RSS

Etiket arşivi: Ahmet Veske

Sevdama Dair Son Şiir

1.

son treni de kalktı gecenin
ayrılık vurdu bizi içimizden
ve ben vakitleri kaçırdım adamakıllı
sevdayı baldıran eyledim kendime.

acıyla dolu sessiz bir depremi yaşadım
yıkılan düşlerimde çürüyen yanlarım vardı
yitik ülkenin dağınık coğrafyasında
kanlı bir yürek ve bitkin bir yüz çoğalır.

terkedildim, kıyıya vuran son dalganın vicdanına.

söyle, şimdi nasıl ağlayacağım günbatımları
bir bir ağlamayı öğret bana
kuyulara kapanmış yusuf gibiyim
sarsıla sarsıla ağlamak istiyorum.

2.

nedendir dalgalar çok uzaklara vurdu bizi
payımıza düşen hep ayrılık oldu.

dedim ya, bir gün ağlarken bulacaksın beni
belki de bir trenin köşesinde yapayalnız
kent ardımsıra koşup gelirken, sen
umutsuzca yağmurlara terkedilip gideceksin.

3.

kuşlar konar günahkar saçlarıma
omuzlarıma düşerken ağlamaklı ezgiler söylerler.
istesem de yaşamdan kaçamam ben
kentin tüm bulvarları üstüme yıkılır.

avucumun içinde bir dizi güvercin düşlerim
uçuverdiler hepsi sen gidince birden.
mümkünü yoktu bu duyguyu bastırmanın
bil ki gurbet demek gözlerin demekti.

4.

bir sevdaya kurban edilen
sevdama dair bu son şiirdir.

Ahmet Veske
Ebabil / Beyan Yayınlarıahmet-veske-siiri

 
Sevdama Dair Son Şiir için yorumlar kapalı

Yazan: 25 Ocak 2019 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

Anladım ki Sabrın Kendisiydi Eyyûb

1.

ufka gerili saçlarıyla
bir anne
bir çocuk
çölün yüreğinden
kutlu topuklarıyla
kutlu zemzemler fışkırtan.

2.

aşılmaz duvarları önünde aşkın
keskin sınavlardan geçiyorum nicedir
nicedir yeryüzü altüst oluyor çünkü
kendimi sorguluyorum yitiklerimi
artık sen olsan diyorum burada
yani yanıbaşımda
tüm arınmışlığımla o vakit
bu kesik başımla
sana geldim demek istiyorum.

3.

anladım ki sabrın kendisiydi eyyûb

4.

ardındaydı sabah
yarım kalmış uykularımızın
biliyorduk.

5.

oysa
göremezdi ateşlere kurban sunulan gözlerimiz.

6.

sen gidince yetim kaldı dünya ve boynu eğik
ağladı insanlar, ağladık biz
terkedilince zamanın cehennemi yalnızlıklarına
bu acılar ülkesinde kaç mevsim geçti sensiz
kopan çığlıklara tanık ol garip ve mümin yüreklerinde.

7.

ey hacerin onuru ismail
acının ve zulmün eğittiği çocuk
kalk, at üzerindeki örtüyü
sonra bize kanın ak sayfalardaki tarihini anlat
anlat nabzımızda atan yeryüzünün tarihini.

Ahmet Veskeasilmaz-duvarlari-onunde-askin-keskin-sinavlardan-geciyorum-nicedir

 
Anladım ki Sabrın Kendisiydi Eyyûb için yorumlar kapalı

Yazan: 25 Ocak 2019 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

Hüznü Avuçlarından İçiyorum Bu Şehrin

yalın sözler söylemeliyim
herkes anlamalı
önce sen anlamalısın beni.

1.

rüyalarıma gölgesi düşüyordu salkımsöğütlerinin
gecenin saçlarını okşarken rüzgar
yağmur izi bırakıyordu bedenimde
babam iki büklüm olurken hayata karşı
umutla ve kan ter içinde çıkıyordu merdivenleri.
arnavut kaldırımlı sokaklar nasıl değişmişti birden
yok olurken güzelim akasyalar
parmakuçlarımdan kayıyordu çocukluğum
ben büyüyordum.

o cumbalı ev
hıçkırıklara boğuluyordu yıkılırken
boyun büküyordu beyaz zambaklar
sultaniyegah susuyordu
arka bahçede
yol alıyordu elinde tespih
nur yüzlü haminnem dar’ül aceze kapılarına

2.

hüznü avuçlarından içiyorum bu şehrin
saçlarım beyaz kanatlı
ve sakalım.
yaşlanıyorum
kaldırımlarda ayaklarım sürtüyor gecenin sessizliğinde
ıhlamur kokmuyor sokaklar
çokça anason.
cereyanlar kesildiğinde çocuklar
saklambaç oynamıyorlar
öldürüyorlar düşlerini köşebaşlarında.
artık sevda şiirleri yazmıyor delikanlılar
intiharı seçiyorlar apartman boşluklarında.

3.

bitkin bir eylül’üm üsküdar’da
o eski çınarda parmakizlerim
yaralıyım tenhalarda
usulca ölüyor içimdeki çocuk
bense hüznü avuçlarında içiyorum bu şehrin
gitmeliyim oysa
yüreğime gömmeliyim karasevdamı.

4.

topacım nerede anne.

Ahmet Vesketopacim-nerde-anne (2)

 
Hüznü Avuçlarından İçiyorum Bu Şehrin için yorumlar kapalı

Yazan: 25 Ocak 2019 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

Ebabil

1.
kadim sırların koynunda gece
münzevi düşlerde dağılan aşk
bir bakışta kırılan sırça saray
dar-ı dünya ki hergün yeniden başlanan
hergün yeniden saçlarına taşınan güneş.

umutsuz ve muzmahil
geldim kapına
durdum divanına
savur beni.

ebabil
ilk taşı bana fırlat.

2.
dolar kıyılarımıza hüzzam şarkılar
gözlerden okununca fasl-ı hüzün
tenlerimizden kızılca bir şafak boşalır.

tepeden tırnağa bir nakş-ı hayal
gölgeniz ben olup çıkıyorum
bir bahar kuşlarını avlıyor.

3.
gülün muradı neyler iflah olmaz yarama
yıldızlar ki koyu mavi karanlığın havarileri
gecenin beyaz sesinde toprağa düşecekler.

ebabil
ipi çek
azat kıl acılarımı.

4.
gecenin koynunda anadan üryan
kutsanmış sularla yıkanan
keskin bir bıçağı kör kılan sevda.

ebabil
bir parçam yusuf
bir parçam züleyha.
yanlış yağmurları beklemekten uzak
onarıyorum yüreğimi kanatarak.

Ahmet Veskeebabil (3)

 
Ebabil için yorumlar kapalı

Yazan: 04 Ekim 2017 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

 
%d blogcu bunu beğendi: