai Karakoç 

çocuktum, çölde okudum masumlarla ve çok susadım,
babaannem su verdi almadım, bir cümleden de şehit olurdu
insan ve ne yazsa şair olmak istemezdi Kerbelâ’dan sonra,
olmasın, Kerbelâ’nın şiiri kalbimde hâlâ, ve çöl sürüyor:

Haydar Ergülen

İlk İstanbul şiirden çıkıp yerini alıyor
Bir çocuk ilk gülüyor
Bir ağaç çiçek açıyor.

Eleni’den önce
Daha ben çocuktum daha tütüne daha kahveye alışmamıştım
Sabahları, akşamları bilmiyordum daha

İlhan Berk

Satmadınız mı elinizdeki şiir kitaplarını?
Ve çocukların gülüşlerini

Nizar Kabbanî

hızla havalanan bir salıncaktan inmedi hala çocukluğum

Didem Gülçin Erdem

Kaderini sev, diyor bana.
Kim çocukluğuma döndürebilir beni?
Yalnız, dilin masumiyeti…

Asuman Susam

kâgir bir damın ardında kalan çocukluk hatıralarında
ne kadar ödenmeli daha?

Furûğ Ferruhzâd

Annem yüzüme çarpıp çıkıyor hayatı
Babam hiç dönmüyor gittiği türküden.
büyüyorum içimde dünya kadar kimsesiz çocukla…

EzHer

Yağmurda koşan bir çocuk olsam
Vedalaşır gibi bildikleriyle.
Kendinden mahrum kalır mı insan?
Kalsam.

Duralım burada, güzel esiyor!

İbrahim Tenekeci

Olmuyor böyle
Daha doğurmadığım bir çocuk var
Ve şunun şurasında kaç yılım yaşayacak
Ölümler görecek
Aşık olacak.

Bejan Matur

ben çocukluk çağlarımdan beri 
görülen görünen gösterilen dünyaya 
alışmamak inadında kararlı takımı tuttum 

İsmet Özel

— bir çocuk neden korkar, yaşayamamaktan
bir kadın çocuğunun başını kaşıyamamaktan

Turgut Uyar

çocukluğun kendini saf bir biçimde
akışa bırakması ne güzeldi
yiten bu işte

Nilgün Marmara

herkesin gençliğinde
yaşanmamış bir çocukluğun,
yaşlılığında da yaşanmamış bir gençliğin
gömülü olduğunu biliyor
ve işte bunlarla geri döndüğüne
inandırmaya çalışıyor bizi.

Cahit Koytak

kaç asker vuruldu pusularda
dağlarda kaç gerilla
ve bilsen kaç kez üşüdü içimde tanrılar
çocuklar ülkemde vurulduğunda

Hasan Tan

Yağmur sonrası bir bahar sabahı hiç değilse
Ve çocukluğumun oralardan
Bir gökkuşağı mesela
Sığdırabilir miyim diye…

Cahit Koytak

dışarıda kar usulca söylenir
içimde kirli
kekeme çocuklar büyür.

dışarda kar usulca söylenir
içimde gidilmemiş parklar
dedesi olmamış çocuklar üşür.

suskunluğu ve dilsizliğinde
büyür kadının sorular
içimde yağmurlar boşaltan çocuklar
elimden şeker
yüzümden şaşkınlık düşürür.

Birhan Keskin

Çocukluğum, çocukluğum…
Uzakta kalan bahçeler
O sabahlar, o geceler,
Gelmez günler çocukluğum.

Çocukluğum, çocukluğum…
Gözümde tüten memleket.
Artık bana sonsuz hasret,
Sonsuz keder çocukluğum.

Çocukluğum, çocukluğum…
Habersiz ölen kardeşim,
Mezarı bilinmez eşim,
Her bir şeyim çocukluğum.

Çocukluğum, çocukluğum…
Bir çekmecede unutulmuş,
Senelerle rengi solmuş,
Bir tek resim çocukluğum…

Ziya Osman Saba

Giden olmadım hiç bir zaman 
Dönüp bakmak ardıma 
Suçlu çocuklar gibi 
Gücüme gider 

Gassan Satar

Ya ilahi!
Aşık olduğumuzda
Ne oluyor iç dünyamızda
Ne kırılıyor içimizde?
Nasıl dönüyoruz çocuksu tavırlara?

Nizar Kabbani / Allah’a Sorular

Üzgün bir çocuğun yalnızlığı
Kadar saydam kalabilseydim

Ahmet Telli

Hayatta ben en çok babamı sevdim.
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpı bacaklarıyla – ha düştü, ha düşecek –
Nasıl koşarsa ardından bir devin,
O çapkın babamı ben öyle sevdim.

Can Yücel

İsmim gezecek pembe dudaklarda elemle, 
Gözler dolacak bir çocuk ölmüş gibi nemle, 
Bir günde doğup can veren altın kelebekler, 
Bizden daha genç bir şair öldü diyecekler!

Faruk Nafız Çamlıbel 

Akşamın tek bir ağaç gibi
Dal budak saldığı sular
Çocukluk rüyalarının bahçesi!
Sakın kimse el sürmesin dallara,
Yapraklar, meyvalar olduğu gibi kalsın
Benim uykum boyunca!

Ahmet Hamdi Tanpınar

Annesinin çarşıya gittiğine inanmış çocuk gibiyim,
Eve dönmeni bekliyorum. 

Zeynep Kamilov 

Anlayacaksınız;
hiçbir şey eskisi gibi olmayacak bir daha…
Çekip gitmek en güzeliymiş gibi gelecek
ama çekip gidemeyeceksiniz…
İşiniz,
alışkanlıklarınız,
derme çatma düzeniniz,
çocuklarınız,

Hasan Ali Toptaş

ne zaman baksam gözlerine
annemsiz kalmak korkuları gelir çocukluğumun 

Tekin Gönenç 

Baktım annem yoktu yanımda;
Sırtımda bahriyeli giysimle,
Ben bir kez kayboldum çocukluğumda.

Metin Altıok

yaşamın yolu doğudan batıya doğru gider,
çocuk , doğan güne sırtı dönük olarak yürür,
boyunun kısalığına rağmen uçsuz bucaksız
bir gölge gider önünden, geleceğidir bu onun, 

Michel Tournier 

Savaşın ortasında komutansız kalmaktır, babasız kalmak.
Kaç yaşınızda olursanız olun babanız yaşıyorsa hala çocuksunuzdur…

Orhan Seyfi Aras

Bu çocuk bu hüzünle büyümez fazla
Evlerinin arkasında gölgesiyle konuşurken yakalanıyor babasına

Ali Asker Barut

babam ne zaman gelecek diyen çocuk
bavê mın çı waxt weri diyen çocuk ya da

avutulur mu öğretmenim
nece

Dilek Kartal

öleceği zaman hayvanlar gibi
saklanmak istiyor ya insan
saklanacak bir yeri olmalı
aşka, çocukluğa, anneye, şiire
yoksa fazla gelir ölüm
ve eksik ölür insan

Haydar Ergülen

Ömrümden öteye taşıdığım çocuk… Ya sen bu ülkede doğmasaydın, ya ben aşkı herkes gibi bilseydim.

Şükrü Erbaş

çocuklar uyandı
çocuklar üstünü örttü annelerin toprakla
– çocuklar ki yarının cesetleri-

İbrahim Soylu

 
Bir gün ver Tanrım, Ta çocukluğumdan kalmış için yorumlar kapalı

Yazan: 19 Mart 2014 in Berceste, Bercestem, Şiir

 

Etiketler:

 
%d blogcu bunu beğendi: