RSS

Etiket arşivi: Sîmîn Bihbehânî

Yankesici

Bilir misin neden hapisteyim?
Bir gencin cebine el atmıştım,
Bir şey geçmeden elime,
Ansızın feci bir şamar yedim!

Bilmiyorum babam kim benim,
Nerde açtım gözümü dünyaya;
Beni kim doğurup yetiştirdi böyle,
Kimin memesini aldım ağzıma! (bilmiyorum)

Kimse benim için sabahlamadı
Hastayken başucumda!
Yalvarmadan ya da karşılıksız
Gelen olmadı yardımıma!

Kâh Ocak soğuğunda titredim,
Kâh inledim Temmuz sıcağında!
Ekmek hasretiyle aç uyudum
Hasır üstünde cami avlusunda! …

Tüm bu düzensiz hayatımla
Böyle bir sanat öğrendim
Sessiz ve sakince başkalarının cebinden
Para çalmayı öğrendim

İyice öğrendim yollardan
Sigara izmaritini nasıl alırım;
Bir duman çektikten sonra
Başkasının cebine nasıl koyarım.

Sîmîn Bihbehânî

 
Yankesici için yorumlar kapalı

Yazan: 11 Mayıs 2022 in Çeviri Şiirler, Şiir

 

Etiketler:

Kadersiz

O gidiyor gevşek ve titrek adımlarla
O gidiyor, elinde eski bir bavul
Kar başladı ve derin bir gece yeni başlıyor
O işin sonunu böyle bir başlangıca bağladı

O gidiyor, ama nereye? Bir dostun semtine mi?
Bir misafirhaneye mi? Ya da akrabalarının yanına mı?
Acaba kim hiçbir şey söylemeden kabul edecek
Onun böylesi karışıklığını, şaşkınlığını, perişanlığını?

Onun her adımındaki uzunluk bir cadde kadar
Tereddütler içinde yüz hikâye bırakıyor yere
Uyurgezer gibi istemeden yürüyen beden
Bir dükkânın tezgâhına geçiyor

Camlarda perişan görüntüsü beliriyor
Gece renkli saçlarına çöken karla birlikte
O tatlı düğün gününü akla getiriyor
Siyah saçlarında tül gibi duran kar

O gün, o çiçek, o tüy ve danteller arasında
Beyaz teni, şirin dudağı büyüleyiciydi
Coşku ve mutluluk içinde göz açıp kapayıncaya kadar
Adı deftere yazıldı eşinin adının yanına

Ertesi gün küçük aşk yuvasında
Yüksek arzularıyla bir kadın oldu
Çabaladı, koşturdu, emek verdi
Ve o yuva, aydınlık ve yüksek bir saray oldu

Onun dünkü eşi, bugün başka bir adamdır
Sermaye ve kar sayesinde yüzlerce gümüş tenlinin taptığıdır
Ama şunu kim bilir ki bu kadın
Onun yanı başında çalışmaktan bir an bile geri durmamıştır

O adam ve o yüksek (köşk) ev, o sıcak kalp
Bugün kapılarını onun yüzüne kapalı tutar
Yarın başka bir kadın dantelli elbiseyle
Onun dünkü evine adım atacak

Zengin adamın bu dul karısı
Kanunun kör gözünün önünde durmuş (beklemekte)
Servetinden, malından, nikâh ve nikâh akçesi olarak
Kanun onun eline birkaç metelik koymuş

Ey sıcak yuvalar ve sevgi dolu gönüller
Köşelerimizin birinde bile ona yer yok
Gözyaşlarıyla yıkanmış bu gözlerin temizliğinde
Yarının kirinden başka bir şey yok

Sîmîn Bihbehânî

 
Kadersiz için yorumlar kapalı

Yazan: 11 Mayıs 2022 in Çeviri Şiirler, Kar Yağıyordu Karanlığa, Şiir

 

Etiketler:

Gökyüzü Boştur

Gökyüzü boş, bomboş, onun aydınlığını kim götürdü?
Ay’ın tacı olan Samanyolu’nu kim götürdü?
Gecenin saçları karışıklıktan perişandır
Nil Nehri’nin saçının süsünü kim götürdü?
Kavisli yıldızını kimse görmüyor
Onun karanlığını kim kırdı, onun yayını kim aldı
Bahçıvan yalnız, onun çevresinde dikenden başka bir şey yok
Söğüt ağacını, gülü, erguvan çiçeğini kim götürdü?
O çınar yıllarca beyhudelikten yorulmuş
Nağmeler söyleyen kuşların yuvasını kim götürdü?
Irmak hayat arkadaşlarının hazzıyla dolup taşmıyor
Yumuşak ve akışkan civanın kayganlığını kim götürdü?
Bunlardan önce yer gök yeşildi
Şimdi karanlıktan başka bir şey yok, onun gökyüzünü kim götürdü?

Sîmîn Bihbehânî

 
Gökyüzü Boştur için yorumlar kapalı

Yazan: 11 Mayıs 2022 in Çeviri Şiirler, Şiir

 

Etiketler:

Sabret, gelecek aya kadar…

Gücünü bitiren bu zor işin ücretini
Bir ayın sonunu elle geçirdim
Arzu dolu ve sıcak bir gönülle
Hemen eve yöneldim

Fakat, Ne yazık ki, azıcık ücretim
Biriktirdiklerimin hepsi alacaklılara gitti!
Gözüm açılınca gördüm, Ah
Neyim varsa gitmiş

Çocuğum geldi, şaşkınlıkla gözlerime baktı
Onun iki siyah elmas gibi gözleri vardı
Arzuyla yanan gönlünün kıvılcımları
Günahsız bakışlarıyla isyan ederek:

“Ah anne! Geçen ay demiştin
Bana elbise alacağını söylemiştin
Süreyi uzattın, şüphesiz
Şimdi ne istersem getirmelisin.

Elbiselerim paramparça oldu, peki ayın sonu nerede?
Yeni ve güzel elbiseler nerede?”
Utanarak ve yavaşça dedim:
“Sabret çocuğum, gelecek aya kadar.”

Sîmîn Bihbehânî

 
Sabret, gelecek aya kadar… için yorumlar kapalı

Yazan: 11 Mayıs 2022 in Çeviri Şiirler, Şiir

 

Etiketler:

Gurur

Yıllar önce bana dedin ki
“Beni hiç sevmiyor musun?”
Yüzüm kızardı ateşten
Mutlu ve kendinden geçercesine sana “Evet!” dedim

Dün yine çabalıyordun
Eski sözümü hatırlayayım diye
Soğuk ve aldırışsız sana dedim:
“Artık seni sevmiyorum!”

Vücudumun zerreleri feryat etti Vallahi!
Yalan söylüyorsun diye
Senden başka kimsenin adını anmaz
Senden başka kimseyi arzulamaz

Bir feryat boğazıma kadar geldi
Bu söz inanılacak gibi değil
Bütün dünya bilir ki, senden başka
Gönlümde ve ruhumda başka bir arzu yok

Fakat sustum ve sakince
Daralan kalbimde inleyişleri bastırıp
Kalbimin ızdırapları gizli kalsın diye
Gönlümü elimle bastırdım

Bakışımda bu sır ortaya çıkmıştı
“Ne zaman gönlüm sevgiden ayrı kaldı ki?
Sana bakmamak için
Gözlerim halının çiçeklerinde gezindi

Seni seviyorum da diyemem
Sonunda gurur beni hasta edecek
Çünkü şu gerçeği biliyorum
Artık beni sevmiyorsun…

Sîmîn Bihbehânî

 
Gurur için yorumlar kapalı

Yazan: 11 Mayıs 2022 in Çeviri Şiirler, Şiir

 

Etiketler:

 
%d blogcu bunu beğendi: