RSS

Etiket arşivi: Jorge Luis Borges

Mutluluk

Kim bir kadını sarıyorsa odur Adem. Kadın da Havva.
Herşey ilk kez olmaya başlar.
Gökyüzünde beyaz bir şey gördüm. Bana Ay olduğunu söylüyorlar
ama bir kelime ve bir mitoloji ile ne yapabilirim.
Ağaçlar korkutuyor beni biraz. Öyle güzeller ki.
Sakinleşmiş hayvanlar onlara adlarını söyleyebileyim diye yaklaşıyor.
Kitaplıkdaki kitapların harfleri yok. Ben açınca ortaya çıkıyorlar.
Atlasın yapraklarını çevirirken tasarlarım Sumatra′nın şeklini .
Karanlıkta kim bir kibrit yakıyorsa o icat ediyor ateşi .
Aynanın içindeki Öteki, pusuda bekler.
Kim okyanusa baksa İngiltereyi görür.
Kim Liliencron’dan bir dize mırıldandıysa savaşa katıldı.
Rüyamda Kartaca’yı gördüm ve Kartaca’yı yıkan lejyonları.
Rüyamda gördüm teraziyi ve kılıcı
Sahip olanın veya olunanın olduğu değil, ikisinin de teslim olduğu aşka olsun övgü!
Bize cehennemi yaratma gücümüz olduğunu gösteren kabusa olsun övgü!
Kim bir nehire gitse Ganja gider.
Kim bir kumsaatine baksa bir imparatorluğun dağılışını seyreder.
Kim bir hançerle oynasa Sezar′ın ölümünü önceden söyler.
Kim rüya görse, o, insanların hepsidir.
Çölde genç Sfenksi gördüm, daha yeni çıkmıştı yontucunun elinden.
O kadar eski başka bir şey yok güneşin altında
Herşey ilk defa ama sonsuz bir biçimde oluyor.
Sözlerimi kim okuyorsa onları icad ediyor.

Jorge Luis Borgesmutluluk

 
Mutluluk için yorumlar kapalı

Yazan: 18 Aralık 2015 in Çeviri Şiirler, Şiir

 

Etiketler:

Labirent

Zeus bile dolambaçla örülü, bu boğucu
taş ağı çözüp bir yol bulamaz. Ben geçmişimi
ve tüm kimliklerimi unuttum; İç sıkıcı
duvarları çınlayan dolambaçları izlemek
yazgımdır benim. Geçen yılların sonunda
hangi gizil bükeyler büküntüler
şiddetin galerileridir ki. Zamanın
tefecileridir bu çatlak köhne duvarlar.
Süprüntüler içindeki solgun işaretlerin
ayrımındayım. Büklümlü gece
bana doğru kükrüyor ve de
ıssız ulumaların yankısını taşıyor.
Ben gölgelerden bilirim ki Öteki hep orada,
nasıl bir alınyazısı sonsuza dek kendisini taşımak
bu dokunmuş ve belki de dokunmamış Hades
bitmez kanım ve cesetimi sömürmek içindir.
Herbirimiz diğerini ararız. Ama katıksız bir
bekleyiştir bu ve o bir hesap günüdür

Borges
Çeviren: Ulus Fatih

ulus_fatih

 
Labirent için yorumlar kapalı

Yazan: 13 Ekim 2014 in Çeviri Şiirler

 

Etiketler: ,

Şiir Sanatı

Zamanın ve suyun oluşturduğu şu ırmağa bak
Ve anımsa günlerinde bir ırmak olduğunu sanki ikizi,
Biliyoruz ki bizlerde öyleyiz zaman gibi su gibi
Ve işte yüzlerimiz de eriyip gidiyor tıpkı onlar gibi.

Uykuya dalmadan onu düşlerden ayırabilseydik keşke
Ve ölümün de başka bir düş olduğunu bilebilseydik keşke
Gene de titreyerek gidiyor tenimiz ölüler ülkesine
Ve uyku çağırır onları hangisi gelecek birazdan hangisi gece.

Geçen günlerin yılların bir imge olduğunu sezebilmek
Yaşadıklarımızın saatlerimizin insanlığımızın,
İnsafsız geçit töreninde son iç çekişin yıl dönümünde
Bir melodinin, bir mırıldanmanın da, imge olduğunu sezebilmek,

Güneşin batımını, ve uykuda görebilmek ölümü
Ne altınsı bir kederdir- tıpkı şiir sanatı,
Hangisi ölümsüzlük ve belki de üzücü. Şiir sanatı
Sürgit yinelenen ha güneşin batımı ha şafağın sökümü.

Akşam üzeri bir yüz karşılaştığımız zaman içinde
Bakar gibi bir aynanın derinliğinden dışımızdaki bize;
Şiir sanatı da ayna olabilmeli taşımalıdır içinde
Açığa vurabilmelidir gizleri göstermelidir bize

Onlar söyledi ki Odysseus’a boş yere harikalar yaratmakta,
Sonunda gördü gözyaşlarıyla işte biricik aşkı İthaka,
Her dem taze ve alçakgönüllü. Bir şiirdir İthaka
Sonsuzluk arayıştadır acemiliktir, değil harikalar yaratmakta.

O taşkın bir ırmak gibidir bitimsizce akar durur
Kimileyin koşar kimileyin kabarır coşumcu bir aynadır
Kararsızdır vefasızdır, Heraklit ki o da aynadır
Ve şiir de böyle ırmak gibidir kayar çağlar akar durur.

Jorge Luis Borges
Çeviri: Ulus Fatih

 
Şiir Sanatı için yorumlar kapalı

Yazan: 27 Nisan 2013 in Çeviri Şiirler, Şiir

 

Etiketler:

Bir Kör

Ne zaman aynadaki yüze baksam,
bilmiyorum hangi yüz bana bakıyor;
bilmiyorum hangi yaşlı yüz sessizce
ve bezgin bir öfkeyle kendi imgesini arıyor.
Karanlığımda yavaşça görünmeyen çizgilerimi
araştırıyorum ellerimle. Bir kıvılcımın ışığı
sızıyor içime. Saçlarını tanıyorum,
külrengi, hatta altın sarısı olan.
Gene söylüyorum yalnızca boş ve yapay
yanlarını yitirdim eşyanın.
Bu soylu sözler Milton’un bilgeliği,
ama ben gene de harfleri ve gülleri düşünüyorum.
düşünüyorum ki görebilseydim yüzümün çizgilerini,
bilebilirdim kim olduğunu bu benzersiz akşamda.

Jorge Luis Borges

 
Bir Kör için yorumlar kapalı

Yazan: 27 Nisan 2013 in Çeviri Şiirler, Şiir

 

Etiketler:

On yedi haiku

1
Dağ ve ikindi
neler dediler bana,
unuttum gitti.

2
O engin gece
başka hiçbir şey değil,
koku sadece

3
Seher zamanı
uçup giden düşlerim
yok muydu, var mı?

4
O teller ölgün.
Hislerimi anlayan
müziktir bugün.

5
Hani bildiğin
badem bahçesi, beni
açmıyor bugün

6
Gizemli filmler,
anahtarlar, kitaplar…
Yazgımı imler.

7
Tavlada pullar.
Oynatmadım onları
bugüne kadar.

8
Çölde bir yerde
tan ağarıyor- Tek o
biliyor nerde.

9
Benimki değil,
aylak kılıcın düşü
savaşları, bil.

10
Adam ölmüş, bak.
Sakal bunu bilmiyor,
uzuyor tırnak.

11
Bu eldi işte,
saçlarını okşayan
senin geçmişte.

12
Altı saçağın.
Aynada tasviri var
yalnızca ayın

13
Ayın altında
uzanıyor o gölge
kendi başına

14
Bu solan ışık
ateşböceği belki,
belki bir hanlık?

15
Ayça bakarken,
kız da onu izliyor
öbür kapıdan.

16
Bülbül uzaktan
durmaz şakır- Avutur
seni bilmeden.

17
Yaşlanmış bir el,
hâlâ çiziktirerek
unutmak ister.
.
Jorge Luis Borges
Çeviren: Caner Fidaner

 
On yedi haiku için yorumlar kapalı

Yazan: 05 Mart 2013 in Çeviri Şiirler, Haiku, Şiir

 

Etiketler:

Asıl Şiirin Sanatı

Bir nehre bakmak zamandan ve sudan yapılan
Ve hatırlamak zaman başka bir nehirdir.
Bilmek biz bir nehir gibi ayrılırız sürüden
ve yüzlerimiz su gibi gözden kaybolur.

Hissetmek uyanmanın başka bir rüyası olduğunu
Rüya görmemenin rüyasını görmenin ve ölümün
kemiklerimizde korkusunu duyduğumuz ölüm olduğunu
her gece bir rüya diye bildiğimiz.

Her gün ve senede bir sembolünü görmek
insanın bütün günlerinin ve onun senelerinin,
ve dönüştürmek nefretini senelerin
bir musikiye, bir sese, ve bir sembole.

Bir rüya görmek içinde ölümün, gün batışında
altından yapılmış bir hüzün—işte budur şiir,
alçak gönüllü ve ölümsüz, şiir,
geri gelen, şafak gibi, gün batışı gibi.

Bazen bir yüz vardır akşamleyin
bizi gören bir aynanın derinliklerinden.
Sanat o çeşit bir ayna olmalı,
açığa vuran her birimize o yüzü.

Derler ki Odise, usanmış mucizelerden,
sevgiyle ağladı İtıka’yı gördüğü zaman,
alçak gönüllü ve yeşil. Sanat o İtıka’dır,
yeşil bir sonsuzluk, mucizeler değil.

Sanat sonsuzdur akan bir nehir gibi,
geçen, fakat kalan, bir ayna aynısından
değişken Heraklitus’un olan, aynı
ve gene de bambaşka, akan nehir gibi.

Jorge Luis Borges
Çeviren: Vehbi Taşar

 

 
Asıl Şiirin Sanatı için yorumlar kapalı

Yazan: 19 Kasım 2012 in Çeviri Şiirler, Şiir

 

Etiketler:

Anlar

Eğer, yeniden başlayabilseydim yaşamaya,
ikincisinde daha çok hata yapardım.
Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım.
Neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar.
Çok az şeyi ciddiyetle yapardım.
Temizlik sorun bile olmazdı asla.
Daha çok riske girerdim,
seyahat ederdim daha fazla.
Daha çok güneş doğuşu izler,
daha çok dağa tırmanır,
daha çok nehirde yüzerdim.
Görmediğim bir çok yere giderdim.
Dondurma yerdim doyasıya,
Daha az bezelye.
Gerçek sorunlarım olurdu
hayali olanların yerine.
Yaşamın her anını gerçek ve
verimli kılan insanlardan olurdum.
Farkında mısınız bilmem, yaşam budur zaten.
Anlar, sadece anlar, siz de “an”ı yaşayın.
Hiçbir yere, yanına; termometre, su, şemsiye ve
paraşüt almadan gitmeyen insanlardanım ben.
Yeniden başlayabilseydim,
ilkbaharda, papuçlarımı atardım.
Ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayakla.
Bilinmeyen yollar keşfeder, güneşin tadına varır,
çocuklarla oynardım, bir şansım olsaydı eğer…
Ama işte, 85’imdeyim ve biliyorum…
Ölüyorum…

Jorge Luis Borges

 

 
Anlar için yorumlar kapalı

Yazan: 19 Kasım 2012 in Çeviri Şiirler, Şiir

 

Etiketler:

 
%d blogcu bunu beğendi: