RSS

Etiket arşivi: Dündar Sansur

Ey Sevgili

Meşakkatsiz bulmadım seni ey sevgili!
Kaç dünya gezdim, yalın gözlerle
Çırılçıplak bir yaşamın vartalarında
Kaç kez yolum kesildi; kırk haramilerce
Bir bir geçtim sırat köprülerinden
Dağların aman vermez fevklerinden
Sana yelken açtım, bağrımı dindirmeye
Külfetsiz bulmadım seni ey sevgili!

Dört pare sevda coğrafyası
Bir mayın kavşağıydı, bütün kanyonlar
Dicle’nin hatırına ölüm can vermişti
Katran karası gözlerine çekiyordu burada yaşam
Kaç çölün serabından geçti, sınamanın acıları
Susuzluğuma bir gülüşün yeter gibi
Sana geldim yüreğimin susuzluğunu gidermeye
Meşakkatsiz bulmadım seni ey sevgili

Kaç bin savaş mızraklarından zehir yedim
Kaç bin yaram var izlerini silemediğim
Kaç hançer yedim soy kütüğümden
Kaç ölüm, kaç ihanet, kaç isyan, kaç idam
İsimsiz bir çocuğun bakışlarındaki sertlik gibidir
Gelişlerime bakışı makus talihin…
Faili meçhul cinayetlere adım yazılıydı
Kader ve baht kelam ve kalem,
Bizden yana değildi hiçbir tarih
Yılmadan ölümlerden kan alarak
Sürgünlere yol alır tebessüm, gelir yine de can
ve meçhul bir yaşamın failine
Sıkılan kurşun acıtmazdı bu yürüyüşleri
Yara aldım kan vermedi yaşam, aynı gen grubunda değildik
Yarama merhem olacaksın diye
Sana yelken açtım, ey sevgili!

Dündar Sansur

 
Ey Sevgili için yorumlar kapalı

Yazan: 21 Mayıs 2013 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

Yarım Kalan Bir Mevsim

Hazal’a
Hangi kente sığınsam
Çarcıradır bütün meydanlar,
Ferman verilir, mahkemeler kurulur
Sorgulanır tenim, kırılır kalem,
Yitirir hükmünü merhamet
Ve ölüm kusar bütün insanlar üstüme…

Hangi limana sığınsam,
Kabarır suları denizlerin.
Korsanlar çevirir dört yanımı
Esir düşerim, düşlerim prangalanır.
Bağı, sökülür bir hayatın…
Boğar beni arsız dalgalar,
Bir tek boğazımda kalır
İnsanların parmak izleri…

Hangi iklime sığınsam,
Dökülür yaprakları akasyaların,
Neşter vurulur bahara
Kan kaybeder gelincikler…
Solar papatya kokusuz kalır tenim
Ve soluksuz kalır mevsimler,
Bir tek uçurum çiçekleri düşer payıma.
Boy verir parelenen bağrımda ölürken hayat
Ve yaşanmamış bir bahar kalır ölürken çocuklar….

Hangi sözcüğe sığınsam,
Yasaklı bir yasa maddesidir adım…
En masum vurgularda bile
Suskundur çığlık, payına zindan biçilir
İllegal bir yaşama sürgün düşer şiir,
Bütün sığınaklar zindana çıkar
Ve sığınak bulunmaz ölmeli şair
Ya yazmamalı hiçbir sözcük aşkı
Ya da ölmeli söz…

Hangi sevgiliye sığınsam,
Afaki gecelerde aydınlık nedir bilmez
Enkaz yığınıdır, viranedir gözleri
Mefkuresi ırak bir düştür dorukları,
Kaf dağının ardında saklıdır yüreği,
Göçebedir umutları, kıl çadırlarda ürkekliği
Kurşunlara hedeftir tebessümü,
Çatlak kaşlarına sinmiştir kederi,
Ulaşılmaz bir ülkedir yurdu…
Mayın döşelidir varılmaz bağrına
Bir hüzün düğümlenir içine ağlar,
Kavuşulmaz tenine, bedeli candır bu aşkın
Taşımaz yürek bu yükü ve elemi
Sevgilinin yitik yurdunda.
Aşkların soy kütüğü hicrandır, firkattir
Ve sevdalar yasaklı bir şiirdir bu coğrafyada…

Hangi dergaha sığınsam,
Linç edilir kutsadığım dualar,
Yakılır kitabeleri aşkın, söz düşmez bana
Zincire vurulur yüreğin ketum dili…
Na-makbul şiire ölümdür fetvalar,
İlticalığım yetim, masumluğum da hor görülür
Bütün kapılar üstüme kapatılır,
Sığmam hiçbir yere sürgün olur ezgim.
Dergahlar kuşatma altında…

Hangi umuda sığınsam,
Döker yapraklarını bir bir,
Solar bütün kardelenler, payıma öksüzlük düşer yine.
Göç eder güneş, meçhul sahillere…
Üşür sırtımda taşıdığım, “adıma zimmetli çile! “
Ve içimde büyütemediğim çocuklara
Bırakacak düşlerim de hançerlenir…
Geride kabuk bağlayan yaram kalır, sökemediğim hayattan
Hiçbir umut değiştirmez bu feleğin çarkını
Dar gelir tenime umut-suzluğun mezarı…

Hangi dağa sığınsam,
Kar düşer şahikasına…
Kaçakçıya, hayduda çıkar adım,
Boy verir alnımda, kan çiçekleri
Yaralanır vadilerinde zıpkınlanan umut…
Dört cihet çıyanlar, yılan başlı süvariler!
Varılmaz doruklarına yorgun düşer vuslat,
Bir cigaralık nefes olur yaşam!
Ve Potansiyel bir suçun tanığı olur bikesliğim…

Hangi geceye sığınsam,
Ayyaşları mahmur ve gafil
Fecrin doğuşunu bekler, yarınlara gebe umut…

Ve hangi şiire sığınsam,
Düşer peşime bozkır atları! …
Bırakmaz peşimi firkatin gölgesi.
Yitirir aşk çocuksu yüreğini…
Kavgasında ihanete yenik düşer bütün imgeler…
Ve yarım kalır sevda, yaşam şiir…
ve mevsim…

Dündar Sansur

 
Yarım Kalan Bir Mevsim için yorumlar kapalı

Yazan: 14 Mayıs 2013 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

 
%d blogcu bunu beğendi: