RSS

Etiket arşivi: Mehmed Kemal

Fuzuli Gibi

Ne varsa aşkta var aşkta
Gerisi fasa fiso

Mehmed Kemalne-varsa-askta-var

 
Fuzuli Gibi için yorumlar kapalı

Yazan: 22 Temmuz 2015 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

Öğle Rakıları

Buyurun içelim birer kadeh
Güzeldir öğle rakıları efendim
Unutulmaz
Bir kadından söz eder gibi
Utangaç, gizli yasak
Burası Arnavutköy efendim,
Eskiden ne güzel yerler vardı
Bir şilep geçiyor, bir tanker,
Bu Tarsus gemisi bizim
Karadenizden, seferden dönüyor
Sağlığa içelim, iyiliğe
Mutluluğa diyemem, dilim varmaz
Bugünlerde pek mutlu olanımız yok

Bakın denizin mavisi bitti
Çerçöp döküyorlar, ne derler
Çevreyi kirletiyorlar
Görgüsüz oldular çok
İttihatçılardan bu yana
Bet bereket kalmadı
Enver Paşa’nın mı dediniz,
Hayır, Naciye Sultan’ın
Kuruçeşme’deydi bilmezsiniz,
Kömür mezarlığı bütün kıyılar
Tekel mekel, Galatasaray adası
Onlar da öyle efendim,
Hoyrat, ne oldum delisi
Boğaz da kalmadı artık
Beşiktaş’tan başlardı
Bebek de bitti
Ya şu yeni yetmeler efendim
Boğazlı oldular
Yahya Kemal Beyle evet
Dalgın sular, körfez, martılar
Kalmadı efendim kalmadı
Saat başına efendim

Birkaç yunus geçerdi
Ne mi oldu, öldüler

Bilir misiniz efendim öğle rakıları
Yani resimlere benzer gündüz gözüyle
Gündüz gözüyle bakılan
Yeni resimlere inanmazsınız
Bir Asmalımescit meyhanesinde, Pera’da
Biraz küf, mazi, mahrem kokan
Biraz Tünel, Sait Faik, Mösyö Rober
Kimler yoktu buralarda
Kimler gelip geçmedi
En iyisini Fikret Adil bilirdi
Kitaplarında kaldı
Siyah-beyaz bir fotoğraf oldu

Beyoğlu geceleri mi
Kalmadı efendim nerde
Hani karanfilli Ümit Deniz
Her masada bir damla gözyaşı
Her yudumu zehir Cahit Irgat
Hacıağalardan bu yana
Dünya savaşından sonra
Her şey bitti
Yok caddeyi kebir
Banka banka banka
Sakal sakal sakal
Neden mi öğle rakıları
Gündüz gözüyle efendim
Bir kadehin özgürlüğü
Nalçalı kundura uygun adım
İçki, kadın, porselen
Ses, söz, şarkı
Her şey bunadı efendim
Ben de bunadım.

Mehmed Kemal
Öğle Rakıları / Broy Yayınları / İstanbul 1987ogle-rakilari

 
Öğle Rakıları için yorumlar kapalı

Yazan: 12 Temmuz 2015 in Anason Kokulu Şiirler, Türk Şiiri, Şiir, İstanbul Şiirleri

 

Etiketler:

Hal

Bir tencere kaynar ocakta,
Et mi kaynar, dert mi kaynar

Bilinmez.

Bir adam gezer sokaklarda
İşi var mı, gücü var mı

Sorulmaz.

Ekmek umar, aş umar evdeki
Bulunsa da, bulunmasa da

Darılmaz.

Çağırırlar, çağırırlar da dost
Karlı dağlar ara yerde

Varılmaz.

Mehmed Kemal / 1954

 
Hal için yorumlar kapalı

Yazan: 07 Eylül 2014 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

Sevda Üstüne

I
Bu şiir sevda üstüne
Tarafımdan yazılmıştır

Akşam olmuş ay yükselmiş tepeye
Bir çift göz var süzülmüştür

Nice âşıklar yol boyunca
Kalem kalem dizilmiştir

Bu şiir sevda üstüne
Tarafımdan yazılmıştır

II
Ne kadar yabancısın çağrışıma
Gövel ördek gibi ürkek bakışlım
Bir büyük şehirde yaşıyoruz ikimiz
Ben gündelik ekmeğimin peşinde
Sen daktilosun yanında bir avukatın
Günler nasıl olsa geçer
Boş ver gamına kederine hayatın
Güzelliğinle teselli bulurum
Gönlümde daim olsun saltanatın

III
Bana hayal etmek düştü
Kocandır koynuna giren
Bu hasretlik bana vergi felekten
Serencamın türkü oldu dillerde
Civan ömrüm çürüdü
Samur saçlım kibar benlim sevdiğim
Kim çekmiştir benim kadar hasretini kahrını
Aç karnına yana yana döne döne döşekte

Mehmed Kemal

 
Sevda Üstüne için yorumlar kapalı

Yazan: 26 Ocak 2013 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

Eğilip Suyunu İçtiğimiz Çeşme

Hani büyük korkular başlayınca insanda,
Sıkılır yüreği, ölecek gibi olur;
Ne dost sevgisi, ne yar sevgisi,
Ne varsa hepsini bırakıp gitmek ister
Nereye, kime, niçin? Demeden.
Ölüme benzer, ölüme yakın,
Bir şeyler duyar içinde açıklayamaz,
Yumuşak, yavaş, ılık
Nerdeyse uzatsa elini dokunacak,
Belli, besbelli kumaş gibi,
Yorumlanamayan, birikmiş, toplu,
O bildiğimiz düşüncele benzeyen

Birçok sorulardan örülmüş;
Kırmızı mı, mavi mi, yeşil mi?
Ne idüğü belirsiz gibi görünen
Her şeye yakın, aşk içinde
Yaşama gibi, macera kıvamında,
Sevilen, tapılan, yanıp yakınılan
Nerdeyse yanıbaşında, selam verecek
O, omzuna dokunup geçen,
Akşamları çileden çıkaran
Her şeyi büyük azgınlığına alıştıran
Bizim bildiğimiz, bizim duyduğumuz,
Yayan yapıldak peşinde koştuğumuz,
Bozlağa, uzunhavaya, mayaya benzer,
Bir Anadolu türküsü, yanık, hazin
Eğilip suyunu içtiğimiz çeşme…

Mehmed Kemal
 
Eğilip Suyunu İçtiğimiz Çeşme için yorumlar kapalı

Yazan: 26 Ocak 2013 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

Pervane

Seni bir görüp bir yitirmek seni,
Seni bir görüp bir yitirmek,
Gür bir ormanda ayrı türden bir ağaç gibi,
Hedefine varmayan bir serseri kurşun,
Ya da bir büyük kavganın dışında kalmak,
Yatağını şaşırmış bir nehir olmak,
Bilmediği denizlere akmak ya da,
Ihlamurlar kokan bir parkın içinde
Ünlü heykeller ortasında,
Ünsüz dolaşmak ya da;
Hiçbiri bu duygusal kederin benzeri değil,
Benzeri değil hiçbiri;
Bir roketten uzaya atılmak,
Kocaman şaşkın adımlarla yürümek,
Adını bilmediğin gezegenlerin üstünde,
Dağların, ovaların, akarsuların üstünde,
Aklı karalı bulutların üstünde,
Egemeni olmak evrenin;
Bir de seni bir görüp bir yitirmenin yalnızlığı.
Seni bir görüp bir yitirmek seni,
Seni bir görüp bir yitirmek,
Benzemiyor bunların hiçbirine;
Bir bulup,
Bir yitirmeye,
Benziyor,
Sadece.

Mehmed Kemal

 
Pervane için yorumlar kapalı

Yazan: 05 Nisan 2012 in Türk Şiiri, Şiir

 

Etiketler:

 
%d blogcu bunu beğendi: