RSS

Etiket arşivi: Pencere Şiirleri Bercestem

Pencereden göründüğü kadarmış hayat

Bıraktığın gibi duruyor tablada sigaran
Sekseninci sayfadaki Gorki
Ve penceredeki karın
Seni bekliyorlar, dönmeni

İsmail Uyaroğlu

Nasıl değişti erkeklerin hali
Anlayamadım kızım
Artık Sâlah Birsel bile geçmez
Penceremden sanırım.

Sâlah Birsel

Akşam bırakıp gidecekler,
biliyorum
küçük pencerelerinden gizlice seyredecekler.
Benim küçük tanrılarım,
belki de ay ışığında tanrıları gibi görecekler.

Ömer Nazmi

Ne sorular sorardım düşünüyorum da
Pencereme yansıyan yaz akşamlarında

Şükran Kurdakul

Ardına kadar açtım penceremi.
Nasıl beklediğimi bilirsin
Unutma e mi?
Bir beyaz kedi gibi gel pencereme
Öyle sessiz gir içeri.

İlhan Demiraslan

Serpilirken pencereme avuç avuç kar…
İçerimde hicranlardan bir nehir akar…
Karların da lambam gibi rengi sarıdır…
Onlar yırtık bir mektubun parçalarıdır:
Rüzgâr, sana yazdığımı geri getirdi…
Pencereden dondurucu bir nefes girdi…

 
Sabahattin Ali
içeri hava ve güneş ışığı bırakan pencere,
Masuma Ahadova
Karın kapattığı yollarda
Yalnızca serçelerin kanat izleri
Bir tek pencere görünmüyor ufukta…
 
Şükrü Erbaş
Boğaz’ın bir kıyısında, aydınlık
Pencerelerde -her bulutun yolu-
Bir mevsim, seninle başbaşa kaldık,
Yaşadıkdı bir zaman İstanbul’u.
Ahmet Muhip Dıranas
Ruhumuz Boğaz’da, o eski yerde,
Yeni akımları umursamadan,
Bir hayalet gibi pencerelerde
Ne denli beklese de.. hiç bir zaman.
 
Ahmet Muhip Dıranas
Kalktım pencereyi açtım. Şu sıkıntılı hava dağılsın.
Yusuf Atılgan
Bu ara hep tedirginim,
bir pencerenin açılışını bekliyorum şimdi
arkandan gideyim
ya da parçalanayım diye üzgün kaldırımlarda.

Efrain Huerta

kış serçesi gibi pencere önlerinde telaş yapıyorsun

Sezai Sarıoğlu

Evin içinde uçsam
Kapılara duvarlara çarparım…
Ama sen yüreğime, ruhuma
Bir pencere oldun

Osman Serhat Erkekli

pencerede oturmuş
yaşlı adam
gözleri yorgun
saçları ak
ağzı kötümser
kimin yolunu bekler
ölümünden başka

Attila İlhan

Penceremde sayıklıyor bir sardunya

Nergihan Yeşilyurt

Sen, penceredeki suskun kadın :
Hayatımda ol, kal, öl, istiyorum.

Enis Batur

Ama ben avlum hakkında ve pencereden görebileceğiniz
nehir hakkında yazmak isterim.

Zvonko Maković

Kimdi o çocuk ben dediğim
O delikanlı ben miydim gerçekten
Şimdi bir tren penceresinden
Başka yaşamlara bakar gibiyim

Ataol Behramoğlu

titrek bir mum ışığı kadar mahzun
yarısı kapalı bir pencereden geliyor bir türkü

Ömer Faruk Toprak

Bakacak arkamdan mutfak penceremiz.
Balkonumuz geçirecek beni çamaşırlarıyla.
Ben bu avluda bahtiyar yaşadım bilemediğiniz kadar.
Avludaşlarım, uzun ömürler dilerim hepinize…

Vasfi Mahir Kocatürk

“Rıza Tevfik’e bir şiir vermiştim, beğenmemiş. Masasının üstüne koymuş. Pencereden gelen cereyanla şiir uçmuş. Ali İlmi Fani Bey’e; “Çocuğun şiirini de uçurduk, ne diyeceğiz?” demiş.”

Cemil Meriç

Dört yaşındaydım. Bir yaşındaki kardeşim Kemal ölmüş. Babam kollarındaki bir yastığın üzerinde taşıyor onu. Ardında bir kalabalık. Ağır ağır ilerliyorlar. Ben penceredeyim. Kış.

Cemal Süreya

Ve hangi pencereye dayanmış da
bakıyorum habire gömülen zamana?

Pablo Neruda

Ben meyhanenin penceresindeyim
İçerde ve kar içindeydim
Bir demet gül içindeydim
Güle gömülüydüm
Kana.

Edip Cansever

“Sirkeciye kar yağarken pencereden
Senin sokaktan geçtiğini düşlemek güzeldi”

Murat Solgun

Yeni bir dize’yi pencereden uzatıp, güneşe doğru
tuttunuz mu akşam üzeri, hava esintiliyse eğer,
pır pır ettiğini görürsünüz ışıltılar saçarak yer yer.

Sait Maden

ona açılan pencereleri kapatın

Tuğrul Keskin

Birden,
ardına kadar açık pencerelerden
beline kadar sarkar,
Aşk..

Üryan

Penceresinde benim perdelerim,
Etajerinde kitaplarım olsa.

Cevdet Kudret Solok

Bana Bulaşmasın

Yağmur çiseliyor ya
bana bulaşmasın der gibi
çekinerek bakıyor penceredeki saksı

kente uzak, kırlara yabancı

Kemal Özer

Kudüs’te yağmura açarlar kadınlar pencerelerini

Ahmet Ada

Küçük pencereli karanlık dar odalarda

Cahit Zarifoğlu

Boynunda kan torbası
geçer balkonlardan
koşuşuruz pencerelere
şimdi başka balkonlarda

Nuri Pakdil

Bir dokun bin ah işit pencereden

Nurullah Genç

pencere kenarında yağmuru seyrettik yalnızlığımla,

Pelin Onay

her zaman bir aralık var
pencere ile görmek arasında
niçin bakmadım niçin
bir adam yağmurlu ağaçların altından geçerken baktığım
gibi?

Furuğ Ferruhzad

Ey yağmurda açılan pencerelerin komşuları
Onu bağışlayın
Onu bağışlayın
Çünkü büyülenmiş

Furuğ Ferruhzad

Yağmurlar daha çok pencereler içindi

Afşar Timuçin

yağmur bir dua gibi geçerdi pencerelerden;

Adnan Özer

Bir pencere açıldı kitabımın sayfasında
El sallayarak sen göründün,

Anlattıklarına karışıyor kitabın anlattıkları…

Nahit Ulvi Akgün

bu pencerenin ardındaki karanlıkta
bir çiçeği dalından koparır gibiler
dinle, duyuyor musun?

Mensur Ovci

“Kırlarda çiçekler artık bensiz açacak” Cahit Zarifoğlu’nun vefatından bir süre önce hastahane penceresinden bakarak söylediği söz.

Penceremi titreştiren ışık ile abdest alırım.

Sohrab

Penceremden geceleyin giren Kelebek–sanıyor musun burada yaşam bulacaksın?

Oruç Aruoba

Karşılıklı oturmuş bir çift, ikisi de sağına ve uzaklara bakmakta. Sanki kadın “gönül penceresinden”i, erkek “çaldığım kapılar”ı mırıldanmakta.

?

Hüzün kaçıyor penceremden koşarak
Ölüm kayboldu geceye karışıp
Bir kolunda gözyaşı diğerinde acıyla

Kaan İnce

Birazdan alnını dayar cama gelgiti bekler keder daralır pencereler içine kapanır oda.

Oya Uysal

Birden pencere açılacak
annem beni çağıracak

Tadeusz Rózewicz

Ortalık karardıktan sonra pencereden yıldızları izliyorum.
Umut etmiyorum,kızmıyorum, üzülmüyorum.
Sadece h a t ı r l ı y o r u m.

Alper Canıgüz

Beyaz şehrin akşamından geceye doğru
Her şeyden vazgeçmenin arifesinde
Vazgeçilmişliğin ertesinde
Bir pencerenin altında dikilip kaldığında
Soğuk, hançer gibi sokulur bağrına.
Uğultu sarar geceyi, toprak kımıldar; dal kımıldar, damar kımıldar…
Beklersin,
Pencereden bir hayal gibi gözüksün.
Bir peri gibi görünüp kaybolsun perdelerde.
Soğuk zannetsin. İçi titresin senin gibi.

Adige Batur

Çarşaflarımı denetliyorlar ben yokken. Pencereme konan kuşları
takibe alıyorlar. Tek kişilik bir içbükey zaman bile
bırakmıyorlar bana.

Murathan Mungan

-her zaman paylaşılan duygular vardır
yeri gelince ölümler de paylaşılır
bölüşmek bir ölümü dostluğu ve şiiri
benzemez beyaz evlerden mavi sulara
aynı pencereden iki yabancı gibi bakmaya-

Haydar Ergülen

Bu gökyüzü
Her gün böyle değildir Saint-Antoine’in üstünde
Belli sevişme vakti
İşte pencereler ilk kollarını açtı
Karıncalar yuvalarından çıktı
Yosunlar uyandı
Gerildikçe gerildi gökyüzü
Dikiş diken kız penceresinde ilk kez mutlu
Denize bakan evler kahveler ilk kez mutlu

İlhan Berk

Hırsız

pencereden giren mehtap
bu evde hırsız var
mehtapta
pencerede oturmuş
beni görüyorum

kapıyı çalsam
içerden ben çıkacağım
içerden çıkacak beni
ne kadar görmek istiyorum

penceredeki beni uyandırmalıyım
içerde hırsız var
içerdeki hırsızın
ben olacağımdan korkuyurum

Asaf Halet Çelebi

O köklensin diye pencerede suya koyduğun devetabanı
Hepten hüzünlü bugünlerde

Cemal Süreya

alnımı dayadığım pencereden dışarıyı seyrediyorum

Adonis

İşte pencerenin camında yavaştan biriken buğu gibidir-gözünü tamamiyle kapayacak körlük-: görüşünü tamamiyle örtmeye yönelmiştir; ama açık bakışının da hangi noktada olanaklı olduğunu (bahar’ın ne zaman ve nasıl geleceğini) sana bildiren, gene, odur…

Oruç Aruoba

Sevdiği olmalı insanın,
Eski ahşap pencereye hayat veren çiçek gibi..

Tufan Genç

sen aklıma düşünce bir rüzgar
duyarım dolar içime
ve göğsümde bir pencere hızla çarpar.

Metin Altıok

Pencerede sapsarı bir limon görüntüsü

Edip Cansever

Baba yaşamadaydı geçmiş zamanı
Bir pencere açık dururdu düşüncesinde
Bir kadın eşsiz elbiselerinin içinde
Ne uzun zaman sevmişti onu

Sabahattin Kudret Aksal

çocuğu babasına baktıran bir pencere
babasını getiren sürgülü bir kapı var mı
babasını kucaklayan, ertesi günü olan?

Mehmet Efe

Kalkıp pencereden hayata bakacağım…

Şükrü Erbaş

Biliyor musun kalbim artık
Bir kuş gibi çırpınarak pencere önlerinde
Titrek kanatlarıyla umudun
Düşmüyor bekleyişin hayal camlarına
Gelmene yakın saatlerde.

Şükrü Erbaş

Evin içinde uçsam
Kapılara duvarlara çarparım…
Ama sen yüreğime, ruhuma
Bir pencere oldun

Osman Serhat Erkekli

Bir gün çıkıp geleceğim
Görünce pencerende ‘yeşil panjurları’
Yüreğim daha bir bende
Çekip gideceğim.

Naim Kandemir

sabahın yanağı penceremde

Emre Gümüşdoğan

Kenar mahallelerin geri dönüş saatleridir şiir. Kasaba kahvehanelerinde, dışarıya hiç bakılmayan pencerelerdir.

Şükrü Erbaş

Pencereme selâm ver
Ey sevgilim
Ey sevgilim

Ebdulrehman Mizûrî

pencere, pençesindedir günün
pencere, pençesindedir güneşin
ah
yetmez gücüm!

Ketayun Amuzegar

Pencereden göründüğü kadarmış hayat.

Bejan Matur

uzakları seyrediyorum buğulu pencereden,
ince bir ışık demeti düşüyor buruşuk
masa örtüsüne,

Osip Mandelstam

penceredeyiz sarmaş dolaş,kendimizi seyrediyoruz sokaktan:
vakt erişti, herkesler bilsin bunu!
artık çiçek açma zamanıdır taşın,
yüreğinse tedirginlik zamanı.
zamanıdır, zamanı gelmenin.

artık zamanıdır.

Paul Celan

baktım eve, sensiz boşluğuna
yürekler acısı pencereler var yalnız artık

işte bak, seni yalnız bir ev gibi bekliyorum
hem dönmelisin bana görüşmeli oturmalıyız
eğer dönmezsen rahatsız olur pencerelerim de.

Pablo Neruda

Pencereden çekildim.
Günlerdir ilk olarak güldüm, gülümsedim
Yıllardır ilk olarak
Sanki ilk gözyaşının tarihini buldum, üstünü çizdim.

Edip Cansever

Elime ne geçtiyse
Açtım pencereleri dışarı attım.

Edip Cansever

Bir pencere çarpıyor
Viran yüreğimde
Sıvalar dökülüyor
Pervazından.

Metin Altıok

gökyüzünde parlak yıldızlar, her yere aynı uzaklıkta
sarhoş bindiğimiz otobüsün penceresinden
sanki bambaşka bir dünyaya bakardık
sonra saklayarak yüzümüzü birbirimizden
yumruklarımızı sıkar sessizce ağlardık
ışığı açık kalmış pencerelere, kepengi örtülü dükkanlara,
yaz bahçelerinden taşan çiçeklere,
adını bile bilmediğimiz bu kente
neye olduğunu bile bilmediğimiz bir hasretle
uzun uzun bakardık
anımsıyor musun?

Murathan Mungan

ey canımın güftesi, ey penceresi bütün sıkıntılarımızın

Turgut Uyar

rüzgârın değil benim / pencerendeki ıslık

atilla ilhan

Önünde yalnızım pencereciğin,
Ne bir konuk, ne bir dost bekliyorum.

Sergey Yesenin

Bir gün yaslanmak istesen pencereye
Diz çökmek istesen nafile
İş işten geçmiş olacak

Oktay Rıfat Horozcu

-yalnız bir kadın
duruyor pencerede;
durmadan yağmur.

Suiha

Dün, hani birisi adını söylediğinde
yanımda yüksek sesle,
bir gül düşmüştü sanki
açık bir pencereden içeri

Wislawa Szymborska

Bu nemli, bu bunaltıcı gecelerde, pencerenin
Önündeki dallardan bir kafes örerim kendime

Ahmet Erhan

Çoğunu ezbere bildiğim kızlar
sevdalar geçit vermez gözbebekleri
akşam bir esmerliğe doğru yol alırken
pencere pervazlarına otururlar

İhsan Fikret Biçici

Ve penceredeki karın
Seni bekliyorlar, dönmeni

İsmail Uyaroğlu

Söylemek istediğim korkak fısıltılar değil karanlıkta
Gündüzdür söz konusu olan ve ardına kadar açık pencere

Furuğ Ferruhzad

Karanlık pencereden boğuk bir soluk giriyor,
denizin tüm üzüncünü bilen adamdan gayri
kimse dinlemiyor onu.

Cesare Pavese

Bu yapayalnız insan böylece
Kapatır pencereyi
ve sıcak tutar kendisini.

Yukio Tsuji

Şaşkın sığırcık kuşunu hatırlıyorum
İki yıl önce tam bu odaya girivermişti
Nasıl gizlice süzüldük ve bir pencereyi açtık

Havalanıverdi bir sandalyenin arkasından
Dümdüz uçup doğru pencereyi buldu
Dünyanın pervazında kayboldu

Richard Wilbur

ama bir defa koklatın sert içkileri
pencereden dışarı atmaya başlarım insanları
kim olursa olsun fırlatırım dışarı
bunu yaptım daha önce
ama siz aşk nedir bilmezsiniz

haydi bakalım gösteriye başlayalım
ne dediğimi hatırlıyorum
ama bir tek atacağım yalnızca
ne de güzel tadı var şu meretin
haydi uzatmadan bitirelim bu işi
yalnız bundan sonra kimse durmasın
açık pencerenin yanında

Charles Bukowski

Antik şömine üstündeki tabloda anlatılan,
Sanki bir pencereydi ormana açılan,

Thomas Stearns Eliot

Sokağı ve denizi isterim pencereden

Oktay Rifat

Geldiğimde rüzgâr dolu iki konağa
Günlerce uyudum
Kilimler ve bakırlar arasında.
Rüzgârı sevebilirdim
Kapılar ve pencereler olmasa

Bejan Matur

Ağustos Konuğu

Odama bir an giren uçucu bir böcek
Arıdan irice, kanatları renkli
Dolaştı bir süre, vızıldamadan.
Sonra bulup yolunu pencerenin
Çıkıp gitti
Bir öykü çeviriyordum Çehov`dan
Masamda bira bardağı
Odam, kitaplarım,olağan dünyam
Tül perdede ağustos ışınları
Tanık oldu yaşamıma
Bu uçucu böcek, sadece bir an
Çıkıp gitti sonra
Tıpkı yaşamıma bir an katılan
Sonra yitip giden bir sevgili gibi

Ataol Behramoğlu

Yıldızlarla dost eden küçük pencere
Her akşam gönlümün dilediği yere
Götüren sihirli araba .
Ey en içli en yanık türkülerimi duymayan
rüzgarı saçlarımı dağıtan sokak
Ve ey saçı ak gönlü ak
Anneciğim pencerede ağlayan .
Ah biliyorum güç gelecek sizlere
Ama artık gitmek geliyor içimden
Bir sabah masmavi bir bulutun peşinden
Dönüşü olmayan yerlere…

Ataol Behramoğlu

Yeşil pencerenden bir gül at bana,
Işıklarla dolsun kalbimin içi.
Geldim işte mevsim gibi kapına
Gözlerimde bulut, saçlarımda çiğ.

Ahmet Muhip Dıranas

Aralamış pencerenin perdesini
yaprak güzeli
Uzanmış bakıyor saf saf
bir çocuk gibi
Söyle diyor haydi
bir şiir yaz
bırak tembelliği

A. Kadir Paksoy

Ben sustum!
susmuyor yüreğimi kavuran kasırga
pencereme vuran yağmur damlaları
susmuyor dışarda inleyen rüzgar
yıldızlar küs
ay üzgün
yağmur dinmiyor
içimde binlerce şiir kanıyor her gece
kimse bilmiyor
kimse duymuyor

Nuri Can

pencereler şaşkın
perdeler bir uzak yol kadar uzun

Edip Cansever

Pencereden sarkıtılmış bir sepet

Edip Cansever

ah bırak bu açık pencerenden
rüyaların ipkeleri üzerinde uyuyarak
ışıltılı bir kanatla uçayım
dünyanın hisarlarından geçeyim

Furuğ Ferruhzad

Annem tuz almaya gönderdi beni
O gün bugündür eve dönmedim
sokakları çocuk adımlarıyla
caddeleri suçlu telaşıyla geçtim
zamana açılıyordu bütün pencerelerim
anıya dönüşebilecek kelimelerle kurdum
şiirlerimi
kaybolduğum bütün dağlarda
bulutlar annemin yüzüne benziyordu

Şehmus Ay

Bir gölge gibi düştüm ardına yıllardan beri
Sordum seni şehir şehir
Şimdi her gece yarısı rüzgâr değildir
Pencerene vuran benim.

Yavuz Bülent Bâkiler

karşı pencerenin perdesi çekiliyor

Metin Fındıkçı

Dalar gider pencereler önünde şimdi
Ilık yaz akşamlarını hatırlar
Vapurlar geçer bomboş güverteleri
Bomboş uzanan denizin üstünde
Aç bir karabatak dalar çıkar

Necati Cumalı

Sabahları açık penceremin soluduğu kent

Murathan Mungan

Başka kapılarda, başka pencerelerde aynını arar.
Ama bilmez başkalarda hiç aynılık bulunmaz.
Pişman olur, geri döner bir zaman sonra.

Öyle yenik, öyle mağlup döner ki hem de…
Artık kafese girmeye bile razı olmuştur.

Şanslıdır…
Eğer geri döndüğünde açık bir pencere
veya aynı evde, aynı kişileri bulabilirse…
Eğer terkettikleri taşınmamış,
Aynı yerde kalabilmişse…

W. Generous Blackstone

itfaiyenin sesine, pencereye koşardım
çocukluğum boyunca hep yoldaydım

Pentti Saarikoski

kar sevincin büyüsünü serperek karanlık denizlere
çocuk düşlerimize oturtuyor akşamın hüznünü
ipekle sargılanan yıllan getiriyor penceremize
bin bir nakış ekliyor yaşamı havalandıran şarkılara.

Ahmet Özer

hangi yüze baksan perdeleri çekili pencere

Yücel Kayıran

taştan bir duvarın içinde
iki tutsak pencere 
iki yorgun iki yalnız
biri sen biri ben.
 
Ardalan Serferaz
Dünya bir penceredir
her gelen bakar gider
Mani
Yürümeyi yeniden öğrenen felçli bir çocuk gibi
Sokağa çıkmalıyım şimdi ve çoktandır
İhmal ettiğim dostlara yeni bir adres bırakmalıyım
Pencereleri açmalı, kitapları düzenlemeliyim
Belki bir yağmur yağar akşama doğru
Yarıda bıraktığım şiirleri tamamlarım
 
Aşk da bitti diyordu ya bir şair
Aşk bitti işte tam da öyle
 
Ahmet Telli
“sıkıcı bir mevsim” diyor annem bir sabah
kabuğuyla ısırılması gereken bir elmadır hayat, diyorum
ona
pencere kenarında dantel örüyor komşu kadın
şarkı söylüyor…
Sohrab Sepehri
Ve yalnızlık penceresinin sükutun eli ile açılıp kapanmasını
 
Sohrab Sepehri
Gitmeliyim bu gece
ben bütün açık pencerelerden bu bölgenin
insanları ile konuştum,
ama zamana benzer, tek kelime bile duymadım.
Sohrab Sepehri
o çok sevdiğin korkularını
her mevsime açık pencerenden içeriye bırakarak
içimdeki her şeyden habersiz çocukluğumu yanıma alarak gidiyorum
 
Pelin Onay
Ayışığı tutkal gibi
Yapışıyor pencereme
Açamıyorum perdeleri
Ahmet Erhan
Pencereniz sıkısıkıya kapalı, kapınızda
Enis Batur
annem pencereleri sardunyalara bakan bahçeli bir evdi
 
Sema Enci
kıralım demir parmaklı pencereleri
önlerine ortanca saksıları yerleştirelim
A. Kadir Bilgin
Pencere yanındaydı gökyüzü yanında
Uzandı masaya sonsuzu koydu
 
Edip Cansever
Bir kumru konar her sabah pencereye
İbrahim Sadri
hava yağmurlu mu, diye bakacağız pencereden,
 
Nazım Hikmet
Ey mutluluğun sâde ülkesinin sakinleri
Ey yağmurda açılan pencerelerin komşuları
Onu bağışlayın
Onu bağışlayın
Furuğ Ferruhzad
pencereye gittim kalkıp çalışma masamdan
iki sevgiliden söz ediyordu ağaçlar fısıldaşarak bahçede
 
Akgün Akova
Bir pencereden ansızın bir hazin şarkı başlar…
Turgut Uyar
Bu gece bir konuk gelecek sana
Itır kokulu gün odana indiğinde
Pencerende solgun yüzüyle belirecek
Sana bu gece bir konuk gelecek
 
Haydar Ergülen
Gören kim gecede pencereye dayalı,
Dalgın kendi aleminde sessiz ağladığını?
Biz hepimiz tarifsiz yalnızlıklar içindeyiz.
Dagmar Nick
sen ulu çınarlar ortasında, sevdalı serçeleri
pencerenin gün ışığına çağırırdın
gece yinelendiğinde
gece bitmediğinde sen 
ulu çınarlar ortasında, sevdalı serçeleri
pencerenin gün ışığına çağırırdın.
 

Furuğ Ferruhzad

bir evi soymuşcasına pencereden atlar gibi
bu nasıl bir gidiş böyle..?

Pelin Onay

Gözlerinin mavi limanında
Denize doğru açılır bir pencere

Nizar Kabbani

Yüzünü akşamın göğsüne gömmüş bir bulut,
incecik ağladı penceremde
serinlik birdenbire.

Oya Uysal

Ansızın patlayan bahara bir pencere açmışız gibi

Erdem Beyazit

Kilitliyoruz ya biz kapılarımızı, pencerelerimizi artık,
Kapılar, pencereler de artık açılmıyor yüzümüze…

Sahir Üzümcü

Koyu yeşillikler içindeki evin
gözümüze çarpıveren
sarı sıcak penceresi gibi.

Oruç Aruoba

İbrahim bey bu gece eve gelmedin
Kaç kez açıldı senin için kimdir o penceresi

İbrahim Tenekeci

ister içinden bakılsın ister dışından,
bütün pencereler
birer yalnızlıktır ev denen yalnızlığın yüzünde.

Hasan Ali Toptaş

Korkabilmeli insan delirmek üzere olduğundan
Şakağına bir soğuk metal dayayabilmeli, çekemese bile tetiği
Sonra açıp pencereyi,incir ağaçlarına bakabilmeli
Ezan sesiyle kendine gelebilmeli, bir kez olsun..

Dilek Kartal

Bu mektup belki de pencerene konan son güvercin.

Cemil Meriç

Ve kırlarınızın üstünden mevsimlerin geçişini
kabul ettiğiniz gibi, aynı doğallıkla, kalbinizin mevsimlerini de onaylıyacaksınız.
Ve kederinizin kışını da, pencerenizden huzur içinde seyredeceksiniz.
Acılarınızın çoğu sizin tarafından seçilmiştir.

Halil Cibran

Ne veda ne de ağaç!
Uyumuştu pencereler ardındaki kösnüler
Uyumuştu tüm ilişkiler
Uyumuştu pencereler ardındaki ihanetler
Uyumuştu bilimadamları!

Mahmut Derviş

Ve açıp kapanan yalnızlık penceresinin saf sesini.

Sohrab Sepehri

her zaman bir aralık var
pencere ile görmek arasında
niçin bakmadım niçin
bir adam yağmurlu ağaçların altından geçerken baktığım
gibi?

Furuğ Ferruhzad

nasıl anlamsız bir ışık belirdi küçük pencereden
niçin bakmadım?
biliyordu tüm mutluluk anlarını
yıkılacak senin ellerin
ve ben bakmadım
açılan penceresinden saatin
yaslı kanarya dört kez ötünceye kadar
ötünceye kadar dört kez
sonra o küçük kadınla karşılaştım
gözleri simurg’un yuvası kadar boş
salınan kalçalarıyla yürüyüp götürdü
kızıllığını göz kamaştıran düşlerimin
kendisiyle birlikte gecenin yatağına…
yeniden tarayabilecek miyim
saçlarımı rüzgarla?
menekşeler dikebilecek miyim yeniden bahçelere?
ve pencerenin ardında duran
gökyüzüne sardunyalar dizebilecek miyim?
acaba yeniden dansedebilecek miyim kadehler üstünde?
kapı zili çağıracak mı beni yeniden bir bekleyişe?

Furuğ Ferruhzad

O kıyısız gökyüzü nasıl sığar küçücük gözlerimize, bir bardak suya, demirli bir pencereye…

Şükrü Erbaşpencereden_gorundugu_kadarmis_hayat

 
Pencereden göründüğü kadarmış hayat için yorumlar kapalı

Yazan: 15 Mart 2015 in Berceste, Bercestem, Şiir

 

Etiketler:

Pencerelerden seyret içlerine girme

Şiiri/ni bir cam gibi sarıp sarmalayan Tugay Kaban‘a küçük bir pencere

Pencerene kar buğusu bıraktım
Belki adımı yazarsın diye
Belki beni çizersin diye
Pencerene kar buğusu bıraktım

Ahmet Erhan

Gözleri terkedilmiş bir evin pencereleri gibi bomboştu, gözlerin ışığı sönmüştü.

Cengiz Aytmatov – Elveda Gülsarı

Bu yüzden daracık bir yer seçeriz korunmak için
kendi sınırsızlığımızdan. Belki de bu yüzden
burada oturuyorum ben, bu pencere önünde,
…..bakmak için
gemicilerin rıhtımda, kaldırım taşlarında kalan
ayak izlerinin bir peri masalındaki sıra sıra,
dikdörtgen aylar gibi yavaş yavaş silinişine.

Yannis Ritsos

Hâl

Pencereme vurmayın, ödüm patlayabilir;
Dokunmayın, vücudum boşluğa kayabilir…

Necip Fazıl Kısakürek

Seni bir çok daha görmek için
Dallarına basıp yaylandığım
Şiiri katıksız dolambaçsız
Bir önsöz olsun diye yazdığım
Senin adınla karıştırıp
Adını yüreğimin canına
Kazıdığım ve şimdi bir akşamüstü
Penceremden ansızın görünmeyen

Çamağacına

Onat Kutlar

Pencereme dolanma ayışığı
Rüzgarın soluğuyla titreye titreye
Ağaçların hatırını sor
– Yoksul ve kimsesizdirler
Denizlerin dibinde oynaşıp duran
Balıkların sırtlarını ışıt

Ahmet Erhan

Ve gönül Tanrısına der ki:
– Pervam yok verdiğin elemden;
Her mihnet kabulüm, yeter ki
Gün eksilmesin penceremden!

Cahit Sıtkı Tarancı

dünyanın soluğudur kar yağarken pencere
silinen bir vazoya tozun konması gibi
ey dokunma duygusu
sensin bu bahçenin sahibi.

İbrahim Tenekeci

Boş düşlerle beslemişiz kalplerimizi,
Kalpler saldırganlaşmış bu yüzden;
İçimizdeki kin daha yoğun
Duyduğumuz sevgiden; Ey bal arıları
Gelin, sığırcığın boş yuvasında kendi yuvanızı yapın.

William Butler Yeats / Penceremin Yanındaki Sığırcık Yuvası

Bir pencere, bakmaya
Bir pencere, duymaya
Bir pencere, yeryüzünün yüreğine ulaşan tıpkı bir kuyu gibi
Tekrarlanan mavi şefkatin enginlerine açılan.
Yalnızlığın küçücük ellerini
Cömert yıldızların verdiği gece bahşişi kokularıyla
Dolduran bir pencere
Belki de konuk etmek için güneşi şamdan çiçeklerinin gurbetine
Bir pencere, yeter bana

Furuğ Ferruhzad

Bir şey söyle bana
Teninin tüm sevgisini sana bağışlayan insan
Ne istiyor diri kalma duygusundan başka?
Bir şey söyle bana
Kıyısındayım pencerenin
Ve güneşle bağlantıda…

Furuğ Ferruhzad

Pencereyi aç
Sesin sarsın dünyayı
Duyulur elbet ta ötelerden
Yürek kendini tanır

Arkadaş Zekai Özger

Karşılıklıydı pencerelerimiz seninle
evlerimiz sırt sırta binmiş
bi ben geldim, sizin cama sen yoktun
bi sen geldin,
benim pencerem kapalı ..
bakamadık sokaklara, insanlara bir gözle.

Benim penceremin önünden kuşlar uçtu
Sen yakalayamadın hiç
Senin pencerenden geçtiyse uzun trenler
Ben hiçbirine el sallayamadım

Sırt sırta yapsak da evlerimizi
Biz bir pencereden yakalayamadık
akıp giden hayatı…

Akide Ufuk Türkelli

sımsıkı kapatmış olsak da
bizi ürperten anıları hayatımızın
eski defter ya da kuzeydeki pencere

Murathan Mungan

unutma sana yolladığım mendili (adını işlemiştim)
kırmızı yaşmağı (nişanesiydi bekaretimin..)
ilk dizesini, sana yazdığım son şiirin (seni seviyorum demiştim…)
yüzünde ağarttığım geceyi (sabahında pembe gül dermiştin…)
kahvaltıda yediğim iki zeytin tanesini (gözlerine benzettiğim)
rengi değişmeyen zakkum çiçeğini (aşktı yani; kendimi zehirlemiştim…)
unuttuklarımı da unutma sakın! (hepsini sana vermiştim…)

ikilemlere düşme sakın!
cık gel beklerken seni
beklemediğim zamanında saatlerin…(şimdi değilse bile yarın!)

penceredeyim!…

Tayyibe Atay

Yorgun dünyanın içine girme. O girdaplı su kimleri yuttu bir bilseydin korkardın. Sen sen ol, âlemin penceresinden seyret yine âlemi. Bir tren vagonundaymışsın misali daya başını cama, akıp giden görüntüler nehrini izle bir seferi gibi…

Mustafa Ulusoy

Erlerle etme pencerelerden alış veriş
Dadına gâhi yardım edüb sen de gör ki iş
Yağ bağlasun yüreği ninenin karış karış
Dek dur küçükden evde oturmaklığa alış
Olma sokak süpürgesi kadın kadıncık ol

Enderûnlu Vâsıf

Bir tambur bir yalnızlığı anlatıyorsa
O ışıksız pencereden
Ben onu bile bile duymuyor gibiyim.

Erdem Bayazıt

Pencere, korunun rüzgârıyla öpecek ensenden.

Şükrü Erbaş

Ya da bir düşte yürüyor gibi
Islak mavi bir sabahtı, açtınız pencerenizi
Şöyle bir gerindiniz, gökyüzüne baktınız
Tutarak sapından bembeyaz bir karanfili
Sevinçle okşadınız
Ve içerde kahvaltınız bekliyordu sizi
Öyle ki, kahvenizi içiyordunuz, birazdan çıkacaktınız
Tam o sıra kapının zili
Tuhaf şey .. Bu saatte .. kim olabilir ki
Ve işte az önce aldınızdı gazeteleri
Öyleyse?
Yaktınız bir sigara daha, kapıya yöneldiniz
Bırakıp masaya kahvenizi
Kilidi çevirdiniz, açtınız kapıyı
Usulca
Bir kurşun!

Edip Cansever

kalbimden kalbin havalanıyor
bilmediğim bir kuş
sabaha kadar ayrılmıyor pencereden

Derya Önder

Vaktiyle İzmir’e gitmiştim
Ömrümde ilk defa
Aşıklık yüzünden.
Şehre girerken ışıklar uçuşuyor
Rüzgar okşuyordu saçımı tren penceresinde,
Kalbim bir bayrak gibi çırpınıyordu.

Cahit Külebi

Bir akşam-üstü pencerenden bakıyordun
Ağır ağır, yollara inen karanlığa.
Bana benzeyen biri geçti evinin önünden.
Kalbin başladı hızlı hızlı çarpmaya..
O geçen ben değildim.

Özdemir Asaf

söylüyorum, iki cihanda mutsuzum, insanım
tenhalaşıyorum bir yılan ıslığına dönüşüyor sesler
pencerem kırılıyor,işte, armağan diyorum sana
savrulup düşen kan taneleri, konuk olduğun kalbim

Tuğrul Keskin

Son kez baktığın pencerede hayal edip seni,
Perdenin son kez kapanması gibi,

Kapanmalıydı gözlerim.

Dursun Ali Erzincanlı

Ayrılık
Çoğalarak giriyor günlerime
Senden başka kim bilebilir
Geçmişin dökümünü yaptığımı
Ağır ağır pulsara dönüşürken güneşler
Sonbahar hüznüne benziyor pencerede
Artık konuk beklemeyen gözlerim
Sayfalar da bitti ışık da her yanı kapladı

A. Kadir Bilgin

Sabah olmuştu, ve penceremin kepenkleri arasından
Gönderiyordu ilk ışıklarını güneş
Kör karanlık odama;
Uykum daha hafiflemişken
Ve daha da tatlılıkla gözlerimi gölgelerken,
Beliriverdi yanıbaşımda ve baktı yüzüme
o kadının hayâli

Giacomo Leopardi

Bir şey söyle bana
Teninin tüm sevgisini sana bağışlayan insan
Ne istiyor diri kalma duygusundan başka?
Bir şey söyle bana
Kıyısındayım pencerenin
Ve güneşle bağlantıda…

Furuğ Ferruhzad

İçerde

Pencere, en iyisi pencere;
Geçen kuşları görürsün hiç olmazsa;
Dört duvarı göreceğine

Orhan Veli

Önünde yalnızım pencereciğin,
Ne bir konuk, ne bir dost bekliyorum.

Sergey Yesenin

-her zaman paylaşılan duygular vardır
yeri gelince ölümler de paylaşılır
bölüşmek bir ölümü dostluğu ve şiiri
benzemez beyaz evlerden mavi sulara
aynı pencereden iki yabancı gibi bakmaya-

Haydar Ergülen

Tipi var dışında penceremin
Sobaya karşı elimde kadehim
Balıkçı sandalım yağmurda ne yapıyor
Uykusunda güz nehrinde sürükleniyor.

Du Mu

başını yastıklardan kaçıran uykulu başını cümle odalardan
hep kumlar vardı çünkü uykuya yaklaşırken
üzülecek ve sevinç duyacak yerlerde
dudakların içinde kulak yollarında
adamın öldürülüş sesi
sofadan sokak kapısından
pencereden kumluğa okyanusa
ahrete olan dostluğumuza yakınlığımıza

Cahit Zarifoğlu

Sokaklar pencereler baksın diyedir birbirine
Dertleşsin diye

Gonca Özmen

akşam üstleri uzatıp başını pencereden

Ayten Mutlu

bir rüzgârdı, kapandı pencereler
son sesleri bunlar ezgimizin
duyuyor musun?
gidiyorum
kal, demiyorsun
şimdi bozkırlarda usul usul ağlayan
kahır yüklü ağır bir tren gibiyim
kimsesiz bir aşkın ayak izinden
uzak yıldızlara doğru yol alan
ve gittikçe ırayan
ve gittikçe ırayan

Ayten Mutlu

Güzleri kullanırdı o kadar sevmese de
Dünyayı kullanırdı açıp da penceresini sonsuza
Su içse suya benzerdi biraz
Konuşsa
Üç beş kişi birikirdi herhangi bir köşebaşında
Yolu düşse de başka mor-sarı bir akşam kahvesine
Ne kadar eşleşirdi Van Gogh’un bakışıyla.

Edip Cansever

Tam pencereme yakın bir dut ağacı vardı. Ay ışığı dut yapraklarından süzülür, odaya pâre pâre dökülürdü. Aşağı yukarı yaz kış pencereyi açık bırakırdım. Ne serin, ne tuhaf rüzgârlar eserdi. Vapurlarda da çalıştığım için, rüzgârların kokularından lodos, poyraz. karayel, günbatımı diye tefrik eder, tanırdım. Ne rüzgârlar battaniyemin üzerinden acayip birer rüya gibi gelip geçtiler.

Sait Faik

Sessiz biri gelir de başını vurur lalelerin:
Kim kazanır?
Kim kaybeder?
Kim koşar pencereye?

Kim o kadının adını en önce söyler?

Paul Celan

Ilık bir süzülüşle
Geri dön hayat,
Bırakma yeryüzü salına
tünemiş pek kara kuşlar
Örtsün bakışımı,
Görmek acısı sürsün
pencere tutsağının
Düşsün hayatı suya…

Nilgün Marmara

Pencereye yaklaşıp hafifçe camı tıklattı.
– Kim o? dedi içerden bir ses.
– Benim Bibican, benim. Aç kapıyı.
İçeride bir ışık yandı ve cam hafifçe aydınlandı.

Cengiz Aytmatov / Elveda Gülsarı

Mutfağa girmiş, pencereyi açmış el sallıyor utanmaz.

Vüsat O. Bener

Adını gömleğimize işleyerek sevdiğimizin,
bir gül yaprağını saklayarak defter içinde,
balkonlara pencerelere dizerek saksılarımızı,
kamyonumuza teknemize ad koyarak arifane,
tüterek tütünümüzle kasketimizin altında,
denizlerle bulutlarla türkülerle kayıp ağarak…

Dinçer Sümer

Eskisi gibi değilim artık ben
Artık olamam hiçbir zaman da
Yazım,o güzelim baharım da
Uçup gitti işte pencereden

Aşk,yalnız sendin sultanım benim
Tanrılar içinde senin kölendim
Dünyaya gelebilseydim bir daha
Daha bir dört dönerdim etrafında

Clement Marot

Ben de bir evim, ruhumun penceresi
gözlerimi yalnız bırakın, derdim, nasıl
yalnız bıraktıysanız o evi birlikte;
bakalım açılır mı ikinizden bir bahçe

Haydar Ergülen

Kafes, mahpus kuşun gözüne karanlık görünür; her tarafı pencere olmuş, ne faydası var?

Hâfız-ı Şîrâzî

Çünkü pervâne, gün ışığına meftun olduğundan lambaya açılmış bir pencere zannederek kendini ateşe atar, ıstırap çeker. Fakat oradan biraz uzaklaşıp karanlığa düşünce tekrar lambaya atılır. Eğer lambanın ateşinin yaktığını tespit eden bir ruhu olsaydı, bir kere zarar verdikten sonra, kendisini aynı acıya sürüklemezdi.

İmam Gazzâlî, Mişkâtü’l-Envâr

Allahtan pencereler açmışlar içi sıkılan evlere
pencereler olmasaydı
nasıl gezerlerdi
karanlıklarda
ayağa kalkmış büyük böcekler
nasıl tırmanırlardı
merdivenlerden

Asaf Halet Çelebi

saldığım denizi aşmak için
kayıklar kırpardı seccadeden
geceyi çağırarak pencereden
kurumu derleyerek bacadan

Sezai Karakoç

Bence o çocuk öyle gülmemeli
Ay kar gibidir pencerede

Ergin Günçe

“Akşamları biraz geç gel yahu, bir erkek dolaşmak istemez mi, dedim. Ben çok yaşlı olan anneannemle meşgulüm. O da, istifa etmek üzere maliye’den. Bağını koparmasın istiyorum. Hiç arkadaşı yok çünkü. ‘Peki’ dedi. İlk gün dönüş saati geldi, altıyı çeyrek geçti, ortada yok. Normalde akşam altıda evde olur. Ertesi gün altıyı yirmi geçiyor, sonra altı buçuk… Bir gün odayı havalandırayım dedim, yaz. Toz aldım, bezi silkelemek için pencereden eğildim ki, kapının önünde oturmuş saatin dolmasını bekliyor.”

Tomris Uyar

Şu senin alçaktan sesin var ya
Pencereler var burnumun kemiğinde sızı.

Aşklar var unutulmamak için,
Boğulmak için ilk sevgili.

Cemal Süreya

Hiç çıkmamak halinde ve ölgün
Birileri çıkıyordu
Geceden kalma bir lamba yanıyordu, açık
Bir pencerenin sokağa doğru içinde
Bu uyum korkunçtur Yakup!

Edip Cansever

vagon penceresinden ayın gözlerinde doğduğu
o kız çocuğu sabaha karşı gizlice üşümüştür
dudakları masmavi dağ istasyonlarının soğuğu

Attila İlhan

Bir pencere sokağa girdi girecek

Edip Cansever

Ve işte, orada, evlerin sonuncusunda,
Bir genç kız bakıyor penceresinden, bakıyor merakla;
Saklamaya çalışıyor gözyaşlarını,
Sarı menekşeler ve gül yapraklarıyla.

Johann Ludwig Uhland

Sirkeciye kar yağarken pencereden
Senin sokaktan geçtiğini düşlemek güzeldi

Murat Solgun

Çıkıp kuruluyorum pencere yanına gel keyfim gel

Edip Cansever

Açılmaz ne bir yüz, ne bir pencere,

Tevfik Fikret

Ölüm bazen, geceleyin tüm pencerelerden yükselen bir sessiz harftir

Murat Özel

Pencereyi açmalıyım… Menekşelerin başucunda güneşin doğuşunu beklemeliyim. Hava aydınlanır aydınlanmaz su isteyecekler benden… Kadife saçlı güzel çiçekler…

Zehra Betül

Herkes gider
Ne?
Bilmiyor muydun sanki
Sevgili kalbim!
Neden hala apartman boşluğunun
gün ışığı görmeyen penceresinde
kuş sesleri beklersin..

Ali Lidar

Gözlerimin önünde hep aynı beyaz ev.
Her dağ yamacına kurduğum,
Beliren her su kenarında,
Pembe damlı, yeşil pancurlu, balkonlu,
Balkonuna tırmanan sarmaşık.
Gece, pencerelerinden sızacak ışık,
Kışın tütecek bacası.

Ziya Osman Saba

Garibin anası pencerelerden
Yanık türkülerle yollara bakar.
İncecik yüzünde her akşam üstü,
Çizgi çizgi, nokta nokta bir efkar.

Yavuz Bülent Bakiler

Sıralanmış saksılar vardı
limana bakan
penceremizin önünde
ve çiçekler arasında
ekmek kırıntıları serpen
martı yüzlü
bir anne

Sunay Akın

Sen bir uygarlık oldun bir ömür boyu
Geceme gündüzüme
Gözlerin
Lale Devrinden bir pencere
Ellerin
Baki’den Nefi’den Şeyh Galib’den
Kucağıma dökülen
Altın leylak

Sezai Karakoç

Açma pencereni perdeleri çek
Mona Roza seni görmemeliyim
Bir bakışın ölmem için yetecek
Anla Mona Roza, ben bir deliyim
Açma pencereni perdeleri çek…

Sezai Karakoç

Yaşlanıyorum pencereden her bakışımda

Didem Madak

acaba zamanı gelmedi mi
bu küçük pencerenin ardına kadar açılmasının
ve gökyüzünün yağmasının
ve insanın kendi cenazesinde gözyaşı dökerek namaz kılmasının?”

Furuğ Ferruhzad

Bahçemdeki dut ağacı
vurdu ince dallarıyla penceremin camına,
bir Beşiktaş tramvayı geldi aldı beni,
bir Beşiktaş tramvayı götürdü sana.

A. Kadir

Yolda, adımlarımı çağıracak geriye
Aralık duran kapım, belki dönerim diye
Penceremde buğudan bir damla yaş donacak

Sabri Esat Siyavuşgil

Penceremden gördüm
uzak kıyılarda batan güneşin bayramını.

Pablo Neruda

Bu yolun sağında yükselen
Her geçişinde penceresinden tebessümler gelen
Bahçesinde iri yedi veren,
kayısı gülleri açan evi düşünüyorum.

Rıza Polat Akkoyunlu

Dünya bir yana, o hayal bir yana;
Bir meşaledir pervaneyim ona.
Altında bir ömür dönedolana
Ağladığım yer penceresi midir?

Cahit Sıtkı Tarancı

Sen gelmedin,güz erken geldi
gölgem pencere önlerinden
ara sokaklarına düştü karasevdanın

Refik Durbaş

bir pencere aslı gibidir yani, açılır uzak bir iskeleye
yakın dursan biraz daha, kendini, hayatı sevdirsen

üç gün geçti, üç yıl geçti sanki içimden

Onur Caymaz

özledim herhangi bir sabahını
saçlarım taflan ya da lale
mutlu anılar da biriktirdim
her istasyon mavi bir pencere

Hüseyin Avni Cinizoğlu

Şimdi Çemberlitaş’ta bir ev
Miniminnacık öyle durur
Penceresinde küçük bir kız
Saadeti yüzünden okunur.

Ali Püsküllüoğlu

Bir odamız vardı etrafı sarmaşık
Bostanlara bakan penceremiz
O güller kadar taze
Ben ona deli gibi âşık

Oktay Rıfat Horozcu

Bir elim seni çizecek bütün pencerelere
Bir elim seni silecek.

Yavuz Bülent Bakiler

Ve dedim onlara:
Kim bir bahçe görürse tahtanın hafızasında
Ebedî, coşku ormanının esintisinde kalacaktır yüzü
Kim dost olursa hava kuşuyla
Düşü olacak dünyanın en huzurlu düşü
Zamanın parmak ucundan ışık toplayan
Açar âh ile pencerelerin düğümünü

Sohrab Sepehri

Kömür gözlü bir kumral en üst pencerede
Eskidir geçmiş zaman esvapları eski
Görmüşlüğüm var bu kadını! Ama nerde
Hatırlıyorum, başka bir hayatta belki

Gerard De Nerval

bir pencere açılsa unutulmuş şarkılar
çocuk bahçelerinden nasıl yankılanırlar

Attila İlhan

Yaz kış yeşil bir saksı ıtır pencerede

Ahmet Muhip Dıranas

Geceleri evimdeyim, rahatım yerimde
(Bir de sıkılınca pencereyi açabilsem)
ah… Başımı kaşımak, çiçek koparmak
El sıkmak istiyorum arada bir.

Melih Cevdet Anday

Gözlerimi pencerelerinize dikiyorum
Oda oda sessizlik bir çıt yok
Yavrularınızla uykulardasınız.

Muammer Baran

Allah’a sarılıp ağlamak istiyorum bazen
Sûr üç gece önce üflenmiş
Üç gece önce korkunç aydınlanmıştır gökyüzü
Anne, “oğlum” diyerek uykusundan
Ve korkuyla pencereye: “hayrolur inşallah”

Dilek Kartal

Pencereden bakarken gördüğüm tek şey: Hüzün

Nurullah Genç

Fabrikada pencereler, tavana yakın,

Bedri Rahmi Eyüpoğlu

Öldüğüm gün
Sokağımdan bir kadın geçsin istiyorum
Güzel ya da çirkin
Ama karalara bürünmüş bir kadın
Kalabalık görünce evin önünü
Gözlerini kaldırıp pencereme bakmalı
Aklına ben gelmeliyim
Ağlamalı

Erdoğan Tanaltay

Bir kadın açtı pencereyi sonuna kadar
Bir kadın kimbilir kimin karısı
Adam ne yapıp yapıp hatırladı.

Cemal Süreya

Sonraysa
uyandığında
yeniden
kapamak pencereyi
ve sarmak seni
öpücükle
örtmek seni
ve seni
keşfetmek

Erich Fried

Sürekli düşünüyorsun,inatçı ,saklı, gizli
Pencereye bakıyorsun, sıkıntı var gözlerinde
Her şeyden çok severdin beni hani ?
Kendin söylemiştin ya geçen sene

Maria Pawlikowska

bakacaksın pencerende bir ay çöreği
geceden birikmiş avuçlarında kokusu
özlediğin çiçeklerin,sen de bana döneceksin.

Koray Feyiz

Pencereme çarpar durur kar,
Çınlar, şıngırdar sessiz gümüş.
Pencereme çarpar durur kar,
Kar gibi bembeyaz oluverdi düş.

Rauf Parfi

sayısız penceren vardı bir bir kapattım
bana dönesin diye bir bir kapattım

Turgut Uyar

Ancak sen tazelikte gül yaraşır pencereme;
Uykusuz gecelerimde kokusunu duyduğum.

Cahit Sıtkı Tarancı

yeni farkettiğim pencere önü çiçeğim!
kış gelmiş sen karşılamışsın… ben evde yoktum

Şükran Belen

insan ellerini yüzünü yıkamalı
birlikte porselen bir çaydanlıktan
dışarıyı seyretmeli dışarıda pencereden yağmur
içerde, içerde olmanın sıcaklığı
içerde içeriyle evli kızlar dışarıda aşık
evet bir kız dışarıyı seyreder ama evde oturur
evet bir ev içeridedir dışarıda yağmur
yine de namaza durmalı
yine de bir kızı öperek uyandırmalı

Eren Safi

Daraldıkça daraldı dünyaya açılan pencereniz.

Şükrü Erbaş

Otobüsün penceresinden
Küçük kafeye baktı

Nirvana – Bukowski – Tom Waits


Güz geldi, kapa
pencereleri

Ruhun üşüyebilir

Refik Durbaş

Güvercin
Pencerede kopan alkış

Melih Cevdet Anday

Yosun tutmuş pencere pervazındaki
Aşınmış taş gibi suskun –

Archibald Macleish

Seni karanlıkta yatırıyorlar
Korkuyorsun geceden
Bakıp bakıp pencereden
Yatağına sokuluyorsun.

Behçet Necatigil

Bir pencere mi bu ,
Usulca kapanan ardımdan?

Detlev Von Liliencron

Yeniden döneceğim baba ocağına,
Yadırgı bir sevinçle avunacağım,
Ve yeşil bir akşam, altında pencerenin
Koluyla mintanımın kendimi asacağım.

Sergey Yesenin

dışarda fırtına var:
bütün pencereleri açın!

Selim Temo

ve sen gelirsin şafağın ilk rengiyle
penceremde kuş olmaya

Gültekin Emre

İşte… Yazın hışırdayan sıcak soluğu
Bayram gibi sarıyor pencereyi.
Ben çoktan sezmiştim bu
Aydınlık günü ve boş evi.

Anna Ahmatova

Garip Kişi

Bir akşam ilk olarak ağladım,
Bekar odamın penceresinde.
Hani ev bark? Hani çoluk çocuk?
Ne geçti elime bu hayatın
Meyhanesinde, kerhanesinde?
Yatağım her gece böyle soğuk.
Saadet bu ömrün neresinde?

Cahit Sıtkı Tarancı

nasıl da sevinirdim
ilkokul pencerelerine bayrak asarken
doğduğum kazanın
her bayram öncesi süslenmesine

Sunay Akın

Ve geçiyordu bahar o yemyeşil düş
Penceremden sesleniyordu yüreğime:
“Bak
Hiçbir zaman ilerlemedin
Battın sen!”

Furuğ Ferruhzad

sen yenisin galiba; diyalektiği ve aşkı şaka sanıyorsun
kış serçesi gibi pencere önlerinde telaş yapıyorsun

Sezai Sarıoğlu

Bu ara hep tedirginim,
bir pencerenin açılışını bekliyorum şimdi
arkandan gideyim
ya da parçalanayım diye üzgün kaldırımlarda.

Efrain Huerta

Bir kitap düştü yere…
Kapandı bir pencere…

Ayrıldılar…

Nazım Hikmet Ran

geleceğim.
ve her duvarın başına bir karanfil dikeceğim.
her pencerenin altında bir şiir okuyacağım.

Sohrab Sepehri

yürümeyi severim sonsuza açılan pencere gibi
o geçer gider usulca yanımdan

Betül Tarıman

Kapatır son pencereyi de.

Xavier Villaurrutia

İşte bu varlıklar
Pencerelere giysiler diken iğnenin
deliklerine giriyor
Orada gemiler ve erkek geyik boyunları
orada at sırtları, birine bindim
ve mesafelerin hurmasını silkeledim.
Bilmem neden ağlıyordu o pencere
Uzayın ona mavi mendilini uzattığını gördüm
ayın bulutlarla örtülürken
el-Hamra’da yarattığı
harikaları anlatıyor şu pencere de.
Ancak düş gemilerinin sığabildiği
göller misali pencereler
pencereler – yıldızların kulaklarında küpeler.
Boşluk el-Hamra’nın alfabesine
yaraşmayan bir sözcük.

Adonis

Sen, sevgili, daima hasretle seyrettiğim
bahçelersin sen. Bir kır evinde
açık bir pencere – -, ve sen daha yeni
atmışsın adımını dışarı, dalgın düşünceli

Rainer Maria Rilke

Ne ağzımda acı tadı kahvenin ne penceremde güneş takvimleri

Süleyman Unutmaz

Kaç zamandır bir ermiş dinginliği havalandırıyor dizelerime
açılan pencereleri,

Murathan Mungan

masum bir aldanıştı hayat pencerelerde

Nurullah Genç

Kim bilir, belki bir gün kapıma geleceksin
Siyah tüylü martılar yorgun pencerelerde
Benimle ağlayacak benimle güleceksin

Nurullah Genç

Söyleyeyim mi, alacakaranlıkta dar sokaklardan gittiğimi
Ve pencerelerine yaslanmış, gömlek kolları kıvrık
Yalnız erkeklerin pipolarından yükselen dumanları seyrettiğimi? …

T.S.Eliot

kuşlar alıştı pencereme

Arif Ay

Eskiden beri alışkınım pencerede
Suyun ya da ormanın uğultusuna
Çabucak uyudum böylece
Yatıp kaldım onun uzun saçlarında

Bertolt Brecht

Sen benimle gidiyordun
Beni okuyordun
Karaağaçlardan âşık serçeleri
Sabahın penceresine davet ediyordun
Gece tekrarlanırken
Gece tamamlanamazken
Sen karaağaçlardan âşık serçeleri
Sabahın penceresine davet ediyordun

Furuğ Ferruhzad

Geçip giden evsiz bir sokak durup baktı da pencereme
yüzünde donmuş bir gülümseme
nasıl da içli, sessiz,
nasıl da ince, ürkek,
dokunsam parçalara ayrılacak.

Oya Uysal

Odamın penceresi yok -daha iyi-
Kendime bakıyorum ben de
Kendimden sarkmış kollarıma
Kendimden damıtılmış gözlerime
-Bakmıyorum, duyuyorum onları sadece-
Böylesi iyi, çok iyi

Edip Cansever

İşin doğrusunu bu kıza anlatamam;
İçtiğimiz su acı,
Gördüğümüz düşler felaket düşü,
Pencereden uzan da bak,
Bak da ağla;
Bir yatakta sekiz kişi…
Haydi seni aldık, diyelim;
Dokuz kişi bir yatağa sığıştık,
Nefes nefese…
Verem olduk, temsil;
Ne halt ederiz gayri?
İlişme bize,
Bozma keyfimizi;
Havalanmış mahalle kızı.

Metin Eloğlu

bir pencere açmalıyım yalnız kalan çocuğuma

Mehmet Efe

Ellerim evcil bir hayvandır artık,
Yalnızlığı seyrederken, düşer pencerelerden.
Tenine veda…

Köksal Özyürek

Başka biri olacaksın istemesen de
Bakışlarımın izini taşıyan giysilerin
Tüketecek ömürlerini birer birer
Değişecek yeri bir dolabın, pencerede bir çiçeğin

Ataol Behramoğlu

Penceresiz perdesiz bu çift yataklı
Bu karanlık yatak odalarından
Yıldım demeninde bir anlamı yok.

Şükrü Erbaş

Kar yağdı durmadan üç gün üç gece,
Yaslandı duvarlara, kapıları zorladı,
Pencerelerden baktı ev içlerine.

Metin Altıok

perdeyle pencerenin arasına saklanmak

Necmi Zeka

Pencerede küçük bir radyom var,
Şarkıları güzeldir
Gel, kesmezse; el’gitarımdan
Sana şarkıları ben söylerim…

İbrahimî Feyzullah Yalçın

Yanılsama yansır içinde bir vapur penceresinin

Ahmet Güntan

Çiçekle Konuşma

Artık ne pencerem var seni koyacak
Ne masam,
Sevgilim de yok bu şehirde
Çiçek seni alıp ne yapsam?

Cahit Külebi

Gece seni birdenbire hatırladım

Nasıl bakarsa sürüye dağdan bir canavar
pencereden dışarıya öyle baktım

Dışarda seni benden ayıran hayat

Arif Damar

Nedir ki bu mavilik deme
Pencerenden görebildiğin kadar
Göğün kıymetini bil

Oktay Rifat

Gün günden puslu pencerelere benzeyen gözlerim

Murathan Mungan

O köklensin diye pencerede suya koyduğun devetabanı
Hepten hüzünlü bu günlerde
Gür ve çoşkun bir günışığı dadanmış pencereye

Cemal Süreya

Pencereleri düşünüyorum,
yağmurlu günlerimizi,
seni.

Cevat Çapan

Açık da olsa kapalı da pencerelerden ne isterseniz onu görürsünüz.

Yalnızlık bizim içeriye ve dışarıya ışık veren biricik penceremizdir Ömür hanım… İki kanadı vardır, istekten ve korkudan; çarpar durur bir ömür içimizde…

Şükrü Erbaş

en sevdiğim pencerem yitti

Enver Ercan

ah sevgilim ne diyecektim ben sana
aç pencereyi ve dışarıya bak
son gecemizde kar altında kuğular

Akgün Akova

Bütün suçu üstlenir lavanta kokulu bir pencere

Hüseyin Şahin

Her acının sonunda açık bir pencere vardır,
aydınlık bir pencere.

Paul Eluard

Resmim,
zayıf yüzlü, gülümsemeye yakın neredeyse
hastane penceresine dayalı
ahşap ve toz kokan bir gecede çekilmişti.

Birhan Keskin

Kimsesiz odamda kış geceleri,
İçin ürperdiği demler beni an!
De ki: Odur sarsan pencereleri,
De ki: Rüzgâr değil, odur haykıran!

Necip Fazıl

Nasılsa her yürek
kendi penceresinden sever göçmen kuşları.

Almila Alp

Yanar
Sobasında
Yalnızın
Üşüyen
Bakışları.
Lambasında
Karanlığa donuk
Bir ışık
Titrer
Sönük-sönük.
Penceresi
Dışına kapanmıştır,
Kapısı
İçine örtük.

Özdemir Asaf

Ayrılık
Çoğalarak giriyor günlerime
Senden başka kim bilebilir
Geçmişin dökümünü yaptığımı
Ağır ağır pulsara dönüşürken güneşler
Sonbahar hüznüne benziyor pencerede
Artık konuk beklemeyen gözlerim
Sayfalar da bitti ışık da her yanı kapladı

A. Kadir Bilgin

Bir ağaç olsaydım ben,
Açık pencerene,
Yeni bir dal uzatır,
Seni meyvalarımı toplamaya,
Davet ederdim…
Hacı
yalnızlık,
ne terk edilmiş evin açık kalmış penceresi,
ne de insan gölgesi bile olmayan göl ya da kurbağa sesleri.
 
Yi Men
Ne aklıma gelse bir bakıyorum unutmuşum
tren penceresinden bir tarla
eskiyip atılmış bir gömlek, hiç unutmam
Turgut Uyar
Geçmişin aralanan penceresinden savrulurken efkârımın kara tülleri…
 
Buket Cihan Temür
Şiirden bir gölge çıktı.
Penceredeki çiçeğe su verdi.
Enes Kiseviç
Bu sevda biraz nadan
Biraz da hıçkırık tadı
Pencere önü menekşelerinde her akşam
 
Ahmet Hamdi Tanpınar
Son karşılaşmanın şarkısıydı bu
Dönüp bir kez daha baktım karanlık eve;
Yatak odasının penceresinde
Mumlar, kayıtsız, sarı bir ışıkla parlıyordu…
Anna Ahmatova
kalbimden kalbin havalanıyor
bilmediğim bir kuş
sabaha kadar ayrılmıyor pencereden
bir sırra erer gibi söylüyor:
sen ey kuşkusuz keder
seviştir bizi
 
Derya Önder
Bir zamanlar akşamları beraber
Doğayı seyrettiğimiz pencereler
Şimdi aydınlanıyor yabancı bir ışıkla
Stefan George
Gölgeler yerleşiyor pencereme; 
Çağınız başlıyor ey hâtıralar
 
Cahit Sıtkı Tarancı
yalnızlık,
ne terk edilmiş evin açık kalmış penceresi,
ne de insan gölgesi bile olmayan göl ya da kurbağa sesleri.
 
Yi Men
Ne aklıma gelse bir bakıyorum unutmuşum
tren penceresinden bir tarla
eskiyip atılmış bir gömlek, hiç unutmam
Turgut Uyar
Geçmişin aralanan penceresinden savrulurken efkârımın kara tülleri…
 
Buket Cihan Temür
Şiirden bir gölge çıktı.
Penceredeki çiçeğe su verdi.
Enes Kiseviç
Bu sevda biraz nadan
Biraz da hıçkırık tadı
Pencere önü menekşelerinde her akşam
 
Ahmet Hamdi Tanpınar
Son karşılaşmanın şarkısıydı bu
Dönüp bir kez daha baktım karanlık eve;
Yatak odasının penceresinde
Mumlar, kayıtsız, sarı bir ışıkla parlıyordu…
Anna Ahmatova
kalbimden kalbin havalanıyor
bilmediğim bir kuş
sabaha kadar ayrılmıyor pencereden
bir sırra erer gibi söylüyor:
sen ey kuşkusuz keder
seviştir bizi
 
Derya Önder
Bir zamanlar akşamları beraber
Doğayı seyrettiğimiz pencereler
Şimdi aydınlanıyor yabancı bir ışıkla
Stefan George
Gölgeler yerleşiyor pencereme; 
Çağınız başlıyor ey hâtıralar
 
Cahit Sıtkı Tarancıpencere_siirleri_antolojisi
 
Pencerelerden seyret içlerine girme için yorumlar kapalı

Yazan: 15 Mart 2015 in Berceste, Bercestem, Şiir

 

Etiketler:

 
%d blogcu bunu beğendi: