RSS

Etiket arşivi: Puşkin

Çiçek

Kurumuş, kokusuz bir çiçek gördüm,
Unutulmuş bir kitabın sayfaları arasında;
Ve bu çiçek tuhaf hayallerle,
Doldurdu ruhumu ansızın:

Nerede açtın, ne zaman, hangi baharda?
Çok mu yaşadın, kim seni koparan?
Tanıdık mı, yabancı bir el mi?
Ve neden seni böyle bırakıp gittiler?

Sevecen bir buluşmanın mı,
Yoksa ölümcül ayrılıkların anısına mı,
Ya da ıssız kırlarda, orman gölgelerinde yapılmış,
Bir yalnız yürüyüşün ardından mı buradasın?

Yaşar mı şimdi çiçeği solduranlar?
Acaba şimdi neredeler?
Yoksa onlar da, şu gizemli çiçek gibi,
Çoktan cansızlaşıp gittiler mi?

Aleksandr Sergeyeviç Puşkin
Çeviren: Ataol Behramoğlubeni-oku-olur-mu

 
Çiçek için yorumlar kapalı

Yazan: 24 Kasım 2015 in Çeviri Şiirler, Şiir

 

Etiketler: ,

Çaadeyev’e

Aşkın, umudun, dingin şöhretin
Aldatısı uzun sürmedi,
Dağıldı şölenleri gençliğin,
Uyku gibi, sabah dumanı gibi
Umudun azabıyla beklemekteyiz
Kutsal özgürlük dakikalarını,
Nasıl beklerse genç âşık
Şaşmaz buluşma anlarını
Arkadaş, inan: er-geç doğacak
Büyüleyen mutluluğun yıldızı
Puşkinpuskin
 
Çaadeyev’e için yorumlar kapalı

Yazan: 05 Ekim 2015 in Çeviri Şiirler, Şiir

 

Etiketler:

Hoşçakal aşk mektubu, hoşçakal

Hoşçakal aşk mektubu, hoşçakal,
Ne kadar ağırdan aldımsa da,
Ne kadar istememiş olsam da,
Elim emrediverdi,
Bütün mutlulukları ateşe vermeyi.
Ama yeter, vakit tamam;
Yan aşk mektubu!

Hazırım, aldırmaz artık ruhum hiçbirşeye.
Hırslı alevler,
Çoktan sardı sayfalarını.
Bir dakika!
İşte parladı,
Cayır cayır yanıyor…
Hafif bir duman,

Bükülüp kıvrılarak kayboluyor gözden.
Pahalı taşlardan yapılma,
Sadık bir yüzüğün
Hatırası çoktan unutulmuş.
Erimiş mühür mumu, köpürüyor.
Ah!
Sağduyu!

İşte bitti hepsi,
Kapkara artık tüm yapraklar.
Hafif küller üzerinde,
Gizli saklı çizgileri beyazlanıyor…
Göğsüm daraldı.
Sevgili kül,
Hazin kaderimdeki sefil lezzet,
Acılı göğsümde,
Asırlarca kal benimle.

Aleksandr Sergeyeviç Puşkin
Çeviri: Halûk Madencioğluhoscakal

 
Hoşçakal aşk mektubu, hoşçakal için yorumlar kapalı

Yazan: 05 Ekim 2015 in Çeviri Şiirler, Şiir

 

Etiketler: ,

Kuran’a Öykünmeler

I

Çift ve tek üstüne ant içerim,
Kılıç ve haklı savaş üstüne ant içerim,
Sabah yeli üstüne ant içerim,
Akşam duası üstüne ant içerim:

Hayır, seni terk etmedim ben.
Ya kimdi başını okşayarak
O korunaklı yere götürdüğüm,
Amansız takipten saklayarak?

Ben değil miydim çölün sularıyla
Susuzluğunu dindiren?
Ben değil miydim diline senin
Akıllar üstünde erk veren?

Sıkı dur öyleyse, yalanı hor gör,
Yürü gerçeğin yolunda inançla,
Sev öksüzleri ve Kuran’ımı,
Öğüt ver titreyen yaratığa.

II

Ey lekesiz kadınları peygamberin,
Siz farklı kılındınız bütün eşlerden:
Ayıbın gölgesi de korkunçtur sizin için.
Yaşayın alçakgönüllülüğünüzü yitirmeden
Tatlı kanatları altında sessizliğin.
Yakıştı size bakirenin örtüsü,
Sadık yüreklerinizi saklayın
Helal ve utangaç zevkler için.
Ve ulaşamayacak yüzünüze
Kurnaz bakışı inançsızların.

Ve sizler, ey konukları Muhammed’in,
Akın akın gelenler akşam ziyaretine,
Sakının, dünyasal telaşlarla
Sıkıntı vermekten peygamberime.
O dindarca düşüncelere dalmışken
Hoşlanmaz laf ebelerinden
Sevmez, gösterişli ve boş sözleri:
Sofrasına kibirsiz gelin,
Ve tertemiz bir duyguyla eğilin
Önünde genç cariyelerinin.

III

Peygamber bozulup yüzünü ekşitti
Körün yaklaştığını işitince:
Koşup geliyor, şaşkınlık gösterip
Günah işlemeye cüret etme.

Sana göksel kitap, ey peygamber
Kibir sahipleri için gönderilmedi;
Kuran’ımı sakince bildir,
Zorlama dikine gidenleri!

Neden böbürlenir ki insanoğlu?
Dünyaya çıplak geldiğinden mi,
Ömrünün kısalığından mı,
Güçsüz doğduğu, güçsüz öleceği için mi?

Yoksa Tanrı onu keyfince
Öldürecek ve diriltecek diye mi?
Mutlulukta da acı yazgıda da
Gökten nasıl belirliyorsa günlerini.

Ona nimetler verdiği için mi,
Ve ekmeği ve zeytini ve hurmayı,
Emeğini kutsayarak
Ve bahçeyi ve tepeyi ve tarlayı?

Fakat İsrafil iki kez öttürecek borusunu;
Kopacak yeryüzünde göksel tufan:
Ve kardeş kaçacak kardeşinden,
Ve oğul kaçacak anasından.

Ve her şey akacak önünde Tanrı’nın,
Korkuyla allak bullak;
Ve yok olacak günahkârlar,
Ateş ve külle kaplanarak.

Aleksandr Puşkintrajedi

 
Kuran’a Öykünmeler için yorumlar kapalı

Yazan: 05 Ekim 2015 in Çeviri Şiirler, Şiir

 

Etiketler: ,

Sen Ve Siz

Boş siz’i yürekten sen’le
Değiştirdi o, sürçerek dili
Ve uyandırdı sevdalı gönülde
Tüm mutlu düşleri.

Duruyorum karşısında düşünceli,
Ayrılamıyor ondan gözlerim;
”Ne kadar hoşsunuz” derken dudaklarım
“Seni nasıl seviyorum!” diyor kalbim…

Aleksandr Puşkin
Çeviren: Ataol Behramoğluseni_nasil_seviyorum

 
Sen Ve Siz için yorumlar kapalı

Yazan: 01 Ağustos 2015 in Çeviri Şiirler, Şiir

 

Etiketler: ,

Tutkularım Bitti

Tutkularım bitti.
Düşlerimden de soğudum.
Sade çilem kaldı bana,
Kalbimdeki boşluğun meyvası.

Zalim kaderin fırtınasıyla,
Söndü gürbüz hâlem.
Üzgün ve yalnız yaşarken,
Beklerim, gelecek mi sonum?

Böyle duyulurken fırtınanın kış ıslığı,
Bir yaprak;
Çıplak dalda tek başına,
Geç soğuklarla vurgun yemiş,
Titriyor, çok geç kalmış.

Aleksandr Sergeyeviç Puşkin

 
Tutkularım Bitti için yorumlar kapalı

Yazan: 10 Aralık 2014 in Çeviri Şiirler, Şiir

 

Etiketler:

Veda

Senin sevecen hayalini son kez,
Hayalimde okşayıp,
Kalbimin gücüyle rüyama can vermeye,
Ve kimsesiz, ürkek, ilahi huzurumla,
Aşkını hatırlamaya,
Cesaret buldum kendimde.

Koşup gidiyor yıllarımız değişerek,
Değiştirerek herşeyi ve bizi.
Sen, çoktan giymişsin şairin için,
Mezarlıkların alacakaranlığını.
Ve dostun senin için,
Sönüp gitmiş çoktan.

Kabul et, uzaklardaki sevgilim,
Kalbimin vedasını,
Dul kalmış eş gibi,
Bir mahpusluk öncesi,
Dostuna suskunca sarılan,
İyi dost gibi.

Aleksandr Sergeyeviç Puşkin

 
Veda için yorumlar kapalı

Yazan: 10 Aralık 2014 in Çeviri Şiirler, Şiir

 

Etiketler:

Son Çiçekler Hep En Tatlısıdır

Son çiçekler, hep en tatlısıdır,
Ovaların süslü goncalarının.
Onların da ardından anılar,
Hep hüzünlü, ama canlı kalır.
Bir acı ayrılığın anısının, bazen,
Sevecen bir buluşmanınkinden,
Çok daha canlı kalması gibi.

Aleksandr Sergeyeviç Puşkin
Seçme Şiirler
1825

Puşkin bazı şiirlerine başlık koymuş, bazılarını ise başlıksız bırakmış. Bu şiirler, genellikle Rusya’da ilk dizeleri ile anılır ya da adlandırılırlar, ama başlıksız basılırlar. Ben bu şiirleri ilk dizeleri ile başlıklandırdım.

http://www.ateslekarsilikveren.com/

 
Son Çiçekler Hep En Tatlısıdır için yorumlar kapalı

Yazan: 10 Aralık 2014 in Çeviri Şiirler, Şiir

 

Etiketler:

Uçuyor Troyka Yel Gibi

“Koru Beni, Tılsımım”

Koru beni, tılsımım,
Koru beni, izlenip örselendiğimde,
Koru, pişmanlık ve telaş günlerinde:
Bana kederli bir günde verilmiştin sen.

Çevremi kuşattığında
Kuduran dalgaları okyanusun,
Bulutlar fırtınayı patlattığında,
Koru beni, tılsımım.

Yaban ellerde yapayalnızlıkta,
Koynunda can sıkıcı rahatlığın,
Savaşın kızıştığı anda,
Koru beni, tılsımım.

Kutsal ve tatlı aldanış,
Büyülü yıldızı ruhun…
Gizlendi benden, ihanet etti…
Koru beni, tılsımım.

Bırak, tazelemesin bellek
Yatışsın sonsuzca yürek yaralarım;
Elveda ümit; uyu, istek;
Koru beni, tılsımım.

Aleksandr Puşkin
Çeviri: Ataol Behramoğlu

 
Uçuyor Troyka Yel Gibi için yorumlar kapalı

Yazan: 10 Aralık 2014 in Çeviri Şiirler, Şiir

 

Etiketler: ,

Şair’e

Ey şair! Kulak asma, sevgisine sen halkın
O canım methü sena, anlık gürültü, geçer;
Kuru kalabalığın gülüşünü duyarsın,
Ve aptalın hükmünü; fakat metin ol, boşver.

Sen Çarsın; yalnız yaşa, yolunda yalnız yürü,
Yürü, hür vicdanının seni çektiği yere,
Olgunlaştır, sevgili meyveyi, tefekkürü;
Hizmetine karşılık bir mükâfat bekleme.

Her şey sendedir, sende; büyük mahkeme sensin;
Eserine, elden çok, kıymet biçebilensin,
Söyle ey titiz şair, sen ondan memnun musun?

Memnunsan, kalabalık varsın küfretsin sana,
Tükürsün, ateşini yakan ulu mihraba,
Şamdanını, çocukça öfkeyle, sarsadursun.

Aleksandr Sergeyeviç Puşkin
Çeviri: Sefer Aytekin

 
Şair’e için yorumlar kapalı

Yazan: 06 Eylül 2014 in Çeviri Şiirler, Şiir

 

Etiketler:

 
%d blogcu bunu beğendi: