RSS

Etiket arşivi: Henrik Nordbrandt

Giderek daha uzak

Giderek daha uzak, giderek daha ıssız bir yerden
Ve yalnızca düşlerde görebilirim seni.
Sana yazsam, hava yakar mektuplarımı.
Karşılamaya gelsem seni, atım tökezler.

Yol boyunca aldığım yaralardan
Başka bir şey değilim, sana ulaştığımda.
Gözlerinde yansıyan, bölünen ve bozulan
Kendimden son ayrılıştan başka bir şey değilim.

Yolun iki yanında, gerideki dağları işaret eden,
Yüzleri beyaza boyanmış iki kişi.
Sen, ağızlarından akan kanın.

Ve ellerindeki bıçakların farkına varmadan,
Sırtın bana dönük, geçerken yanlarından,
Seslensem, eritir onları gözyaşların.

Henrik Nordbrandt

 
Giderek daha uzak için yorumlar kapalı

Yazan: 28 Nisan 2013 in Çeviri Şiirler, Şiir

 

Etiketler:

Okuyucunun Bana Şiiri

Duyuyorum, bir geçen var evin önünden; 

biraz durup, yoluna devam ediyor. 

Paylaşıyor yüzünü ayak sesleri 
benim uğraşım olan gizemle. 
Aşk şiiridir bütün şiirler, 
ama kaç kişi durup okur onları! 
Ben önünden geçtiğimde bu şiirin, 
Sen onu yazmıştın bile.

Henrik Nordbrandt
Çeviren : Murat Alpar

 
Okuyucunun Bana Şiiri için yorumlar kapalı

Yazan: 30 Ocak 2013 in Çeviri Şiirler, Şiir

 

Etiketler:

Bizansa Benziyor Aşkımız

bizans’a benziyor aşkımız,
son demlerini yaşıyor.
düşünüyorum da,
yüzlerindeki parıltı
caddeleri dolduranların
ya da öbek öbek toplananların
köşebaşlarında ve meydanlarda
fısır fısır konuşanların
yüzlerindeki parıltı,
bana bakıp da
saçını arkaya atarken
yüzünde görülen
parıltıya benziyordur.

düşünüyorum da,
uzun uzun konuşmamışlardır,
konuştukları da havadan sudan,
bir şeyler söylemeye çalışıp
duraksamışlardır,
anlatmayı becerememişlerdir
söylemek istediklerini,
yeniden vazgeçerek
birbirlerine bakıp
yere indirmişlerdir bakışlarını.

çok eski ikonlar mesela
böyle parıldar
yanan bir kentin alevi gibi
veya yaklaşan ölümün ışıltısı
gencecik ölenlerin resimlerinde,
geride kalanların anılarında yaşayan.

sana doğru döndüğümde yatakta,
uzun yıllar önce yanmış
bir kiliseye girer gibi oluyorum
ikonların gözlerindeki
is kalmış yalnızca,
içleri onları yok eden
alevle dolu

Henrik Nordbrandt
Çeviren : Ergin Koparan

 
Bizansa Benziyor Aşkımız için yorumlar kapalı

Yazan: 30 Ocak 2013 in Çeviri Şiirler, Şiir

 

Etiketler:

Labirentim

bendim vebali fiyakalı sonumun…
başka ne beklenirdi ah! sahteydim…
kırıldım, sırça yalanımın ortasında.
yüzümün yarısı maktul yarısı katil…
bilemedim meramımı…
kimdi, avuçlarını soluğumla ısıttığım.
isterdim ki uzak durayım, ömrüm oldukça şüphe ve kemden.
sonra…
sonrası yok işte…
gördüm, göğsümden emdirdiğim yılanın geçirdiği evrimi.
iki söz arası hazla ovsaydım yaralarımı, kalmazdım böyle çarnaçar, uslanmazlığımla başbaşa.
kalbim dağıtsın alnımdaki ar’ı…
çıkaramadım kendimi, beynimin bu yoksul labirentinden!
anımsayamadım, sahi neydi aradığım?
hükmü geçse de dinmedi, içimdeki heves.

Henrik Nordbrandt

 
Labirentim için yorumlar kapalı

Yazan: 11 Aralık 2012 in Çeviri Şiirler, Şiir

 

Etiketler:

YAKARIŞ

Sevmiş olduğumuz ne varsa hepsi adına yalvarıyorum sana.
-İçimizde anlatılmaz bir erinç ve dağların gerisinde
ne olduğunu bilmemenin verdiği bir mutlulukla-
daha önce adını bile duymadığımız yabancı limanlarla
uyandığımız o yaz sabahları adına.
Çöller ve ilginç gömme törenlerinin yakınlığını fısıldayan
bir baharat kokusuyla dolu meltemlerin estiği
o yabancı limanlar adına yalvarıyorum sana.
Tayfaların tam anlayamadığımız bir dilde betimlediği
o batmış kentlerin
gözlerimizden bir türlü akmayan altın gözyaşları olup
bizi ezdiği Akdeniz geceleri adına yalvarıyorum sana.
Yalvarıyorum sana, geceleri kayıklarda konuşulan
o birbirine karışmış güzel diller adına.
Yunanca’ da taşlarla tanrıların, Arapça’ da yıldızların adları
Ve Türkçe’ deki çekim eklerinin tatlılığı adına yalvarıyorum sana.
Yalvarıyorum sana, Halikarnassos’un güneyindeki
sualtı mağaralarını dolduran güneş ışığı adına.
Kıbrıs ile Küçük Asya arasında, doğuya doğru yol alırken,
geminin iskelesine çarpıp kırılan dalgalara vurmuş ikindi güneşi;
ve tahtını yitirmiş, çocuksuz sultanların
sedef kakmalı yataklarda kurduğu düşler gibi
parıldayan o dalgalar adına yalvarıyorum sana.
Yalvarıyorum sana, gecenin içinde yelkenler gibi açılıp,
tayfaları çoktan ölmüş bir hayalet gemiyi
yaralı çetecilerin saklandığı çiçek bahçelerine götüren
çocuk yaşta gelin olmuş kızların yatakları adına.
Altın ve zümrüt kakmalı mücevher kutuları içinde
ezilmiş narlar gibi kanayan çetecilerin o genç dulları,
ve erkeklerin pazaryerlerinde tüfekleriyle havaya ateş
edip, açıklanamayan nedenlerle yüzleri mosmor kesilmiş olarak
düşüp öldüğü Asya’ nın o ağustos gecelerinde
on beş yaşındaki kızların kokusu adına yalvarıyorum sana.
Körkütük kafayı çekmiş yaşlı babaların
karasevdalı kızlarını kırık içki şişeleriyle öldürmek için
gecenin köründe geri geldikleri, sisli nehir ağızlarında
direkler üzerine yapılmış o harap evlerin kokusu
ve insanın akşam çıkıp sabah geri döndüğünde
yüz yıl daha yaşlanmış bulduğu o evler adına yalvarıyorum sana.
Yalvarıyorum sana, karlı dağların eteklerinde,
çiçeklenen badem bahçeleri içindeki evler adına.
Çocukların uykusunu kaçıracak hiçbir anı
ve içimizde hiçbir acılık bırakmadan
çoktan yaşanıp bitmiş o aşklar gibi
çiçeklenen badem ağaçları adına yalvarıyorum sana.
Akşam sularında, pembe ve sarı kağıttan yapılmış uçurtmaları
menekşe rengi denizin önünde uçurtan çocuklar;
ve yabancı limanlarda bizi uyandırmış olan
o menekşe rengi denizler adına yalvarıyorum sana.
Yalvarıyorum sana sevmiş olduğumuz ne varsa hepsi adına.

Henrik Nordbrandt

Türkçesi: Murat Alpar

 
YAKARIŞ için yorumlar kapalı

Yazan: 10 Aralık 2012 in Çeviri Şiirler, Şiir

 

Etiketler:

Güllere Harcadım Bütün Paramı

Güllere harcadım bütün paramı, yolumu yitirdim mavide.
Göremezsem seni yarın, öldüm demektir;
Solgun Mart göğü altında denizin açıklarında yatan bir ölü,
oyma süsünden ayrılıp, onun görüntüsünü
pencerelerinde bırakıp gitmiş bir hayalet gemi gibi,
bir elinde bir gül, öbür eliyse açık ve öne uzanmış…

Henrik Nordbrandt

 
Güllere Harcadım Bütün Paramı için yorumlar kapalı

Yazan: 03 Mayıs 2012 in Çeviri Şiirler, Şiir

 

Etiketler:

Nereye gidersek gidelim


Nereye gidersek gidelim, hep geç kalırız
bulmak için yola çıktığımız mutluluklara.
Ve hangi kentlerde kalırsak kalalım,
geri dönmede geç kaldığımız o evler,
ayışığında bir gece geçiremeyeceğimiz bahçeler
ve sevmede geç kaldığımız o kadınlardır hep
elle tutulamayan yakınlığıyla bizi kahreden.

Ve bize ne kadar tanıdık gelirse gelsin,
burcu burcu kokuları çevreye sinmiş,
o aradığımız çiçek bahçelerinin
hep dışından geçirir bizi sokaklar.
Hangi evlere dönersek dönelim geceleyin,
vakit geçtir, kimse bizi tanımayacak kadar.
Ve hangi nehrin aynasına bakarsak bakalım,
sırtımızı dönünce ancak, görürüz kendimizi.

Henrik Nordbrandt

 
Nereye gidersek gidelim için yorumlar kapalı

Yazan: 19 Nisan 2012 in Çeviri Şiirler, Şiir

 

Etiketler:

 
%d blogcu bunu beğendi: