RSS

Etiket arşivi: Hakkı Aytaç

Prenses R

İlk bakışın tatlı anını
Ölümsüzce sonsuza değin yaşamak
Gün geçtikçe kördüğüm
Alfabemin tek prensesi “Prenses R”
Senin kollarında tabutumu hazırlayıp
Ellerimi göğsümde kavuşturmanın vaktidir

Hakkı Aytaçhakki-aytac-siirleri

 
Prenses R için yorumlar kapalı

Yazan: 06 Mayıs 2017 in Türk Şiiri

 

Etiketler:

Hasta Kız

Yetmiyor bulanık sular benizlerini tarif etmeye
Sokakların intizarını çürüten sessizliğe gömme bizi
Hasretler, yıllar boyu senin gülüşüne rengârenk kesilmiş
Tuz yangınında geriye kalan gözyaşlarınla ıslat hayatımızı

Benim kaldırımlarımda ağır ritminde akıyor hayat
Kimseler uğramıyor artık yorgun çıkmazımıza
Evlerimizden de çıkamıyoruz kapılarımız narkozlu
Halepçe’ye çöken elma kokusu yayılıyor şiirlere
İçimize çektikçe redifler düşüyor kapı önlerine

Hugin ve Munin bile senden haber getirmiyor artık
Taşların arkasına saklanıyor şahit tuttuğumuz toprak
Bizi evde taş duvarlara, sokakta kaldırım taşlarına
Şiirin siyah köşe taşına, gökyüzünde meteorlara…
İbrahim’i bir dua gibi bizi bırakıp nereye gidiyorsun
Adalet mi bu! Sefa kadar cefanı istiyoruz senden

Mahalleli sensizliğin sıtmasıyla sarsılıyorken
Sivrisinekler bataklığını göğsüme kurup oturmuşken
Pul pul dökülen benim şiirim, senin bedenin
Paramparça olmuş cesedinden bir reçete yaz
Kürlerle doldururuz ayrılığın kemoterapi çilesini
Bu şehre aynı kâbusla uyanıyor minareler
Ve ölmek için erken diyor salâ okuyan şairler

Hakkı Aytaçhakki-aytac-siirleri

 
Hasta Kız için yorumlar kapalı

Yazan: 06 Mayıs 2017 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

Şehirden Ayrılış

– Diyarbakır’a ithaf olunur –

Balığın sırtına yüklerim ayrılığın surlarını
Kalkan balığı olur korur şehzadelerimi surlar
Tek sığındığım liman olur kadim burçlar
Zoraki ayrılık içten getirir serzenişleri
Topraktan, kumdan bizi aldatan seraptan fayda görmedik ki
Medet umuyoruz gökteki buluttan, akan nehirden, bekleyen denizden
Ne yüzgeci olan bir balığım, nede gemisi olan bir denizci

Geçmeliyim bu denizi geri dönmek için
Yeryüzü hep ihanet sarmalında tuttu bizi
Yolculuk artık şehri denizler ötesine götürmede
Yeni güvenli bir liman, ötelerin ötesine
Bir avuç yerde yaşatmak imkânsızlaşınca kadim tarihi
Atıyoruz en yorgun burçtan kendimizi
Soruyoruz hangi cenaze bizim gibi sıcak
İçsek bu nehri gidermez susuzluğumuzu
Ana kucağı Dicle’den geçer tahtadan beşikler
Taşır sırtında ümmetin yetimlerini en sessiz haliyle
Ölü bir deniz olur, gidişin hazin melodramına
Yere düşen gözyaşları sökülüp alınmıştır topraktan
Heybeye doldurulmuştur hüzün kokan hatıralar
Bir gün insanca bir yaşamın sürdüğü diyarlar
Elbet birgün birgün gün gün gün
Hayat bulacaktır bu yerlerde

Hakkı Aytaçhakki-aytac-siirleri
 
Şehirden Ayrılış için yorumlar kapalı

Yazan: 06 Mayıs 2017 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

Latika

Beni çok önceden vurmuşlar gibi davran
İdam mangasının karşısında aklımdan geçen son isim
Bir faciadan geriye kalan gözle görülür tek iz
Sorgu odasında itiraf edilen tek kelime
Uçurumun kenarında hatırlanan tek şey
La-ti-ka üç hece müteşabih ayetler gibi anlaşılmaz
Latika benzeyişlerle yıkanmış bir ömür
Latika bir kaybedişin öyküsü
Trenden uzatılan bir elin asla yakalanmaması gibi
Operanın işkence kokan anlarını hatırlatır Latika
Latika olmayan bir hayatın teatral sezgisi
Latika olmayacak bir ölümü defalarca yaşatır

Ağlayışlarla sarılıp yeniden hayatı kucaklamaktır işte Latika
Kayıp Hint sokaklarında aşkın tek tek yüzlerde aranmasıdır Latika
Bir ihtimalin ardından ömür üstüne ömür tüketmenin adıdır belki
Gölgelerin dansında unutulan hareketler Latika’nın umutsuzluğudur
Soruların doğru cevaplarının altında bilinmese de hep Latika vardır
Gözlerden bir göz istersin o da sadece Latika’nın milyoner gözlerini
Rupilerin değer biçemediği tek şey Latika’nın ürkek sesidir

Latika! Giderken geriye tek bir söz bile bırakmıyorsun
En saf mercan inciliğiyle getirilen sözler
Sadece ömür boyu yolculuğun tesellisi
Her gün geleceğini bilmeden aynı saatte
Aynı İstasyonda günleri yitirmenin adıdır
Bir bekleyişin en tatlı gülümsemesidir Latika
Öldükten sonra kavuşmak kaderidir Latika’nın
Herkes gider istasyondan Latika bile
Bekleyişin müdavimleri hala ordadır…

Hakkı Aytaç

Belki-de-sairlik-bu-beklemelerin-arta-kalanlariydi.jpg

Özgeçmiş: “… o harita mühendisliğini yanlış anlayıp kelimelerle yol yapmaya başladı. Yazarak kendi göçünün karanlık yollarına, dönemeçlerine, kavislerine ve çukurlarına reflektör tutarak yolunu harflerle aydınlatmaya çalıştı.

Sonra memuriyet hırkasını sırtına geçirerek kendi cennetini yitirdi. Şairler şehri İstanbul’a göçü yarıda kaldı. Maalesef kelimelerle inşa edilecek olan cennetin enkaz temelinde kaldı. Karınca misali yoluna devam edip; hayat akıp giderken kalbini avucuna koyup İstanbul sokakların gezmek, mehtabında yari düşleyip elleri paslı kalemler tutsa da yazmaya devam etmek istiyor.”

 
Latika için yorumlar kapalı

Yazan: 06 Mayıs 2017 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

 
%d blogcu bunu beğendi: