RSS

Etiket arşivi: Gülten Akın

Bana Yeniden Gülümse

Bir evde oturmuştuk eskiden. Apartman denilen kül rengi yığınlarla örülü bir sokakta. Yer katındaydık. Küçük bir balkona açılırdı odan. Çalışan ana baba, okuyan çocuklardan kuruluydu evimiz. Biz de apartmanlar gibi, gereksinmeler sonucu, kuru bir yaşamın avuçlarında bozarıp kararıp duruyorduk. Çiçeğe yer yoktu acelelerde telaşlarda geçen ömrümüzde.

Sen sarmaşıklar üretmiştin. Azman fasulyeler yeşertmiştin. Pencerenin demirlerine sardırmıştın. Bütün bir yaz yemyeşil durmuşlardı orda.

Anımsıyor musun? Küçüktün. Köpek yavruları toplar sokaktan, büyütürdün. Öyle çabuk, öyle güzel büyürlerdi ki, kimse anasız diyemedi onlara. Kardeşlerinle, ana baba olurdunuz.

İçeriye düştüğünde tohumlar istemiştin. Hücrende çiçekler büyütmeye. Çaresizlik, olanaksızlık tanımadın, büyüttün onları.

Yılanını anlatmıştın. İki yıl mı kaldı seninle. Daha mı fazla? Sütünü paylaştın onunla. Arkadaşlık ettin. Yalnız bırakmadın. Sonra artık sözünü etmez olduğunda, sezmiştim bir şeyler gelmiş yılanın başına. Salıverilen bir arkadaşına sormuştum. Anlattı. Kurallar. Yasaklamışlar yılanını. Söz almışsın, öldürmeyeceklerine dair. Ne oldu sonrası? Ne sen bilebilirsin, ne salıverilen, ne ben.

Sonra, çiçeksiz ve yılansız bırakıldığın, ellerin dizine yapışık, gözlerin karşı duvara dikili, kıpırtısız yaşamak zorunda olduğun, kimseyle tek sözcük konuşamadığın o uzun günlerde ne yaptın? Hatırla. Kendi beyninin içinde yolculuğa çıkıyordun. Her istediğin yere gidiyor, her istediğinle görüşüyordun. İstediğin hayatı oracıkta kuruveriyordun. İlişkiler varediyor, onları kesiyordun. Canının istediğini yapıyordun.

Özgürdün. Dışarıda olduğundan daha özgür. Sonsuz, kısıntısız kesintisiz bir özgürlük.

Bana öyle söylemiştin. İnanmıştım. Senin gücüne, direncine inanmıştım. “Benim oğlum yıkılmaz.”

Şimdi de öyle düşünüyorum. Yıkılmaz benim oğlum. Küçük sevgiler miydi önce yaşadıkların, yoksa içerde oluşundan mı bu kadar tutkunu oldun, bu kez sevda seni nece yaraladı? “Dostun gülü yaralar gibi”.

Yiğittir, dayanır her acıya, her yoksunluğa da, bir sevdadan sarsılır. Sıcağa gösterilmiş kar gibi, buz gibi erir gider.

Aylarca sustun. Aylarca yüzün açılmadı. Gülmedin, gülümsemedin. Yemedin, içmedin. “Ben artık yaşamıyorum,” diye yazdın mektubunu. Ben de eridim seninle. Ben de öldüm. Ama inancımı hiç mi hiç yitirmedim. Eser bir yel, yağar bir yağmur, alır götürür seni inciteni, yüreğinden. Demedim. Diyemedim. Dedim ki, gün gelir o geniş yüreğinin içine siner sevdan da. Acıların gibi.

Senin bir parçan olur. Ama susar tedirgin etmez seni artık. Toplarsın dağıttıklarını. Yüzünü yüzüne bedenini bedenine yakıştırırsın. Sen sen olur, bana yeniden gülümsersin.

Sana demedim mi?

Ben oğlumu tanırım demedim mi.

Gülten Akın
Ağıtlar ve Türküler

 
Bana Yeniden Gülümse için yorumlar kapalı

Yazan: 25 Mart 2022 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

KISA ŞİİR / bir

Bir roman kadar uzun bu tümce,
– Sonra işte yaşlandım.

Gülten Akınsonra-yaslandim

 
KISA ŞİİR / bir için yorumlar kapalı

Yazan: 10 Mart 2018 in Türk Şiiri

 

Etiketler:

Çocuğun Ölümü

alev sarısı rüyalar içindeyim
koymayan ellerimi gecelerden yana
pul pul dönüyor şekiller pul pul
şekiller… uçan uçana

alışmak ister toprağa sükana
sallama beni sallama beşik
yavru kuşlar tomurcuklar için
buncağız mı sürer misafirlik

esmer aydınlığında ağır
bir akşamüstünün gözlerim
meyveler almış rengini dudağımın
söyleyin söyleyin gülebilir miyim

uyutmaz beni ninniler şimdi
ve gürültüler uyandırmaz
her şey sessiz
her şey dümdüz olsa ne gezer
saçlarım hala asi, hala yaramaz

giderim gitmesine lakin
oyuncaklarım kimin olacak
beş vakit tuttuğu anneciğimin
kollarım kimin, parmaklarım kimin olacak

Gülten Akınedebiyatta-cocuk-olumu

 
Çocuğun Ölümü için yorumlar kapalı

Yazan: 08 Haziran 2017 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

Sözleri Kuş Kadınlar

“Bunlar güvercin” dedim, “gövdesinin inceliğinden..”
“kumru olsa..” dedim, ona baktım
baktım beni dinlemiyor
güvercinler uçtu, sustum

Gülten Akınsozleri_kus_kadinlar

 
Sözleri Kuş Kadınlar için yorumlar kapalı

Yazan: 03 Haziran 2016 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

Bellek İle Ölüm

KISA ŞİİR / on beş

Durur bellek çizmez olur
bu bir tehdit midir hayatımıza
anımsamak o daha mı bü- yüktür yoksa?

BELLEK İLE ÖLÜM

Bellek durduğunda unutuş tırmalar kapıları
aynı sözler tekrar yine tekrar
kapandır, kısılıp dönülür
beynin içinde

ağız söylüyormuş bunu bilmiyordum
“hayır” diyormuşum durmadan
olumsuzlanan o dar alandan
çıkıp kurtulmak istiyor-muşum

denetle, çöz, boya, sıraya diz
senden mi geçmişti, salınır hayata
sözcükler, yalan özgürlüğümüz, sahte tansık
dökülür foya
kafamızın içindeki
yumruk kadar nesne sendelediğinde

yaş dondurur usul usul, hüzün dirhem atar
duyarlı teraziye
kin hırpalar öfke yerinden uğratır
sarsılır eski makina

söyleyen kim aynı sözleri bir daha bir daha
ben mi ben değilim o başka
ama yakınlar duyarlar
yoklar ölüm bizden önce

Gülten Akınbellek_ile_olum

 
Bellek İle Ölüm için yorumlar kapalı

Yazan: 03 Haziran 2016 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

Leyla

“sen Leyla değilsin” dedi Mecnun
kavuştuğu andı
çıldırmış sanıldı
Gülten Akınleyla_ile_mecnun

 
Leyla için yorumlar kapalı

Yazan: 03 Haziran 2016 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

Kum

KISA ŞİİR / iki

Hızlı öpüşlerle lekelenir ten
uzun kalır usul öpüşlerin anıları

KUM

Bana yaşadığı kentin kumunu gönderen
bir sevgilim vardı
bense merak ederdim hep oranın rüzgarını
uslu mu deli mi sürekli mi
apansız mı çıkar gökte savurur
yerden aldığını

Paylaştığımız kentler oldu sonra
rüzgar usta ben acemi
esti geçti bir hışımla geçti
kum doldurdu gözlerimi

Gülten Akınuzun_kalir_kisa_opuslerin_anilari

 
Kum için yorumlar kapalı

Yazan: 03 Haziran 2016 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

Barok

Her mültecinin içinde bir gül ağacı boylanır
Sıcağa susuzluğa dayanıklı
Ülkesizlik tüm ülkeler sayısınca genişliktir
Sınırsızlığa sonsuzluğa dayanıklı

Özlem değil hayır üzünç değil
Özleme üzünce karşı koymaydı
Ansızın ve nedensiz fırlatılıp atılmış da
Yasasız tüzesiz suçsuzluğa dayanıklı

Barok bedenine düşleri ve kuşları
Aynı incelikle yerleştirebilir
Vivaldi bir uçta Borges öteki
Çılgın kalabalığa sinsi yalnızlığa dayanıklı

Her mültecinin içinde bir gül ağacı boylanır

Gülten Akınher_multecinin_icinde_bir_gul_agaci

 
Barok için yorumlar kapalı

Yazan: 03 Haziran 2016 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

Benzeş

Ölü bir böcek nasıl
hapsolduğu kehribar içinde

Gülten Akınkehribar_icinde_karinca

 
Benzeş için yorumlar kapalı

Yazan: 03 Haziran 2016 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

Sığda

Sokağı beğendim mi bir bakıp pencereden
Çıkıp gitmek olmalı özelliğim bu benim
Senin durman, küçük sevinçleri yaşadığımızın
Ey yağmur, ey sevdiğim

Durgunsa kahvelerin masalarında hava
Kuşsuz kalmışsa ağzım gözlerim gülmemekten
Dostumdan, gökyüzüne sürmeye kuş isterim

Uzaktan en uygun ballı yemişleriyle
Tutup ötmeye ceylan, barınmaya kulübe
Küçük şeyler ormanına bir güven bir güven
Böyle yanılma hiç görmedim.

Ürküt kara martılarını kıyımızın
Yankılan, mutlu kayığımı sığdan kurtar
Ey ses, ey yakın geçmişe ağzımla verdiğim.

Gülten Akınkiyilarimizin_kara_martilari
 
Sığda için yorumlar kapalı

Yazan: 22 Nisan 2016 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

 
%d blogcu bunu beğendi: