RSS

Etiket arşivi: Roni Margulies

Bundan İbaret

Anneannem için

“İki kızım var” dedi, “benim.
Ve ben” dedi, “onları büyüttüm.
Bundan ibarettir hayatım.

Yaşam beni kızlarımla arama
girdiği ölçüde ilgilendirdi,
tehdit ettiği ölçüde bizleri.

Olan ve olabilecek
her şeye karşı korudum onları.
Acılardan uzak tutabilmek,

hayal kırıklığından, kaygılardan,
kırgınlıktan esirgemek istedim kızlarımı.
Sormadan cevaplamak istedim sorularını.

Nasıl zorlandım ama, bilseniz!
Harbiye, Arif Paşa Han:
Kocam askere alınabilir her an,

ülke garip, dönem garipti,
6-7 Eylül, varlık vergisi filan.
Anlayamadım, anlaşılmaz şeylerdi.

Kalın bir yorgan gibi ırkımı
sırtımda taşıdım, ısındım.
Güçlü olmalıydım. Güçlendim.

Ve başardım:
Geçirdik kırılmadan o günleri,
büyüdü kızlar, evlendiler. Kazandım:

Gerektiği gibi oldu her şey –
onlar büyüdü, ben yaşlandım.
İşte: ben, kızlarım, torunlarım.

Her şey gönüllerince mi?
· Mutlu mu hepsi?
Değil. Biliyorum.

Ama elimden gelen buydu.
İki kızım oldu benim
ve ben onları büyüttüm.
Bundan ibarettir hayatım.”

Roni Margulieselimden-gelen-bu

 
Bundan İbaret için yorumlar kapalı

Yazan: 18 Mart 2016 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

Metrodan Çıktığım An

İlk geldiğim gün on yedi yaşımda İngiltere’ye
Victoria metrosundan çıktığımda günışığına,
Batılı bir seyyahın onaltıncı yüzyılda
ününü duyduğu İstanbul’u ilk görmesi gibi
görsel ve hissi bir karmaşanın ortasında
bulduğumu anımsar gibiyim kendimi.

Ne cesareti vardı bende o seyyahın oysa
(uçağa atlayıp dönmek istemiştim o anda),
ne de ne denli küçük, ne denli bir örnek
olduğunu biliyordum henüz dünyanın
(o gün şaştıklarını ilgimi bile çekmiyor artık).
Bakakalmıştım bir süre öylece insanlara.

Bir de çıkışım var ertesi sabah yurttan sokağa:
ne dil yabancıydı bana, ne kıyafetler,
ne de kentin ortasında kıvrılıp giden o nehir.
Ama ben yabancıydım hepsine, ben, Roni,
tek bir bilen yoktu bunca insan arasında beni.
Bilen yoktu doğduğum evi, gittiğim mektebi.

Yalnızlık bilmemesidir Attila İlhan’ı kimsenin.
“Köprünün Ortaköy ayağı bitmek üzere galiba”
diyememektir yalnızlık kimseye içkiliyken.
Mektup beklemeyi çok çabuk öğrendiğimi,
aşık olmaktan kaçındığımı çok uzun zaman,
olunca hep hata payı bıraktığımı unutamam.

Bir keresinde bir bardak dolusu viskinin
oturup yanına, içindeki iki parça buzun
eridiğini seyrettiğim aklımdadır, sıkılmadan.
Buzların erimesi gözle görülür bir süreçmiş,
bilmezdim, direnir gibidirler önce bir süre,
hızlanır sonra yenilgileri, teslim olurlar adeta.

Kaç kez ramak kaldı acaba havlu atmama?
Bir bir benden uzak öldükçe sevdiklerim
neler anlattığımı ben bilirim odamın duvarlarına.
Derken anlaşılan hep bunlara alışmış olmalıyım da,
Alışamadıklarımı bir yerine atmışım ki beynimin,
Beni rahatsız ettiklerinin farkında bile değilim hala.

(. …. )

Zamanla her şey kolaylaştı kuşkusuz ama,
bilmem ki, ne pahasına? Merak ederim bazen.
Kaybettiklerim çok mu kazandıklarımdan acaba?
Şimdilerde artık ne heyecanlandırabilir beni?
Dayanamayacağım bir özlem var mı örneğin?
Hiç yaşamamış olduğum korku kaldı mı?

Neler vermezdim, tanrım, şimdi
bir kez olsun yeniden yaşamak için
heyecanlı bir maceraya atılır gibi
Victoria metrosundan ilk çıktığım o anı!

Roni Marguliesdejavu

 
Metrodan Çıktığım An için yorumlar kapalı

Yazan: 18 Mart 2016 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

Poliglot

Kuşkum yok, yalnız öleceğim
Daha şimdiden hızla,
dedem, babam, Elsa,
azalıyor sevdiklerim.

Ölümün kendisi korkutmuyor beni
– korkunç olan başkalarının ölümü –
fakat bir başıma ölmek, nedense,
kanımı donduruyor düşündüğümde.
Anlamsız bir çaba ama, iki dilde yazıyor
ve üç dilde konuşuyorum insanlarla.
Ve olmasa da yanımda duyacak kimse,
üç dilde sayıklayacağını ölüm döşeğimde.

Roni Marguliesyalniz-olecegim
 
Poliglot için yorumlar kapalı

Yazan: 18 Mart 2016 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

Yaprak

Üç gündür okuduğu romanın
son sayfasını özellikle yavaş okudu,
gülümseyerek bitirdi. Yerinden kalktı,
kitabı özenle raftaki yerine koydu.

Oturdu, ağır ağır bir sigara yaktı
– çoktandır .azaltmaya çalışıyordu –
içkisinden bir yudum aldı, gerindi,
esnedi, adamakıllı yorgundu.

Okuduğu romanı düşündü biraz.
Yeni biten onyılı gözden geçirdi,
doksanlı yıllarda neler yapabileceğini,
artık neler için çok geç olduğunu tarttı.

“Her şeyi yapabilirim, tüm kapılar açık hala.
Fakat bir akşam, on yıl sonra, yine bu odada,
yine bu soru, yine bu cevap … ”

Telaşsızca tırmanıp pencere kenarına sonra
kendini bir yaprak gibi boşluğa bıraktı.

Roni Margulies
Telgrafçiçeği / Toplu Şiirler / Everestroni-margulies-siiri

 
Yaprak için yorumlar kapalı

Yazan: 18 Mart 2016 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

Telefon

Dedemin ölüm haberini, bir an durakladıktan sonra,
babam vermişti telefonda. Babamınkini dayım.
Bu kez de işte duraklayan annem: Atakan!
Hiç bitmez gibidir telefonda donakalınan o an!

Bir başka hışımla ağaçlar hışırdamaya başlar,
sabaha karşı uyanıldığında o telefonla,
temmuzun orta yerinde bu ülkede bazen
işte böyle geliverir sonbahar birden adeta.

Cılız bir haziran güneşinin sevinciyle belki,
unutulmuş olabilir birkaç günlüğüne ama,
böyle günlerde dank eder yine insanın kafasına:
tüm hayatlar eksik, tüm ölümler vakitsizdir.

Roni Margulies

 
Telefon için yorumlar kapalı

Yazan: 13 Ağustos 2013 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

Pil

“pil takacaklarmış” dedi, “kalbime
bir dönemi daha ömrümün
kapanmış olacak böylece
ne futbol artık ne güreş ne dağcılık”

“cemil” dedim (çocukluk arkadaşım
doğumu benimkinden beş gün önce)
“ne güreşle ilişkin var ne dağlarla
ne de bir topa vurdun bunca yıldır bir kere”

“olsun” dedi, “önemli olan o değil ki
ya yarın birden canım çekerse?”

Roni Margulies

 
Pil için yorumlar kapalı

Yazan: 18 Ekim 2012 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

Zaten

Nasıl kırık dökük,
yarım yamalak, eksik,
nasıl yamalı hayatlar
geçiyor gözlerimin önünden.

Bir zanaat mutsuzluk sanki:
Öğrenip bir önceki nesilden,
onyıllarca didiniyoruz
ve kuşkuya düşsek de bazen,

sanıyoruz ki
böyledir, iyidir,
ne olacak ki başka,
budur hayat zaten.

Ya beceremiyoruz biz bu işi,
ya da becerecek bir şey yok zaten.

Roni MARGULIES

 
Zaten için yorumlar kapalı

Yazan: 30 Ağustos 2012 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

Bizim Şarkımız

Tu vois, je n’ai pas oublie
La chanson que tu me chantait

Bana Elsa’yı anımsatanlar
anımsatmayanlardan daha az.
Kaçınılmaz.
Paylaştıklarımızı değil artık,
paylaşmadıklarımızı farkediyorum.

Öyle çok ki artık “Bak, bizim şarkımız”
diyemeyeceğim şarkılar her duyduğumda.
Okuduğum her kitapla
bir yenisi ekleniyor tartışmadıklarımıza;
yeni keşfettiğim lokantalar, gittiğim kentler,
geceyarıları aklıma gelenler.

Paylaştıklarımız kadar paylaşmadıklarımız da
önemli bir yer tutuyor ama hayatımda.
Anlamsız değilmiş ucuz duyarlıklar.
Farkediyorum çünkü “bizim” olmayan şarkılar.
Farkediyorum hâlâ.

Roni Margulies

 
Bizim Şarkımız için yorumlar kapalı

Yazan: 19 Temmuz 2012 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

Ayrılanlar

Ağlamalıdır ayrılanlar ayrıldıklarında.
Her ayrılık kanıtıdır çünkü
o bitmez arayışımızın
boş çıktığının yine.
Ağlamaya değer.
Ağlamaya değer.

Biliyor olsak da çünkü
bulamayacağımızı aradığımız sevgiyi,
bulduk sanırız bazen – insanlık hali! –
ve ne denli derinse yanılgımız,
ne kesinlikle eminsek bulduğumuza,
o denli değer ağlamaya.

Yalnızlığı yeneceğimizi sanırız çünkü,
bir kişi var sanırız ki bir yerde,
tüm küçük ve büyük yenilgilerimizi
anlamsız kılacak sevgisiyle.
Kanıtlandığında yine onu bulamadığımız,
ağlamaya değer.

O kişi değilmiş ayrıldığımız,
yokmuş böyle bir kişi –
farketmez, değer ağlamaya;
biraz daha sevgisiz,
biraz daha zor olacaktır artık hayat.
Ağlamalıdır ayrılanlar ayrıldıklarında.

Roni Margulies

 
Ayrılanlar için yorumlar kapalı

Yazan: 19 Temmuz 2012 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

Siyahüzüm

Bir siyahüzümün soyması gibi kendini
geldim – al.

Sevmeni istiyorum beni:
tamamlanmamışlığımı sorgula, kına.
Yorgunum, azımsa yorgunluğumu.
Kırgınlığımı yer, önemset boşladığım şeyleri.
Kuşkulandığımda, doğrula kuşkularımı,
yatıştır sonra, insancıl kıl beni.

Korkuyorum, onayla korkularımı,
Birlikte direnelim sonra.

Bir siyahüzümün soyması gibi kendini
geldim. Üstlen,
büyüt beni.

Roni Margulies

 
Siyahüzüm için yorumlar kapalı

Yazan: 18 Temmuz 2012 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

 
%d blogcu bunu beğendi: