RSS

Etiket arşivi: Hüseyin Akın

Buradan Bakınca Gökyüzü

(I)

az şey değil bir kızı bir babadan çekip almak
bir konup bir havalanmış diye tam tepesinden gökyüzü
şarkıya tam başlamışken, uzaktan, ama çok uzaktan
kanat çırpar gibi geçerken bir ölünün düşürdüğü çığlık
sakin bir liman arıyor herkes, yeter ki terlemesin diye
bir el bir avuçta, geriye doğru yazılmış mektupları anarak
yani ölsek te yaşıyoruz, bir bu üstesinden gelemediğimiz
bir de karıştırmadan geçmek köprüleri birbirine
az şey değil üst üste aynı uykuyu uyumak
üstelik daha dün gibi geliyor bana dalından bir meyve düşeli
hepte elma kurtuluyor şehvetin kısık ateşinde üşenmeden
günde kaç rekat pazara dönüp en olgun yerini
hayat bu ya, hangi aynada dursak bizden biri iniyor
alçalıp yükselen bir ovaya doğru sürüp giydiklerini

(II)

bizden biri inliyor tam topuğundan kendini zamana kaptırmış
soluk soluğa atlara
dinmiyor bir acıya doğru kurulmuş cümlelerin sızısı
dinmiyor kanla karışık yağmur
aslında başka çaresi yok, yaşanacak /
günlerin önüne atmalıyız kendimizi
kuşluk vakitlerine
o su öylece aksın nasıl duruyorsa sezdirmeden
bir bardak bir masanın üzerinde dudaksız
hep öyle kalsın gök, aynı yerinde, biz burada daha bir rahatız
ona hiç sürünmeden sabah akşam
giderken bir sürü kuş kalıyor ya üzerinde
gökyüzü ondan güzel ben buradan bakınca
ben buradan bakınca perdeleri kapanmış
küçücük bir köy kalıyor, mezarlara sığınmış
dokununca bir sürü gözüm oluyor, ondan ağlıyorum işte ben
üstüme bir şey almadan
yorgun ikindi gölgelerini unutuyorum dünyanın
sonra kalkmamış çeltik tarlalarını
biliyorum akşama yine gece var
onu yere zembille indirecek evin en yaşlı ninesi
her şey ortalıkta kalacak, arzular, o gezip görülmedik yerler
bir sürü pazartesi…

(III)

bembeyaz çamaşır yağıyor, elini çabuk tut
topla dal uçlarından yağmuru
n’olurdu mümkün olsa bir kadından öteye geçebilmek
aşıp çitlerini dünyanın
cama çarpınca sendeler, dile gelir ıslanırdı
öptükçe tükenen yüzü yağmurun
o kadın oradan çıksa, alıp saçlarını elleriyle öyle
örtmese yağmuru rahatça yağsa
kimbilir ne güzel görülürdü gök eski yerinde olsa
tek odalı evlerin balkonlarından
yukarı salıversek toplayıp bir sürü parçasını çatılardan
aklımızda son kalan yanını
ey gök, çıtını çıkar! dağılsın yüzündeki kalabalık
bir yıldızın batıyor dünya açıklarında!

Hüseyin Akınbir-kızı-bir-babadan-cekip-almak

Reklamlar
 
Buradan Bakınca Gökyüzü için yorumlar kapalı

Yazan: 16 Haziran 2016 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

Birçok

Altını üstüne getirdim de dünyanın
İplikte iğneyi kaçırdım, iğnede ipi
Dediler ki, tabiri caiz değildir, zinhar
Arama boşuna samanı samanlıkta
Orada bulduğunu burada kaybetmek var.

Karış karış gezdim de dünyayı köşe bucak
Varamadım içimde heves denen kuşa
Tam o anda üstünü parçalamış bir kibir
Bağlacını arıyor nasipsiz karanlıkta
Herkes yerli yerinde, yerinde değil tâbir.

Niye geldik dünyaya? Damatlık beğenmeye.
Bir esneme esnedik, açtı kepenklerini
Burdayken cümle âlem poz çalalım felekten
Alıştık nasıl olsa dünya ile dönmeye
Aya tempo tutalım, kırılalım ölmekten.

Biz dünyaya ‘dün’ dedik, teşbihte hata yaptık
Selam verip sağ yana, durmadan geçecektik
Gecelerin sırrını gündüzlere anlattık
Ne çok bir var dünyada bilmiyor birçokları
Düşmeseydik yukardan ‘bir’de birleşecektik

Rakam’la 1 rezidans, yazı ile bir kabir
Bir tarafı dünyaya, bir taraf şehre küstü
Şafak sayıp duruyor gecekonduda gece
Hayat daracık sokak, ömür cadde-i kebir
Bu berzahta ey şair, bir sen kaldın sadece

Hüseyin Akınhuseyin-akin-siiri

 
Birçok için yorumlar kapalı

Yazan: 01 Ocak 2016 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

 
%d blogcu bunu beğendi: